Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Yükselme anları

Batı, sadece entelektüel zenginliği ve bilgi üretimi ile yükselmedi. Medeniyette yükseliş, toplumun düşünceden, eğitime, ekonomiye, özgürlüklere kadar her alanda hamle yapması ile mümkün olur. Bir unsurun dinamizmi, diğer alanlardaki hareketliliğin itici gücünü oluşturabilir. Ama realite, toplumların tüm alanlarda birden ilerleme yapmasıdır. Kuşkusuz ilerlemenin başat öncülleri, entelektüel ve ekonomik güçtür. Batı bu iki güç etrafında toparlanıp ayağa kalktı. Ters benzerlikle, biz de eş zamanlı olarak, hem entelektüel güçümüzü hem ekonomik zenginliğimizi yitirdik.

Geldiğimiz noktada yeni oluşumların, yeni çöküş ve yükselişlerin el değiştirmesine zemin hazırlayıcı gelişmeler gözlenebilmektedir. Batı her alanda eski güçlü konumunu yitirmektedir. Tam da bu sırada doğu yükselişe geçmiştir. Batı bir tıkanıklık, bir yorgunluk evresine girmiş gözükmektedir. Tüm göstergeler bu tespiti doğrular niteliktedir. Bu taraftan doğu ve özellikle merkezinde bizim olduğumuz coğrafya yükseliş dönemine girmiştir. Bunu görmek lâzım.
Yükselişi sağlıklı, bilinçli olarak hızlandıracak düşünce hareketliliğine, ivme kazandırmak gerekmektedir. Yasa değişiklikleri, daha rahat düşünme imkânı hazırlayacağı beklentisi oluşturmuştur.


Düşünmek ona karar vermekle kendiliğinden başlayan bir süreç değil. Neyi, niçin, nasıl düşünmeliyiz? Düşünmenin varlığımızı ve yaşamımızı ilgilendiren iç ve dış nedenler, bu nedenlerin gerçeklikleri nelerdir? Bunları niçin soruyorum? Eğer düşünmenin hangi boyutuyla olursa olsun, kendimizi ilgilendirir bir yanı olmazsa, fanteziden öte gitmez de onun için.

Batılılaştırmayla birlikte hayatımızda, ne zihnimizde hemen hiçbir ciddi, samimi gereklilik ve karşılıkları olmayan şuursuz özentiler, siyasal amaçlara denk düşen entelektüel gündemde itibar görünce, laf olsun torba dolsun kabilinden zihin gurultuları sözüm ona sanat, düşünce, hatta ilim adına bir süre ortalıkta dolanıp durdu. Eğer ciddi manada düşünüyor olsaydık, hiç olmazsa kimi toplumsal sorunlarımıza çözümler bulacaktık. O da olmadı. Yani pozitivizmi bile jöntürk hiçliğin seviyesizliği içinde yüzümüze gözümüze bulaştırdık. Çağcıl Türk aydını batının tarihsel süreci ve aşamaları sonrasında önemli bir ayrışmanın ifadesi olsa bile, kendi ikliminde değere dönüşmüş pozitivist yaklaşımın, kendi değersizliği ve önemsizliği içinde cılkını çıkardı.

Burada kalsa iyi, marifetmiş gibi benliğinden, kültüründen kopmayı; inanç, kimlik ve kültürüne küfretmeyi; insanımıza kendini inkâr etmeyi dayatma yolunu seçerek, sözüm ona aydın oluyordu. Gerçekte ise o hiçliği, seviyesizliği, şahsiyetsizliği dünyada eşi benzeri az görülür tarzda yücelterek, yine eşi benzeri az görülecek biçimde hilkat garibesi bir tipin eşsiz örneği oluyordu. Bütün kişiliksiz adamlara ithaf olunur. Dürüst, içten kendimizi arayışlarımız olsaydı, bu arayışlar sonrasında özgün içeriği ile düşünce tarzımızı da bulacak, geliştirecektik elbette.

İşte şimdi, bu anlamda gelişmenin ve yükselmenin tam zamanı. Ülke gerçekliğimizden kopmayarak, dünyayı olduğu gibi algılayarak, kendimizi ne eksik ne fazla görerek, insanımızla kucaklaşarak, işte şimdi, işte burada yeni bir düşünüşle yükselmenin tam zamanı.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 630
Bu Ay : 19717
Toplam : 28975

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom