Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Türkiye'nin dolduracağı tarihsel boşluk

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türk ekonomisinin batıda Almanya, Fransa ve İtalya, kuzeyde Rusya, doğuda da Çin ve Hindistan'ın gerisinde kalan Afro-Avrasya bölgesindeki en büyük ekonomi olduğunu belirterek, ''Biz bütün bu coğrafyalarda tam anlamıyla ekonomik entegrasyon istiyoruz'' dedi.

Olaylara sırf ekonomik pencereden bakılsa bile, insan iftihar ediyor. Açık bir şey var: Türkiye kendi varoluş esprisine uygun tarihsel derinlikleri olan amaçlar edinmiştir. Amacına kilitlenmiş bir füze gibidir. Bugünün Türkiyesi’ dünün hesaba katılmayan, firketesini bile üretemeyen Türkiye ile kıyasladığınızda iç geçirerek duygulanmamanız mümkün mü?

Türkiye çevresine etki eden, olayların istikametini belirleyen bir ülke olmaktan çok; etkilenen, yönlendirilen bir ülke konumuna indirgenmişti. Gündem belirleyen değil, gündemi belirlenen bir ülke idi. Belki bu tarz siyaset, dönemin siyasi aktör ve idarecilerine rahatlık da sağlıyor olabilirdi. Ama ülkenin, bölgesel ve tarihsel iddialarından vazgeçmesi pahasına sağlanıyordu bu rahatlık! Yakın zamana kadar Türkiye “Geri kalmış”, “Kalkınmakta olan” veya “İkinci sınıf ülke” tanımlamaları ile ifade ediliyordu. Bölgedeki işlevi sadece sosyalist doğu bloğa karşı “cephe ülkesi” olmasıyla sınırlıydı. Batılıların özellikle Amerika’nın “ileri karakolu” idik. Artık bu tür adlandırmaları duymaz olduk. Yaptığımız büyük sıçramalarla bu ifadeler tarihe karışmış oldu. Çünkü Türkiye kendini yeniden keşfetti. Bir büyük hipnozdan uyandı. Şimdi yeni bir akıl, yeni bir siyaset inşa ediliyor. Varoluşumuzu besleyen ruhumuzun ana ve toplardamarları canlı bir şekilde harekete geçmiştir. Canlanma sadece kendi bünyemiz ve sınırlarımızla sınırlı değildir. Organik bağlantılarımız olan tüm çevremiz de bizimle beraber canlanmaktadır. Türkiye’nin kendine gelişi, ayağa kalkışı, ilerlemesi, bizimle beraber bütün bir bölgenin ayağa kalkması, ilerlemesi demektir. Biz hareketlenince bütün bölge hareketlenmekte, biz durunca bütün bölgemiz durmaktadır. Çünkü Türkiye önemli, çok önemli bir merkez ülkedir artık. Türkiye önemli bir güç merkezidir.

Türkiye dünyanın ağırlık ve denge merkezlerinin en önemli ülkelerinden biridir. O nedenle Türkiye’nin olumlu veya olumsuz her durumu, bölgesini birebir etkileyecek niteliğe sahiptir. Türkiye coğrafi konumu ve o coğrafyanın üzerimize yüklediği siyasal, tarihsel sorumluluk sebebi ile; asil, onurlu bir yol izlemek zorundadır. Hakkı ve hakikati üstün tutmak, kültür ve medeniyet değerlerimizin mecbur ettiği varoluşsal sorumluluğumuzdur. Kendi yerimizde olmak, üç kıtaya yayılacak huzurun ve güç birliğinin teminatıdır. Türkiye’nin ekstra bir çabaya gerek kalmaksızın kendi yerinde durması bile büyük bir siyasi hamle etkisi yapmaktadır. Çünkü bütün karşı hamleler, Türkiye’yi kendi yerinden etmeyi amaçlamaktadır. Tarihte de böyle olmuştur. Dünyada üç kıtanın tam ortasında, her kıtayı birleştiren veya ayrıştıran, birbirine geçişler, kolay ilişki imkânları sağlayan başka bir ülke yoktur. Yurdumuzun coğrafi konumu, gerçekten bize Allahın bir lütfudur. Tek başına bu konum bile bize başta siyaset olmak üzere ekonomide, kültürde, her alanda avantajlar sağlamaktadır. Osmanlı tüm dünyaya barışı, refahı bu çekirdek, bu bereketli topraklardan hareketle yaydı. Ancak; eğer bu ülkenin stratejik konumu iyi değerlendirilmez; uygun, cesur, onurlu adımlar atılmazsa, büyük sıkıntıların yaşanması da kaçınılmaz olur. Nitekim uzun asırlar bu türden sıkıntılarımız olmamış değildir.

Bölgede yaşanan bunalımların temelinde, Türkiye’nin kendi yerinde olamaması vardır. Osmanlının çekildiği tüm alanlar, yüzyıldan fazla zamandır ateş, kan ve gözyaşıyla kavruluyor. Bu durum, etkili bir eleman olarak bizden yoksun kalan tarihin tökezlemesi, aksaması sonucudur. Tarihte yaşanan boşluk bu acıların ana sebebidir. Tarihin bize ait yeri hep boş kaldı. Boşluğu kimse dolduramadı, dolduramaz. Boşluk ancak bizim kendi yerimizde olmamızla dolacaktır. Tarih Türkiye’yi, Türkiye tarihini arayıp durdu yıllar boyu. İşte şimdi bizim hareketimizin en önemli dinamiği kendi tarihsel gerçekliğimizi idrak ederek politika üretmemizdir. Başkalarının bizim için öngördüğü dil, üslup, kimlik, siyaset, ideoloji veya kültür, bizden çok onu öngörenlere hizmet etmek içindi. Türkiye kendi tarihsel yerini bulunca dilini, kimliğini, üslubunu, gücünü de buldu, buluyor. Hiç kimse bunu anlamazlıktan gelmesin. Hipnozdan kurtulamayanlar, hâlâ başkalarının değer ve ölçütleri ile düşünenler, milletimizin kendi yolunu kendi belirleme soylu çabasını anlamakta güçlük çekiyorlar.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 59
Bu Ay : 1314
Toplam : 1314

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom