Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

İnsanımızı inandıramazsınız

Legonun parçalarını birleştirip olaya bütüncül baktığımızda antidemokratik güçlerin yine dehşet dolaplar çevirdiğini tahmin etmek zor olmayacaktır. Halkın demokratik açılımı engellenmek istenmektedir. Önümüzde seçim var. Milli iradenin temsil yetkisi yenilenecektir. Statükocu ve değişime kapalı güçler şimdiden çalışmaya başladılar.

Ellerindeki organ ve imkânları devreye sokuyorlar. Herkes kendi cephesinden hükümet üzerinden milli iradeyi baskı altına alacak bir oluşum için saldırıya geçmiş gözüküyor. Şu aşamada hükümeti düşürmeleri imkânsız. Onu taciz etmek, psikolojisini bozarak huzursuz etmek istiyorlar. Nafile bir çaba bu. Bir yandan da önümüzdeki seçimde belki bir iktidar çıkarabilirler umudu ile çalışıyorlar. Çıkmamış candan ümit kesilmez ne de olsa. CHP üzerinde yapılan operasyonu bir yönüyle böyle okumak lazım.

Zaman ilerledikçe, Baykal’ın genel başkanlıktan uzaklaştırılması ile başlayan süreç, ikinci aşamada Önder Sav ve Ekibinin de tasfiyesi ile amacına yaklaşmak üzere. Aslında operasyonu yapanlar CHP’nin muhalefet tarzından razı olmayan Ergenekon kanadıdır denilebilir. Bu kanat CHP’nin Ak Parti karşısında yeterli direnci gösteremediğini düşündü. Daha sonra verilen kararla, en azından Yargıtay’da yuvalanmış Ergenekoncu yapı, operasyonda etkili bir rol almış, parti içi muhalefet karşısında Kılıçdaroğlu’nun elini kuvvetlendirmiştir. Aynı Yargının Haberal konusunda verdiği hakimleri cezalandırıcı karar bu operasyondan ilişkisiz değerlendirilmemelidir. Adeta, hukuku katletme pahasına ve ne olursa olsun bir güç gösterisine gidilmiştir. Kılıçdaroğlu Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği kararı hararetle desteklemesi manidardır.

Kılıçdaroğlu hızını alamayarak “Başbakan’ı koltuğundan indireceğim” demesi ilginçtir. Aslında ilginç bir durum yok. Bir muhalefet lideri bu tür mesajlar verebilir. Ancak diğer olaylarla birlikte düşünüldüğünde bütün bu gelişmeler bir dizi olayın aydınlanmasını sağlıyor. Eş zamanlı olarak MHP’den de benzer sertlikte bir açıklama geldi: “Başbakanın dilini keseceğiz” İşte bu ve başka benzerliklerden sonra insan ürkünç bir kuşku duyuyor. Asmaktan, kesmekten, koparmaktan söz etmek hayra elemet değil. Evvela şık değil. Demokratik nezakete, dile aykırı bir üslup.

Muhalif beyanların sertlik tonu, perde gerisinden yeni ittifakların kurulduğunu düşündürüyor. Elbette fiili olarak değil ama şimdiye kadar değişik örneklerini gördüğümüz türden bir seçim ittifakı kurulmak isteniyor. Yine aynı numara. Ak Parti’ye karşı yine bir cephe kuruluyor. Cepheye askeri de katmak istiyorlar. Cindoruk, cepheye doğrudan doğruya darbe kışkırtıcılığı ile katıldı. Ordunun darbe hazırlığı içinde olduğunu söyledi. Demokratik gelişmeler bu insanları huzursuz ediyor. Alanları daralıyor. Politika oluştuturken milletin hassasiyetlerini gözetmeyi öğrenemediler, bu gidişle öğrenemeyecekler. Aslında ordunun darbe yapması hepsini sevindirecek. Çünkü bu politikasızlıkları, öfke ve nefret tohumları ekmekten ibaret söylemleri onları iktidar yapmadı, yapmayacak.

Darbelerin, en başta onu savunan partilere yaramadığını bilmiyor değiller. Ama bu kimin umurunda. Halkı ikna ederek elde edemedikleri iktidarı, silah ve güç yoluyla gasp etmek istiyorlar. Demokratik yolla elde edilemiyen her iktidar gasp değil midir? Diğer yandan da bu işin artık kolay olmadığını, Türkiye’nin demokratik kazanımlar noktasında, geri dönülmez ilerleme kaydettiğini canları fena sıkılarak, izliyor, görüyorlar. Her kazanım, her ilerleme onları çılgına döndürüyor.

Kaçınılmaz seçim her geçen zaman biraz daha yaklaşıyor. Seçim tarihi onlar için kaçınılmaz yeni bir hezimet anlamına geliyor. İnsanın yenileceği bir yarışa bile bile ve mecburen girmesi sizce de can sıkıcı değil midir? O nedenle CHP’yi seçimlere hazırlamanın en uygun vakti bu zamanlardı. O nedenle bilinen operasyonlar yapıldı, yapılacak. Operasyon geç yapılsaydı seçime korkunç perişanlıklar içinde girmek durumunda kalınacaktı. Bakalım dağınıklık ve perişanlık ne ölçüde giderilmiş olacak.

Ne yaparlarsa yapsınlar halkın CHP’ye ve onun eşgüdümündeki MHP’ye ne güveni, ne itimadı kalmıştır. Halk, 12 Eylül referandumunda herkese ciddi manada mesaj verdi. Mesajı almamakta diretenlerin hesabı bu seçimde fena halde görülecektir. Kılıçdaroğlu ne yapıp edip makul bir oy oranı ile seçimden çıkmanın derdinde. Eğer başarabilirse, bir ihtimal genel başkanlığını tahkim edecek. Yine de seçime giderken, özellikle aday belirleme sürecinde, partide büyük ayrışmalar, çatlamalar olabilir. Çünkü o aşamada da parti içi bir tasfiye yapılacak gözüküyor. Ama asıl hesaplaşma seçimden sonra yaşanacak. Bunu şimdiden kestirmek zor değildir. Halk, bir partide öncelikle iç uyuma bakar. Kendi içinde birlik ve demokrat olamayanlar, demokrat ve birlik içinde olmayı amaçlamış Türkiye’nin yönetimine nasıl talip olabilirler? İnsanımızı inandıramazsınız.

Onlar parti içi çekişmelerle uğraşadursunlar, millet Türkiye’nin manasız çekişmelerle kaybedecek zamanının olmadığını çok iyi biliyor.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 2
Bu Ay : 14514
Toplam : 23772

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom