Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Sevmek çok mu zor?

Bugün için neye ihtiyacımız var?

Milli gelirimizin artmasına mı?

Elbette, ama asıl ihtiyacını duyduğumuz bu değildir. Milli hasıla üç aşağı beş yukarı olmuş benim için fazla anlam taşımıyor. Rakamlarda bir aksaklık varsa, biraz daha çalışır, biraz daha dişimizi sıkar farkı kapatırız.

İhracatın, kapasite kullanım oranlarının artmasına; faiz ve enflasyonun daha da düşmesine; tarım, sanayi ve hizmet üretiminin artmasına mı ihtiyacımız var?

Evet var, ama bu alanlardaki eksiklikleri de gideririz önemli değil.

Daha uzun, geniş yollara; içinde sağlıklı, huzurlu yaşam süreceğimiz konutlara, üniversitelere, iyi bir eğitim modeline, iletişimde hamle yapmaya, araştırma- geliştirme yatırımlarının artmasına mı?

Mutlaka, ama bütün bunlar olmasa da kıyamet kopmaz. Asıl neye ihtiyacımız var biliyor musunuz? Sevgiye. Adam gibi adam olmaya. Bunlar olmaksızın ne bir şeye başlaya biliyor, ne o şeyi iç huzuru ile sürdürüyor ne de başarıyla sonuçlandırıyorsunuz.

Sevgi olmaksızın hiç bir şey olmuyor, olamaz. İnsanın yaşamı, yaşadığı ülkeyi, o ülkenin insanlarını, işini, çevresini sevmesi lâzım. Sevgi bir erdemli başlangıçtır. Sevgi insanın, hayatın, toplumun enerjisi, sinerjisidir. “Sevmekle başlayacak herşey” diyordu Sait Faik. Doğru söylüyor ünlü öykücümüz. Her işin başı sevgi olmalı. Bu konuda fazlaca laf etmeye gerek de yok aslında.

Ülke ve toplumun ana sorunlarının altında yatan asıl sebep sevgisizliktir. Toplumun iç işleyişinde bu konuda bir aksama yoktur. Bunu ister mahallenizde, ister işyerinizde, çarşıda, sokakta hiçbir başka yoruma gerek bırakmayacak açıklıkta dostluğa ve kardeşliğe ayarlı, duyarlı işleyişte görürsünüz. Toplum içinde kimsenin farklı görüş ve düşüncesi, hatta dini inanışları, giyim kuşamı veya örf ve adetleri sorun alanı olmuyor, olmamıştır. Ancak kendilerini ısrarla bu toplumdan ayrı gören birileri, insanımıza sevgisiz yaklaşmayı bir dünya görüşü haline getirmişlerdir.

Sevgisiz olmak belki yaşanan durumu yeterince anlatan ifade olmadı. Doğrusu insanımızdan nefret ettikleridir. Toplumun değerlerine olan öfkelerini, devlete ait kılmaya çalıştıkları resmi ideolojiye yaslanarak meşrulaştırmaya çalıştılar, çalışıyorlar. Kalplerinde sevgi büyütemeyenler, ondan bin kat zor olan imkânsızı başararak içlerinde öfke ve intikam kaynatıyorlar. İçleri insanımıza düşmanlık ateşi ile cehennem gibi kaynamaktadır. Bu ne yakıcı bir azaptır, tahayyül edemiyorum. Bu nasıl bir ruh halidir düşünemiyorum.

Kendileri dışındakileri hoşgörmek, onları sevmek, oldukları gibi kabullenmek çok mu zor? Bence marifetmiş gibi sevgisizliği ve nefreti kutsallaştıranlar için yapılacak teşhis, aslında kendilerini sevmiyor olmalarıdır. Bu insanların ciddi, hem de çok ciddi manada varoluş sorunları vardır. Benlikleri varlıklarına, varlıkları benliklerine bir ağır yüktür. Eksistansiyal anlamda hiçliği de amaç edinmiş olamazlar. Çünkü mesela Sartre ve Camus’deki karşılıklarıyla ‘hiçlik’ varoluşu tehdit eden gelişmelerin amaçsal saçmalığını vurgular. Bu açıdan hemen bütün varoluşçular özgürlükçüdür. Özgürlük eksistansiyalistlerin bir değeri, ilkesidir. Oysa bizim nefret ve nefrete dayalı şiddetten başka ne bildikleri ne hünerleri olmayanlar hem özgür değillerdir, hem de başkalarının haklarını gasp etmeye doyummsuzdurlar.

Aşağılık psikolojisine esir düşmüşlerdir. Bu psikoloji varlıklarının özünü çürütmüş, kokutmuştur. Oluşturdukları statükoyla varlık bulmaya çalışan bu tiplerin en iyi bildikleri, özgürlükleri kısıtlamaktır. Hak ve özgürlüklerin kısıtlanması onlara haz verir. Hiç bir değer üretememişlerdir, üretilen değeri de değer üretenleri de yok etmek isterler. Farklılıklara müsamaha etmemek, baskı, zulüm, diktatörlük, dayatmacılık (ve ülkeyi talan etmek, yoksullaştırmak) bunların bariz vasıflarıdır. Bu tutumları ile önce kendilerine zulmediyorlar. Onlar ‘hiç’ değiller, hiçliği amaçlamıyorlar sanki. Bunun ne demek olduğunu bildiklerini de sanmam.

Bu tipleri kategorize etmek için düşünüyor, bir kelime bulamıyorum. Asimilasyon diyeceğim olmuyor. Alinasyon, yabancılaşma, başkalaşma hiç biri bunları tanımlamıyor. Her kavramın kendine göre bir ağırlığı kendilerine göre bir asaleti var. Necip Fazıl ‘çukur’ diye bu şahsiyetsiz insanları kastediyor olmalıydı. Düşünün ki, bu seçkinci ve kendini bir şey sanan zer-zevat, demokrasiden, özgür iradenin tecellisinden fena halde rahatsız oluyor. Millete zulmetmek meselâ darbe yapmak, meselâ başta başbakan merhum Adnan Menderes olmak üzere sayısız evledımızın idam edilmesi, kurşuna dizilmesi, hapislerde çürütülmesi, fişlenmesi, faili meçhullere kurban gitmesii, sorgusuz sualsiz işlerinden atılmaları bu insanları mutsuz etmiyor, bilakis mutlu ediyor. İdeoloji ise bu nasıl bir ideolojidir? Kişilikse bu nasıl bir kişiliktir Allah aşkına? Bileniniz varsa lütfen söylesin.

Sorsanız bir de tarihi bir ironi ile cevap verecekler size. Çektirdikleri bütün acıları halkımız için yaptıklarını söyleyeceklerdir sözgelimi. Bunların adalet anlayışı bile yaşatmada değil, öldürmede geçerli olmuştur. Ne diyordu 12 Eylül Çetesinin reyisi: “ Hiç bir ayrım gözetmedik. O kadar dengeli davrandık ki, iki kişi sağdan, iki kişi soldan idam ettik!” O adalet duygusunu insanı yaşatmak için göstermek çok mu zordu? Kalbiniz bu kadar mı katı sizin. İçinizde hâlâ bunların bir kişilik, onur, sevgi sahibi olduğunu düşüneniniz var mı?

Milli gelirimiz istenen seviyede değilmiş, olsun. Bu yıl tarım rekoltesi düşük olacakmış, önemli değil. Önemli olan bu topraklara sevgi ekmemiz ve her birimizin kalbinde sevginin yeşermesidir. Kardeş olmak, kucaklaşmak, birbirimize gülümsemek çok mu zor? Çok mu zor sevmek?

Yani adam olmak.

Çok mu zor?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 795
Bu Ay : 16875
Toplam : 26133

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom