Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Korkularıyla ölsünler

İstiklal Marşımız “Korkma” diye başlıyor. Âkif’i böyle seslendiren, kuşkusuz milletin asırlardır giden kötü talihiydi. Hep kayıp, hep hezimet yaşamışız. Kan ağlamış, eşsiz acılar çekmişiz. Hep kayıp, hep geriye çekilme, hep hezimet, hep hüsran. Doğallıkla medeniyetimiz çökmüş, kültür havzamız kurumuş. Bu tarihsel realiteye bağlantılı olarak aklımız çökmüş. Korkular istila etmiş içimizi, dışımızı. Bu bir yok olma korkusudur.

Tam da bıçağın kemiğe dayandığı bir esnada yiğit, umut veren, özgür, cesur bir ses yükselir Âkif’ten “Korkma!” Son hücrelerine kadar korkmuş veya korkutulmuş bu aziz milletin vekilleri, İstiklal Marşının daha ilk kelimesini duyar duymaz, Meclis salonunu coşkulu alkışlarla çınlatırlar.

Korku üzerine çok şeyler söylenebilir. Bu konuyu tartışmaya ihtiyacımız çoktur. Bu konuyu seçişimin sebebi, korkularla sindirilmiş insanımızın ruhuna yeni bir güven duygusu akıtmak ve aşılamak içindir. Bunu herkes, hepimiz yapacağız.

Korku çaresiz kalmış varlığın yok olma ihtimaliyle titremesidir. Güçlü benlik için hakikatte yok oluş sözkonusu olmadığından, olamayacağından onlar korkmazlar. Bu nedenle korkmak veya korkmamak benliğimizin olgunluk seviyesi ve güven duygusu ile ilgilidir. Hakikati bilen, hakikate adanmış olan, yaşamın merkezine manayı koyan insan korkmaz ve korkutmaz. Tıpkı bunun gibi korkutmak da güçsüz, zayıf, donanımsız insanların yöntemidir. Korkutmak aslında ruhlarının derinliğinde korku besleyenlerin başvurduğu sahte bir psikolojik silahtır. Korkutmak hakikatle, bilgiyle, ilimle, asaletle, güvenle ilgisi olmayan boş benlikleri ile beslenir. Onlar insanlara bilgi, hikmet, umut veremedikleri için korku verirler. Demek oluyor ki korkunun en büyük dostu cehalet, en büyük düşmanı da bilgidir.

Bilgi insanı cesur kılar. Sadece cesur değil, onurlu, vakur, olgun kılar. Bilgi insanı başkalarına saygılı davranmaya iter. Sadece insanlar değil belki bütün canlılar korku duygusuna sahiptir. İnsanlar korku ile sınanırlar. Çünkü korku doğrudan varlığımızı saran, daraltan bir duygudur. Eğer bilincine varılıp aşılmasa intihara veya cinayete kadar götürebilir. Bir de bilincine varılmış korku var ki, o varoluşumuzu daha da tahkim eder. Allah veya ölüm korkusu böyledir. Allah’tan korkmak insanı ne kadar naif yaparsa, tersten korkmamak da o ölçüde zalim yapar. Güncel hayatta her iki tipin de örneklerini görürüz. Bu konu ayrı bir bağlamda ele alınmalıdır.

Korkularımızı aşmak zorundayız. Bilgilendikçe, ilim ve düşüncede mesafe katettikçe varlığımız korkusuz bir düzlemde genişlemektedir. Önümüzde esenlik yolları açılmakta, iç rahatlatan ufuklar belirmektedir. O nedenle bu milletin Âkif’in çağrısına varoluşsal bir refleks ve arzuyla cevap vermesinin yanında gerçekten korkmaması gerekir. İman ve ümit korkuyu yok eder.

Ne çare ki bilgiden, hikmetten, olgunluktan, özgürlükten, ahlaktan nasibini almamış kimi aşağılık benliklerin sahipleri korkmayı ve korkutmayı yaşam tarzlarının vazgeçilmez unsuru haline getirmişlerdir. Onlar böyle yapmakla, varlıklarının aleyhine olacak çok zor bir şeyi başarmışlardır. Hiçbir şeyden korkmalarına gerek olmayan ilgili ilgisiz birileri korkutarak bir halt karıştıramayacaklarını, bir şey elde edemeyeceklerini artık anlamalıdır. Biz, “Başkaları, özellikle de batılılar acaba ne der. Onlara şirin gözükelim” alçaklığı ile yaşayan, benliği hiçleşmiş insanlar değiliz.
Sakın bir daha bu türden saçma sapan, cahilce tutum takınmasın kimse. Bir şekilde etkili, yetkili mevkilere gelmiş kimileri, bu korku yoluna bütün bir ömür kayda değer bir şey yapamadan saçını ağarttı. Korku tenlerindeki canlılığı bile silmiş neredeyse. Sanki her biri birer kadavra. Yazık değil mi size ve size verilen akıl emanetine? Varsa eğer vicdan, varsa eğer zekâ ve duygu emanetine. Bu millet artık korkutularak yola getirilecek cahil bir güruh değildir. Hamdolsun insanımız kendini daha da geliştirdi, yeniledi.

Korkmuyoruz.

Siz de korkmayın. İnsanlar korkuya dayalı bir ilişki içinde olamaz, olmamalı. Böyle bir ilişki sürdürülemez. Anlıyor musunuz? Sözüm ona bu cümleler sizin için anlaşılması pek kolay olmayan, ama hakikatte son derece basit bir gerçekliğe tekabül etmektedir. Sevgi namına, umut namına, kardeşlik ve birlikte yaşama adına, özgürlük ve anlam adına kalplerinde en ufak bir kıpırtı emaresi gözükmeyen, gösteremeyen kimileri için; dehşet, korkunç şeylerden bahsediyor da olabilirim.

Korkmuyoruz.

Birilerinin korkuyor olmaları, aslında bilerek yaptıkları zulmün, şuuraltlarında gizli suçluluk psikolojileri sebebiyledir. O suçların bir bir ortaya çıkmasından ve başkalarına yaptıkları muamelenin aynısını görmekten ruhları tir tir titriyor. Sebep bu. Burada olmasa bile asıl ahirette hesabınızı vereceksiniz. Korkacaksanız asıl bundan korkun.

Ama onlar illa da korkmaya devam edeceklerse, ne diyelim: Korkularıyla gebersinler. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 769
Bu Ay : 5751
Toplam : 5751

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom