Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Üsküdar'da sabah oldu uyanın!

Artık CHP’nin kafa röntgeni çekildi. O’nun topyekûn milletin oyuna ve takdirine mazhar olmak gibi ne bir niyeti ne de isteği var. İyiden iyiye iktidar yarışından koptu. Hele asker ve yargı desteği olamayınca bir şekilde ideolojisini de dayatılamayacağını iyice anladı. Bu anlama, CHP açısından ne yazık ki, umutsuzluğun, güçsüzlüğün, çaresizliğin anlaşılmasıdır. Çok zor bir durum. Ümitsiz bir vaka. Her defasında kaybedeceğiniz bir yarışa girmek, tahammülü zor bir sıkıntı verir insana.

CHP istediği oy sınırında muhalefette tutunamayacağını da anladı sanıyorum. Asıl sıkıntı, asıl bunalım bundan sonra başlıyor. Ordu ve yargı desteği olmaksızın kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalan CHP, yıllardır hareketsiz kalmanın bocalamasını yaşıyor. Sarhoş gibi yalpalıyor. Düştü düşecek. Elinden tutup yol gösteren olmazsa çok kötü düşecek. Muvazenesini yitirdi. Söylediklerinde tutarlılık kalmadı. Dün söylediklerini bugün yalanlar oldular. Çizgisi belli değil. CHP artık millete yazık edemez. Buna gücü yetmez. Çünkü millet göz göre göre içine düştükleri çelişkileri görüyor. Doğru ya da yanlış bir çizgi arıyor, bulamıyor. CHP’nin ne dediği bilinse gerçekten taraf ya da karşı olunacak. CHP bu imkânı zorla halkımızın elinden alıyor. Bulanık politika onda erimeye yol açacak. Tam bu sırada üstelik oy toplamak için bile olsa, yarım ağızla da olsa başörtüsü meselesinde takındığı ikircikli tavır güven vermiyor.

Hakiki solcular da, muhafazakârlar da şok yaşıyorlar. Tam da bu sırada Abdurrahman Yalçınkaya çıkıp Meclis’i, siyasileri uyarıyor. O’nun böyle pervasızca tehditlerle ahkâm kesme, sağa sola talimat yağdırma yetkisi yok. Gel de bunu CHP’ye anlat. Hak ve özgürlükler safında yer alacaklarına, Yalçınkaya’nın tehditleri üzerinden eski tarz siyasetlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Gidişat onlar için hiç iyi değil. Kendi düşen ağlamaz. Bu yolun sonu CHP için hayra alemet değil.

Öyleyse CHP ne yapmak istiyor? Yapılmak istenen akıllı uslu bir işin olduğunu sanmıyorum. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bu görüntüleri ile teşkilat olma vasıfları bile tartışılır olmuştur. İktidar, hatta sayısal anlamda güçlü bir muhalefet şansını yitirdikleri inancıyla bulundukları yere tutunmak istiyorlar. Az da olsa kemikleşmiş sayılabilecek katı laikçi kesimin oylarını yitirmek istemiyorlar. Bunun bile ne kadar doğru bir strateji olduğu tartışılabilir. CHP Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olabilir. Evelallah bizim sağduyusu bozulmamış solcularımız, sosyal demokratlarımız vardır ve az değillerdir. Onlar önümüzdeki süreçte etkili bir tutum alacaklardır kuşkusuz. Niçin? Çünkü bu böyle gitmez de onun için.

Soldan, sosyal demokrat cenahtan birileri yardım eder, yeni bir çıkış gösterirse belki muhalefette bir çeşitlilik oluşturulabilir. Ama mevcut haliyle CHP’de beyin çürümesi yaşanmaktadır. Politika üretemez, Türkiye’nin, insanımızın beklentilerini okuyamaz, karşılayamaz olmuşlardır. Laiklik adı altında banal, kaba bir ateizme siyasal bir alan açmakla meşguller. Daha da açıkçası biraz da alevi tonlar öne çıkarılarak bağnaz, inkârcı solcu bir yapı ile CHP kendi alanını oldukça daraltmaktadır. Eğer CHP sorumsuz, savruk ve her an değişen politikasına daha doğrusu politikasızlığına kayıtsız koşulsuz alevilerin destek vereceğini sanıyorsa bunda da yanılıyor. Hatta alevi vatandaşlarımızı bir anlamda rencide ediyor, onları töhmet altında bırakıyor. Son tahlilde aleviler tercihlerini özgürlükten, demokrasiden yana yapacaklardır. Yanlış yorumladıkları Cumhuriyet değerlerini militanca savunma faaliyeti ile, iktidar olmak için değil, bu yolla kendilerini hiç olmazsa barajın üstünde tutacak bir oy potansiyeline sahip olacaklarını sanıyorlar.

Şu anda CHP şuur altında mevcut durumunu korumayı başarı olarak algılıyor. Anlayacağınız CHP kendi kendisine bile güvenemiyor. Artık ona bir klüp gözü ile bakabilirsiniz. Başörtü konusunda takınacağı tavırla klübün alanı, keskin üyeleri ile daha da daralacaktır. CHP için hiçbir çıkış yolu kalmamıştır. Tek yapacağı, yıkılan kalede kendi köşesinde son kılıç hamleleri yapan Abdurrahman Yalçınkaya’ya bir kapatma davası daha açtırmasıdır. Veya meclisten gümbür gümbür çıkacak özgürlük yasasını Anayasa Mahkemesi’ne götürmek olacaktır. (Kaldı ki bana göre, hiç olmazsa şu aşamada böyle bir düzenlemeye bile gerek yoktur) Bu zevki son kez yaşayabilirler. Çünkü bundan sonra özgürlükleri engelleme talihsizliğine imkân bulamazlar. Hem mahkemelerin yeni üye yapıları, hem Mecliste elde edecekleri sandalye sayısı buna izin vermeyebilir. O nedenle geçeceksiniz bu oyunları. Artık bu numaralar tutmaz. Millet partileri politikaları ile net görmek istiyor.

Yalçınkaya ve CHP birlikte olup siyaseti uyarıyorlar. Neyinize güveniyorsunuz? Size kim böyle bir uyarma yetkisi verdi? Ortada bir uyarı varsa ve herkes buna göre durumunu gözden geçirecekse, o da 12 Eylül’de halkın uyarısıdır. Halk demokrasi dışında bir yol arayanları uyarmıştır. Bu uyarıyı dikkate almayanlar kendi gölgelerine kurşun sıkarlar.

Oyun bozuldu. Eski yapı olsaydı doğrudan tehdit ederler, “İstediğimiz gibi davranmazsanız çatışma olur. Sizi biz de kurtaramayız” derler, Menderes’i hatırlatırlardı.

Bırakınız artık bu çirkin söylemi ve eylemi.

Durumdan vazife çıkarma kötü huyu ile milleti uyarmaya soyunanlar uyanır mı bilmem.

Üsküdar’da sabah oldu, uyanın!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 290
Bu Ay : 20362
Toplam : 29620

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom