Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Söyleyin bakalım sepet kafalılar

Yine ortalık karıştı mı? Hayır, ortalığın karıştığı falan yok. CHP ile yargıda bir şekilde köşe tutmuş son işbirlikçi temsilciler, pozisyonlarını kaybetmeme hesabıyla son çıkışlarını yapıyorlar. Nafile, sonuçsuz çıkışlar bunlar. İnsanın kaybedeceğini bildiği bir kavgaya girmesi gibi bir şey. Ne zor durum.

Olaylar başörtüsü etrafında gelişiyor gözükmekte. Ana mesele Türkiye’nin özgürlük ve demokrasi yolunu açmakla kapatmak arasında cereyan etmektedir. Dünyanın hiç bir yerinde ve döneminde özgürlük mücadelesi başarısız olmamıştır. Halkın haklı istekleri karşısında mevzilenenler, içine girdikleri çukurdan doğrulamayacaklardır. Tüm yanlış yönlendirmelere, saptırmalara rağmen 12 Eylül referandumundan özgürlük kararının çıkmasından, mevziye yatanlar gerekli dersi çıkarmamış gözüküyor. O süreçte CHP halka şirin gözükmek için bile olsa başörtüsü sorununu çözmekten yana olduğunu söyledi. Bir esnaf ziyareti esnasında vatandaşımızdan birinin çok açık ifadeyle Kılıçdaroğlu’na söylediği unutulacak gibi değildi.
-Başörtüsünü engellemezseniz, sizi başımızın üstünde tutarız.
Bu sözler bütün bir milletin ortak beklentisini yansıtıyordu. Bu söze karşı Kılıçdaroğlu
-Hiç merak etmeyin başörtüsü sorununu da biz çözeceğiz, diye cevap veriyordu. Kılıçdaroğlu’nda mavi boncuk çoktu. Her isteyene, istediği boncuğu çıkarıp verirdi. Yalanları yüz defa ortaya çıkmasına rağmen belki yüzbirinci kez doğru söylüyor olabilir(ler)di. İnsanımız bu kadar geniş yürekli, bu kadar iyi niyetli.İyi güzel de itimat da zedelenmişti bir kez. İtimat nokta-i nazarından CHP’ye verilen kredi tükenmiş veya tükenmek üzereydi. O nedenle vatandaş bir türlü inanamıyordu bu vaadin samimiyetine. Elbette inanmak istiyor ama geçmişte bu meseleyi bilerek çözümsüzlüğe sürüklediği ve bilerek istismar ettiğini düşünmüş olacak ki, yine açıkça:
-Hayır inanmıyorum. Diyordu vatandaş. Kılıçdaroğlu kararlı gözüküyordu.
-Hiç merak etmeyin. Bu konuyu kesinlikle biz çözeceğiz.

Kılıçdaroğlu orada bir koşul ileri sürmemişti. Hem sonra bu talep bütün halkımızın kahır ekseriyetle çözümünü talep ettiği bir konuydu. Yani bugün başörtüsü için ileri sürülen şartlar, halkın doğrudan talebi değildir. Kendi payıma dokunulmazlık veya seçim barajı gibi konuların da tartışılması ve bir çözüme kavuşturulması gerektiğini düşünüyorum. Ne ki, bu konular başörtüsüne özgürlüğün şantaj koşulları olamaz, olmamalıdır. Talep edilmiş ve mücadelesi verilmiş bir hakkı çözmek için kendi politik şartlarınızı dayatmak tam bir skandaldır.

İşte şimdi CHP tam bir samimiyet testinden geçiyor. Bu kaçıncı test bilmiyorum. Ama dikkatli olsunlar, eğer bu defa sınıfta çakarlarsa, okuldan atılacaklar. Okuldan atılacak sadece CHP değil, ona malzeme verdiğini sanan Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya ve onun temsil ettiği gerici zihniyet de okuldan atılacak. Niçin mi? Millet ileriye doğru hamle üstüne hamle yaparken, bu zihniyet hâlâ nasıl ederim de gidişatı engellerim hesabı içindedir de onun için. Bunların dünyadan, Türkiyeden haberleri yok. İnsan hakları ve özgürlükler çizgisindeki gelişmelerin engellenemez olduğunu kavrayamıyorlar.

Onların saçmasapan hezeyanları uğruna millet demokrasi yolundan geri dönecek değil. Yalçınlkaya başörtüsü konusunda bütün partileri uyardı. Uyarana bak! Ne yapacaksın? Ak Parti hakkında tekrar bir kapatma davası mı açacaksın? 1940’lara takılıp küflenmiş zihin yapısı, darbe dönemlerinde verilen mahkeme kararlarına dayanarak; partileri, meclisi tehdit ediyor. Bir başsavcıya bu beyanlar asla yakışmaz. Özgürlüğü kısıtlamaya ne kadar doyumsuz bu adam! Sizin kafanız haktan, özgürlükten yana çalışmaz mı Allah aşkına? Sen kim oluyorsun? Kendini bütün bir halkın, Millet Meclisinin, geçmiş ve geleceği dolduran ruhun, akıp giden kültürün, özgür iradenin üstünde mi görüyorsun? Bu çarpık, hastalıklı bir bakışın tezahürüdür. Bu bakış milleti aşağılamaktır. Hiçleştirmektir. Her zaman hakkı tutup kaldıran milletim aşağılanamaz, hiçleştirilemez. Bilakis onu aşağılamaya çalışan aşağılıktır. Hiçtir, hiçbirşeydir.

Oldu olacak yasalar da anayasa da bir kenara itilerek bu memleket mahkeme kararları ile yönetilsin bari. Senin gibi çok akıllı, duygulu bir yargıç emir ve talimat versin, meclis de, hükümet de, YÖK de uygulasın. O kararları benimsemeyeceği kesin olan % 90 oranında vatandaşımız da, mecburen ve gönüllü olarak emirleriniz karşısında boyun büksün! Ne çok mutlu olursunuz o zaman.
% 90 oranında yanılmış olabilirim. Doğruyu nasıl belirleyeceğiz peki? Bir referanduma ne dersiniz?

Referandum yaptık. Bütün manüpilasyonlara, provokasyonlara rağmen halkımız tercihini özgürlüklerden yana kullandı. O zaman herkes ayağını denk alsın. Herkes lafına sözüne dikkat etsin. Söyledikleri sözün, yaptıkları vaadin arkasında dursun. Kimse bu millete şantaj, blöf yapmaya, hele tehdit etmeye kalkkışmasın. Millet aptal değildir. Bunların hesabı çok ağır olur. Bakın, vesayetten yana olan partiler sandıktan çıkan sonuçlarla ağır bedeller ödemeye başladılar. Daha iki gün önce 12 bin hukuk adamımızın oyu ile YARSAV gibi örgütler de bedel ödemeye başladı. Bu hesap burada bitmeyecek. Çünkü siz bu millete çok zulmettiniz.

Özetle yaşadığımız son canlı sürecin sıcak etkisi devam ediyorken yine eski dil ve üsluplarına döndüler. Göbeğini kaşıyan adam bir şey anlamıyordu size göre. Bu kadar hakim ve savcı da mı bidon kafalı? Söyleyin bakalım sepet kafalılar? Meydanı boş görünce davul çalanlar söyleyin bakalım?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 367
Bu Ay : 16447
Toplam : 25705

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom