Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Hâkimler, savcılar konuştu; onlar sustu!

Tüm Türkiye çok yoğun bir gün yaşadı. Ak Parti’nin Kızılcahamam istişare toplantısından Saadet’in kongresine kadar bir çok önemli olay yaşandı. Ama bana sorarsanız dünün en önemli gelişmesi HSYK üyeliği için bütün yurtta yapılan seçimlerdi.

Yargıda görev yapan tüm hakim ve savcılar, yüksek kurulda kendilerini temsil edecek, kendileri hakkında karar verecek üyeleri seçtiler. Seçim demokratik bir olgunlukla geçti. Sonuç ne olursa olsun, kim seçilirse seçilsin, bu aşamadan sonra artık yargı büyük oranda demokratikleşecektir. Çünkü seçilen üyeler, herşeyden evvel, kendilerini seçen iradeye karşı saygılı olmak zorunda kalacaklardır.

Ülkeyi bu noktaya getirmeye zorlayan ana sebebin, yargıyı ele geçirmiş kimi odakların, adalet ölçüsünü bir yana bırakarak, ideolojik tutum almaları olduğunu biliyoruz. Demokrasi, vesayet ve verasete göre hareket eden belli bir grup tarafından adeta kuşatılmıştı. Kurul demokratik denetime kapalı, kapalı devre bir işleyiş ve anlayış içinde çalışıyordu. Durum böyle olunca, bu örgütçü yapı, kendilerini seçkinci, imtiyazlı bir sınıf olarak görüyordu. Verdiği kararlarda ne onlar adına karar verdiği iddiasında oldukları milletin ne de 12 bin hukuk adamının hasasiyetlerine önem veriyorlardı.

İdeolojik davrandılar. Mülkü yıkma pahasına, adaleti, karanlık odakların emrinde kullandıkları bir araca dönüştürmekten çekinmediler. Nasıl olsa dokunulmazdılar, kimseye hesap verme mecburiyetinde değildiler. Bunlar marifetiyle yüksek kurul suç örgütlerinin sığınma kaleleri olabiliyordu. YARSAV ile içli dışlı olan örgütlü yapı, kaleyi ellerinde bulundurmakla, Türkiye’ye bir şekilde egemen olacaklarını sandılar. İstedikleri şeyi engelleyebiliyor, istemediklerine izin vermiyorlardı.

Seçimlerle yeni bir yapı teşekkül edecek. Gelişmelere ve seçilen üyelere bakarsak, YARSAV tek kelimeyle hezimete uğradı. Sanıyorum YARSAV listesinden tek bir isim bile seçilemedi. İşte onların gerçek gücü, gerçek potansiyeli bu kadardır. Bu seçimler yıllarca azınlığın çoğunluğa nasıl tahakküm ettiğini de ortaya koymuş oldu. Hukuk kazandı. Adalet, demokrasi kazandı. Son tahlilde Türkiye kazandı, millet kazandı.

Hakim ve savcılarımızın özgür iradesine baş vurulduğu zaman tam manası ile hezimete uğrayacaklarını, saltanatlarının yıkılacağını onlar da biliyor, seziyorlardı. Şimdi daha iyi anlıyoruz, neden yargı reformuna karşı geldiklerini. “Saltanatımız elden gidecek, düzenimiz bozulacak, ayrıcalıklarımız sona erecek” diyemiyorlardı elbette. “Hükümet yargıya müdahale ediyor, yargıyı siyasallaştırmak istiyor” diye bas bas bağırıyor, hatta muhalefet partisi gibi açıktan açığa propaganda yapıyorlardı. Bütün hakim ve savcılarımız adına yapıyorlardı açıklamalarını. Kim, hangi hakimler, hangi savcılar, hangi seçimle size onlar adına konuşma yetkisi verdi? İşte hakim ve savcılarımız seçimlerini yaptı, yetkili olacakları seçti. Hakim ve savcılarımız konuştu. Ve evvela sizleri susturdu! Onları tebrik ediyorum. Seçim sonuçlarının hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Tüm yurtta ,yargı sistemi içinde görevli bütün hakim ve savcılarımız ,özgür tercihlerini ortaya koydular. Bu seçimde sadece hukuk adamlarımız oy kullandı. Siyasetin yargıya müdahalesi bunun neresinde? Neyi içinize sindiremiyorsunuz? Ben söyleyeyim. Bundan böyle Anadolu’nun uzak- yakın her köşesinde görev yapan hakim ve savcılarımız sisteme katılmışlardır, katılacaklardır. Türk hukuk sistemi ve işleyişine hakim ve savcılarımız bir şekilde müdahil olacaklar, katkı vereceklerdir. Artık HSYK sorumsuz, dediğim dedik bir tutum içinde olmayacaktır. Keyfi davranmak kolay olmayacaktır.

Bu seçimler, genel anlamda yargı düzeninde yapılan değişiklik, belli bir grup tahakkümüne son vermiştir. Zorları, sıkıntıları bundandı, bundandır. Bu gelişmeler YARSAV’ı da sallamaya başlamıştır. Bu ‘birlik’ değişen Türkiye gerçekliğini kavrayarak, militan keskinlik ölçüsünde ideolojik çıkmazından kurtulmadığı taktirde, demokratik bilinçlenmenin sert rüzgârları karşısında toz duman olacaktır. Hatalarından dönmenin ilk yolu, değişen Türkiye’nin yeni gerçekliğini iyi kavramaktan geçer.. Bunun için de halkı, halkın değer yargılarını, yaşam biçimini küçümseyen, millete tepeden bakan anlayışlarını terketmelidirler. Değilse dağılıp giderler.

Şimdiden çatırdamaya, fraksiyon çekişmeleri içinde savrulmaya başladılar bile. Birlikte peş peşe istifalar başlamıştır. Biz baştan beri, Türkiye’nin değer ve dinamikleri ile oluşan gerçekliğine sırtını dönenlerin dağılacağını söyleyip duruyoruz. Bazı dostlar bu iddiamızla sadece parti düzenimizi kastettiğimizi anladılar. İşte görüyorsunuz, kastettiğimiz, anlaşılanın çok ötesindedir. Türkiye anlamlı, köklü bir toparlanma içine girdikçe, ona ayak uyduramayanlardaki dağılma da geniş spektrumlu ve hızlı oluyor. Demokratik bilinçlenme, milli iradeye karşı oluşturulmuş örgütlü ideolojik kurumsal bariyerleri bir bir aşıyor. Bir süre daha engelli atlama koşumuzu sürdüreceğiz. Değişimin her alana etkin bir şekilde yayılması kaçınılmaz olmuştur.

Millet engellenemez!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 87
Bu Ay : 5069
Toplam : 5069

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom