Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Şeytan Hayatımızda

Sıradan bir başlık ve bu başlık için bir itiraz gelebilir; herkes kendi hayatını yaşar, şeytanın da yaşadığı kendi hayatıdır.

Herkes kendi hayatını yaşar, babalar, anneler, çocuklar, kardeşler… Oysa herkes kendi hayatı dediği zaman dilimi içinde, başkalarının hayatından bir bölüme de girer ve orada yaşar. Hiç kimsenin yaşadığı hayat, yalnızca kendi hayatı değildir. Şeytan da kendi hayatıyla birlikte insanın hayatına girer ve zaman dilimleri geçirir.

Herkesin şeytanı da farklıdır. Kiminin para, kimin erkek veya kadın, kiminin şehvetin türleri, kiminin boş ver ifadesi, kiminin ne olacak ki ifadesi, kiminin bir kereyle bir şey olmaz yaklaşımı, kiminin akıl, kiminin gönül, kiminin gözler, kiminin tutkular, kiminin siyaset, kiminin makam, kiminin inziva, kiminin seyahat, kiminin açılım, kiminin özgürlük, çoğaltılabilir.

Hayatımızın geneline baktığımızda suçlayacağımız bir tek şeytan olmadığını görürüz. Biz bizi kirleten, saptıran, yoldan çıkaran, alçaltan, insanlıktan uzaklaştıran her şeye “lanet şeytan” diye hitap ederiz. Vardığımız sonuç şu olur; dikkat şeytan hayatımızda!

Ben şöyle düşünürüm; hayatı tabii haliyle, fıtrata uyum içinde ve bir takva dili geliştirerek yaşarsam bu bende bir uyarı sistemi geliştirir ve yanlışa düşeceğimi hissettiği anda bu uyarı sistemi “dikkat şeytan hayatında, sağında veya solunda!” diye uyarır.
Bu düşünce biçimi biraz daha ötesinde şu gerçek beni ürpertir; eğer kendi hayatının bir uyarı sistemi gelişmemişse, dışarıdan uyarmalar sana etki etmez ve hayatı, hayatına girecek şeytanlarınla ortak olarak yaşarsın.
Gün olur şeytan sende bir hız tutkusu olarak ortaya çıkar ve basarsın gaza, şöyle dersin; hayat benim değil mi, bu araba bu hıza müsait değil mi! Korkma yol müsait, asfalt ağlasın da dinle!
Veya bir sigarayı yakarken; git kardeşim, başka işin yok mu, hayat benim, keyf benim, zaman benim, ev benim, sağlıksa o da benim, sana ne oluyor!
Peki, ne kadar insan; yola attığı bir çöpü şeytan hayatımda diye yorumlar. Yere tükürürken böyle düşünür.

Öfkenin patronu şeytan deriz, öfkelendiğimiz zaman şeytana “patron ne emrin var, emrine amadeyim” diye yılıştığımızı hangi oranda düşünürüz. Veya zevk panayırlarında para saçıp kendimizi patron havalarında satarken, aslında bu partinin patronunun şeytan olduğunu, andan aldığımız vizeyle orada hava attığımızı düşünme oranımız nedir?

Bir yere başkan oluruz, müdür oluruz, kimse bize buyuramaz, biz buyururuz ve bir dil geliştiririz o arada, içinde yüz kızartan söylemler ve daha neler, aslında o durumda “başkan buyurduğun gibi değil mi, iyi gidiyorum yani” diyerek asıl başkan şeytana yılıştığımızı hangi oranda dikkate alırız?
Evde eşimizle konuşurken, tavırlarımız birden değişir, kullandığımız dil saygınlığını yitirir, eşler kendi “uyum vazifelerini” göz ardı eder, her biri “bu hayat benim, karışamazsın” demeye başlar, orada patron kimdir? Erkek “patron benim” der. Kimi evlerde kadın “sen öyle san” diye itiraz eder. Olan olur ve barışın hayata ilk yakıştığı yer olan ailede savaş başlar. Kim kazanır? Herkes kendi havasında ama biz şeytandan bir hayat yaşamış oluruz, şeytan bizim hayatımızı yaşar ve “barışın hayata ilk yakıştığı yer olan aile” facialarla haber olur. Bir ülke ki, ailede barış bitmişse, diğer barışlar teferruattır!

Bazen şöyle düşünmek gerekir; beni öne çıkaran nedir, hayatımdaki belirgin özelliğim nedir? İçimde bir ses “sen var ya” diye başlar, sen olmasan ötesi boş, sen varsın diye işler yolunda gidiyor diye devam eder. O zaman kanaat getiririz ki, bizde öne çıkan, bizim belirgin özelliğimiz gizli bir kibirdir. Kibrin insan hayatındaki patronu kim? Ve bakarız ki, kimsenin önünde eğilmem diyen nice insan, kimsenin önünde düğme iliklemem diyen nice kişi, hayatının patronu haline gelen şeytanın önünde eğilmekte ve düğme iliklemekte dir.

İsterseniz bir düşünme denemesi yapalım ve soralım; hayatımızdaki patron kim? Şimdilerde çok takip edemiyorum ama bir zamanlar “gazetelerin üçüncü sayfa haberleri” meşhurdu. O sayfalara; şeytanın patronluğunu ispatlayan delil gözüyle bakardım.
Uzatmış olmayayım…

Bir farklı deneme yapmak istedim!
Dilerim zamanınızı boş yere harcamadım, zira zamanı boş yere harcamanın patronu da…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 762
Bu Ay : 2965
Toplam : 2965

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom