Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Can yakanların da canı yanar

Merkezde, derinlerde olan değişim kararlılığı farkedilmeksizin, yüzeydeki çalkantıları anlamak zor olabilir. Hadise şudur: Dünyada ve Türkiyede önü alınmaz gelişmeler karşısında, kendini yeniden konumlandırma gereği duyan devlet, kendi derinliğinde gizli tuttuğu oluşumlarla birlikte, amacına uygun olarak kullandığı yapıları da tasfiye etmektedir.

Özellikle ulus devlet sürecinde hemen her devlet yapısı, bir şekilde ideolojik örgütler kurdu, bunları yönetti veya yönlendirdi. Özellikle Sovyetlere karşı Nato örgütlenmesi içinde, istihbarat ve kontrgerilla (Gladyo) faaliyetlerinin böyle bir görevinin olduğu da bilinmektedir. Derin devlet diye bildiğimiz yapı görünürde var olan devletin gizli, kirli, çoğu zaman kanlı ilişkilerini sürdürmüştür. Bir devlet ideolojik karaktere sahipse, bu tarz uygulamalara hem açıktır hem de kendi doğal hakkı olarak görmüş olabilir. Bu maksada uygun farklı gerekçeler, zihin yapıları hatta taraftarlar da hazırlanır.

İdeolojik ulus devlet paradigması, gizli oluşumlara imkân hazırlayacak işleyişi doğasında barındırabilir. Çünkü, bu yapılarda ideoloji her ilkenin, her nedenin üzerinde tutulur. Suç olan bir eylem, ideolojik maksatlarla yapılmışsa, kabul edilebilir bir mahiyet kazanmış gibi olur. Yine aynı şekilde deliliğe varan bu anlayış, kontrolden çıkmaya müsaittir. Böyle olmuştur. Bu maksatla, başta güvenlik anlayışına uygun görülen kimi resmi, siyasi eylemler alenen, yapılamayacağından derin örgütlenmeler devreye girer. Çünkü bu eylemleri hukuk zemininde yapmak, kamuoyunda negatif bir etki ve tepkiye yol açacaktır. 28 Şubat’ta bu olmuştur. Hukuk ve kamu düzeni zorlandıkça zorlanmış, iş çığırından çıkmıştır.

Son soruşturmalardan ve ortaya dökülüp saçılan kimi ifadelerden bir zamanlar devletin böyle karanlık, karmaşık bir senaryoyu sahneye koyduğu anlaşılmaktadır. Bu maksatla gizli terör örgütleri kurulmuş, onlara en kanlı eylemler yaptırılabilmiştir. Bütün bunlar artık sır değildir. Herkes bilmektedir. Bir hukuk devleti böyle şeyler yapar mı, yapmaz mı, bu ayrı bir konudur. Kuşkusuz bu oyunda görev alanlar devletin yetkili, görevli kişileriydi. En üst seviyede yetkili birileri bu konuda emirler, talimatlar vermişti(r).

Şimdi devlet, oyunun sonuna gelindiği bir noktada, yani o tezgâhla amacına ulaştıktan sonra oyunun bittiğini ilan etmektedir. Öncelikle terör başta olmak üzere, oyunda görev almış aktörler temizlenmekte veya saha dışına itilmektedir. Yine ihtiyaç duyulana kadar onlar orada bekleyeceklerdir. İhtiyaç duyulduğunda, “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sarhoşluğu ile sahneye çıkan coşkulu insanlar görebilirsiniz. Vatan kurtaracak aslanları, şu ya da bu sebeple bu milletin çocuklarına akla hayale gelmeyen ölümler armağan etmek için serseri mayın gibi şurada burada salınıp dururken görüyor olabilirsiniz. (Umarız bu gibi vahim süreç bir daha başlamaz, böyle bir gelişmeye milletçe meydan ve fırsat vermeyiz)

Son olarak da yine devlet tarafından bu oyuna sokulan görevli elemanlar etkisizleştiriliyor. Belki oyunun resmi görevlileri işin böyle sonuçlanacağını hiç akıllarına getirememişlerdir. Yanılgı, devlet aygıtını yeterince analiz edememekten kaynaklanıyor. Yani devlet bu kişileri amaçlarına uygun bir biçimde kullandıktan sonra şimdi saf dışı etmektedir. Kuru ile beraber yaş da yanabilmektedir. Yani bir şekilde devlet evet bu işleri ben yaptım veya yaptırdım diyemez. Bu yapıların, kendilerine verilen devlet imkânını kötü maksatlarla kullanan insanların, affedilmez yanlışları sonucu olduğu söylenecektir, söylenmektedir. Ateş düştüğü yerden alınıp atıldıktan sonra, maşa bir kenara bırakılmakta, devlet aradan ustalıkla sıyrılmaktadır. Bir anlamda devlet, suçu şahsileştirerek başkalarının üzerine yıkmakta, kendini kurtarmaktadır.

Ergenekon’un ilk dalgasında tutuklanan Veli Küçük “Devletin bana oyun oynayacağı hiç aklıma gelmezdi” demişti. Bu söz ne anlama geliyor? Düz bir mantıkla, ben bu sözü, izah ettiğim çerçeve içinde anlyorum. İşte devlet, özellikle ideolojik devlet böyle bir şeydir. Her bünyesinde derin yapılar barındıran işleyişin böyle acımasız, böyle soğuk bir yüzü vardır. Devletin kimse ile gönül ilişkisi, gönül bağı olmaz. Acımasızdır. Gerektiğinde kendi çocuklarını yiyecek kadar acımasızdır. Devlet kendi çıkarını herkesin çıkarının üstünde görür. Siz buna devlet oyunu deyiniz isterseniz. Bu anlamda devletle oyun oynanmıyor.

Sözün özü, kimi gizli tehdit unsurlarını yok etmek için aynı alem içinde gizli yapılar oluşturuluyor. Sonra da tehlike geçince, çizginin bu yanında veya öbür yanında olsun oyuna katılan herkes, saf dışı bırakılıyor. Yani devlet, yeni dünyanın gerçekliğine göre oluşturduğu derin yapısı ile beraber, yüzeydeki örgütleri ve örgütlenmeleri de yok ediyor. Bu oyunda can yakanların da sonunda canı yanıyor! Hadise bundan ibarettir. “Devlet değişiyor ve değiştiriyor” derken bir yönüyle de bu gerçekleri kastediyorduk.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 682
Bu Ay : 1937
Toplam : 1937

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom