Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Gidenler neden arkasına bakmadan susarlar?

Yola çıkarsınız, yola çıkmanız gerekli olduğu bir zamanın eşiğine gelmişsinizdir. Gitmeniz emrolunmuştur. Evrenin bir beldesinden bir menziline yol alırsınız. Bu bir başlangıcın sonuna doğru gidiştir. Hayat evrenin bir noktası olan dünyadan ahiret denilen bir başka noktasına yolculuktur. Gitmek eylemi bir mekân ve zamanda başlar. Bu noktadan itibaren hayat akmaya başlar. Bazen bir sevinçle devam eder, bazen bir korku sizi izlemeye başlar, Bir fısıltı ensenize dokunmaya başlar, ansızın ürperirsiniz, rüzgarın hışırtısıyla belli belirsiz ayak seslerini dinlersiniz, önce ne olduğunu anlamadığınız bir bakış kürek kemiklerinizin arasına saplanır. Ayaklarınızı hızla atmaya çalışırsınız. Bir ağırlık omuzlarınıza çöker, ayaklarınız sürüklenmeye başlar. Kalbiniz çarpar. Nabzınız artmaya başlar. Yüklerinizi ayrıldığınız mekânlara geri gönderirsiniz. Dostlarınızı bırakmaya başlarsınız. Arkanızda bıraktığınız düşüncelerinizi, sakladığınız sırlarınızı ve onun şifrelerini fısıldarsınız. Gevşediğiniz ilk günler aklınıza gelir. Hayatınızın yavaşlamaya başladığını anlarsınız, işte o anın tanımı yoktur.

Çünkü zaman keskin bir kılıçtır.
Biz bir vaktin çocuğuyuz. O vakit geçmektedir.
Gidilmelidir. Geç kalınan bütün oyunlar yenik bitecektir.
Tarih geç kalanı affetmeyecektir.
Hiç bir hatıranızı hatırlamak için unutmazsınız.

Evvelin ışıkları betonarme binanın ahşap düşleriyle güneşin ışığının girdiği tel örgülü pencerede aklanmıştır.

Yüzü doğuya dönük olmayan yüzü batıya meyletmiş kıblesini unutmayan kişilere süvariler öğüdünü vermiştir.

Bizler eski zaman militanlarıyız

Eski zaman militanları bir boğazın ortasına kurulmuş iskemlede asude bir düşüncenin meftunudur. Şimdilerde tanınmayan bir kimliğin derdest edilen efkârıyla terlemeye varan ihtirası kucaklamış sürükleniyoruz. Demokrasinin peştamalına tutunmak için geçmişin bütün mirasına sahip çıkmış sevdakarları oynuyoruz. Bu gün sahiplenilmiş o miraslar: eski zaman da ateşten birer gömlek olduğunu unutmuş görünüyoruz. İhtirasın ellerine düşmüş değişimin diliyle buhurlaşan sözcüklerin gölgesine sığınmış düşünmekteyiz.

Yola çıkma vaktidir; tan ağarmadan kendi zevcesini bırakan elçi gibi arkasına bakmadan gitme zamanıdır. Ağızların mühürlendiği dillerin dolaştığı çığlığın duyulmadığı güne ramak kalmıştır.
Verilen emri yerine getirecek elçiler gelmiştir.
Şimdi susmak her zaman konuşmak gibidir.

Bu söylenen şarkının sözleri tanınmayan bir şairin kitabının ikinci bölümünün üçüncü şiirinde alınmıştır.

Hayat kişneyen kısrakların yelesinde savrulan kılıçların gölgesinde akan kanın kokusunda bestelenen şarkının sözleridir. Bu sözler kelimeleri tutsak eder, küçük bir metnin gırtlağına sıkıştırır, bir romanın satır aralarına gizler. Kişinin ruh dünyasını esir alır, ağlayarak geldiği dünyayı ağlatarak terk eder.

Gitme vaktidir.

İnsan keskin bir kılıcın öyküsüyle barış kelimelerini tutuklar, bütün masumların kefenlerini iki kurbanlığa giydirir, idamları onaylanan sadece böyle bir sözün büyüsüdür.

Bu gün yaşanan zaman dilimi bir öykünün anlatılmamış saklanan orijinal metnidir.
Darbelenmiş bir sistemin dişlerinin arasında çığlıkları duyulmayan sistemin kıyısına itilenlerin sesidir. Her yıl başka bir nümayiş için hatırlanan militan ölülerinin kanlarıyla yazılmış bir manifestonun sükûnet çağrısıdır.

Anayasal suçların toplandığı muhtıranın çizdiği sınırlarla kurulan bir demokrasinin içinde peydahlanan seküler olduğu iddia edilen mistik bir toplumun oyalanmasının öyküsüdür.
Bu yazılmayan bir şiire boyun eğişle tasarlanan öykünün müsveddesidir.
Mutlak gerçeği aramak için yola çıkmış soylu eylemsizliğin duruşudur.
Bu gün gidenler arkasına bakmadan susuyorlar.
Bu zaman insanın kendisiyle yüzleşme vaktidir

Ülke sınırlarının çizildiği zamana uzayan eski dünya savaşlarının kutlandığı yıldönümü değildir
Soykırımların tartışıldığı bir drama canlandırması değildir.

Ülkenin yüzleşme günü yaklaşmaktadır. İnsanın kendisiyle hesaplaşma zamanıdır. Bireyin toplumla toplumun bireyle yüzleşme vakti yakındır. Yıkılan çetelerin yerine konuşlanan yeni oluşumlar kendi sonunu hazırlıyorlar. Maktullerin katillere soru sorma hakkının doğduğu güne yaklaşılmaktadır. Küllenen komploların dosyaları açılıyor, vatanperver olduğunu iddia edenlerin hain olduğunun anlaşılacağı zaman çok yakındır. Bu fayın kırılması insanlığa ilahi bir armağandır. Kalplerin yatıştığı, sükûnetin gönüllere sindiği bir seher vaktinin merhametidir. İyi işler yapanlar arkasına bakmadan susarlar, 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 30
Bu Ay : 6735
Toplam : 6735

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom