Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Kurumsallaşmış cinayetler döneminden demokrasiye

Türkiye demokratikleşme ve açık toplum olma kararlılığında yeni bir evreye girdi. Geç de olsa artık hiçbir şey gizli kalmıyor. Hiç bir pis iş hasır altı edilemiyor. Devlet gücünü ve imkânını kullanarak organize kirli, karanlık iş çevirenler işledikleri cürüm ve cinayetlerin bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Hiç bir suç cezasız kalmamalıdır. Kısa çöp uzun çöpten hakkını sormalı, almalıdır. Türkiye faili meçhullerin, kanunsuzlukların, güvensizliklerin tekin olmayan memleketi olmamalıdır.

Türkiye denince akla insan hakları, özgürlükler gelmelidir. Bu yönde önemli kazanımlar elde ettik. Azımsanmayacak bir demokratik bilinç üretildi. Bu bilinç devleti ve toplumu her kademede gözetmekte, izlemekte, kritik etmektedir. Bilinci yok edemediğiniz sürece hukuk dışı işlerinizi sürdürmenin imkânı yoktur.

Düşünün ki, bu memlekette birileri, hangi mevkide olursa olsun kendilerinde insan öldürme hakkı görmüştür. Söylemesi insana zul geliyor ama gerçek o ki, resmi kanal ve imkânlarla beslenen insanlar bu memleketin yetiştirdiği her seviyeden insanı göz kırpmadan, böcek gibi öldürmüşlerdir. Gün, hafta geçmiyordu ki bir cinayetle, katliam haberi ile hayatımız zehir olmasın.

Oynanan kirli oyunun farkına varanları bir bir ortadan kaldırıyorlardı. Uğur Mumcu’yu böyle öldürdüler. Rahmetli Eşref Bitlis Paşa’yı (merhum bu fakirin de komutanıydı) bu amaçla öldürdüler. Bunları devletin en tepesine yuvalanmış hainler yapıyordu. Ülke bir santim ileri gitsin istemiyorlardı. Düşünün ki, bu gözü dönmüş katiller sürüsü, hızlarını alamayıp, Cumhurbaşkanı’nı rahmetli Özal’ı zehirleyerek öldürdüler. Herkeste bu yönde bir kanaat oluşmaktadır. Oğlu Ahmet Özal ve kardeşi Korkut Özal olayın peşini bırakmıyorlar. Bu arada oğul Özal’ın, davasını, nasıl olup da Cindoruk’un yanında siyaset yaparak sürdürdüğünü tutarlılıkla telif etmekde zorlandığımı da söylemek durumundayım. Özal dinlendi. Olay sorgulanıyor.

Jitem’in kurucusu olduğunu söyleyen emekli albay Arif Doğan, Bitlis Paşa’ya suikast yapıldığını itiraf etti. Kuşkusuz, iki gündür süren sorgusunda çok daha ayrıntılı bilgiler verdi. Anlayacağınız bir karanlık dönem, tüm çıplaklığı ile aydınlığa çıkarılıyor. Devlet gizli, karanlık güçlerin üzerine kararlılıkla yürüyor. Daha doğrusu böyle devam edemeyeceğini anlayan devlet, kalbindeki ve beynindeki cerahati temizliyor.

Tam manasıyla köşeye sıkıştılar. Şimdiye kadar elde edilen bilgiler, mesela Aygan’ın verdiği bilgiler elbette çok önemliydi. En ücra köyümüzde yaşayan bir tek insanın bile hayatı, bizim için muazzezdir, mukaddestir. Ancak katillerin Cumhurbaşkanı’nı bile öldürdüğü ortamlar, cinayetin en üst seviyede kurumsallaştığını göstermesi bakımından korkunçtur. korkunçluğu anlatmaya kelimeler kifayet etmez.

Gangsterlik kurumsallaştığı için hiçbir iktidar bu ihanet çetelerinin üzerine gitmeye cesaret edemedi. Çetenin üzerine gitmek, iktidarların intihar etmesi demekti. Yapılan soruşturmalar, ipuçları, tutuklamalar, Ergenekon davası bunun için önemlidir. Devletin tepesini sarsan cinayetler, yıllarboyu soruşturulamamıştı. Soruşturmak isteyenler susturuldular veya yok edildiler. Olaydan bir şekilde haberdar olanlar, çeşitli sebeplerle sessiz kalmayı yeğledi. Bunların arasında evvela ülke yönetiminin tepesinde olan isimler vardı. Kimler mi vardı? Mesela o sıralar başbakan olan Demirel, Meclis Başkanı olan Cindoruk vardı. Bu zevatın olup bitenlerden habersiz olmaları ihtimal dahilinde değildir. Asıl bilgiler bu kişilerde.

O sıralar Emin Çölaşan Özal’ın öldürülebileceğini yazmıştı. Bu bilgiyi nereden mi almıştı? Biliyorsunuz onun minik kuşu ona haberler getirir. Bu kez devletin tepesinde bir şahin getirmişti haberi ve kimseye söylememek kaydıyla fısıldamıştı kulağına. O şahin, o sıra meclis başkanı ve Çölaşan’ın Halası oğlu olan Hüsamettin Cindoruktan başkası değildi. “Yakında, önümüzdeki aylar içinde Özal ölecek göreceksin” diyor ve ekliyordu. “Bunu kimse bilmiyor. Bir Demirel, bir de ben biliyorum” Şok mu oldunuz? Olayların üzerindeki karanlık perde savsaklanmadan kaldırılsın, şok edici daha çok gelişmeler yaşayacağız. Belki de bu şoklar uyanan bilincin muhkem olmasına yol açacak. Evet aynen böyle gelişiyor olaylar. Bu kişiler, ait oldukları örgüt ve örgütlenmeler içinde bu olayın neresinde duruyorlar? Bağlantıları nedir? Şimdi bu kişiler aile boyu Ergenekon’un savunucuları oldular. Millete aile boyu hakaret etmekle meşguller.

Ummadığınız insanlarda bir panik havası gözleniyor. O kişiler, soruşturma derinleştikçe ipliklerinin meydana çıkacağından korkuyorlar. Korkun. Korksunlar. Türkiye demokratikleşme ve açık toplum olma yolunda yeni bir evreye girdi. Geç de olsa artık hiçbir şey gizli kalmıyor. Hiç bir pis iş hasır altı edilemiyor. Edemeyecekler. Bütün bir millet olarak kararlı ve uyanık olmak, ipin ucunu bırakmamak gerekiyor. Aydınlık Türkiye’yi sürekli kılabilmek için, millet olarak hesap sorma bilincinden bir santim geri adım atılmamalıdır.

 Yazarın izni ile HaBertaraf'tan alınmıştır

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom