Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Saadet'in çok açık olan durumu

 Saadet Partisi etrafında gelişen olayları, son siyasi gelişmeler içinde nereye oturtmalıyız? Bu soru çok önemli mi? Elbette önemli. Sonuçta Saadet Partisi de hissesine düştüğü kadar Türkiye’nin belli bir gerçekliğine denk düşüyor. Ne ki, olayları ne olduğundan fazla abartmaya ne de küçümsemeye gerek yok.

Partiye yakın ve Milli Görüşle organik bağlantı içinde olanlara bakılırsa Türkiye’nin en önemli olayı yaşanmaktadır. Bir görüşe göre bu süreç Saadet’in iktidar için yeni bir dönemin başlaması anlamına gelmektedir. Başka bir görüşe göre Milli Görüş miadını doldurmuştur. Biten bir anlayış üzerinde sonuçsuz, beyhude bir kavga verilmektedir. Kimileri Necmettin Erbakan’ın siyasetin geleceğini biçimlendirecek ustalıklı hamlelerinden bahsetmektedir. Buna göre aslında Hoca, Ak Parti’nin önünü açmak için Numan Kurtulmuş’un önünü kesmektedir. Bu hamle Hoca’nın son aşamasında Türkiye’ye faydalı olmak için, kendi partisini yok etmeyi bile göze alacak fedakârlığı göstermesinin ifadesidir. Buna göre eğer Kurtulmuş’un önü açılırsa, parti hatırı sayılır bir oy toplayacak ve bu da Ak Parti’nin işine yaramayacak. Bu düşüncede olanların akla uygun argümanları da yok değil.

Ben şöyle düşünüyorum: Bizler bazen her olayın arkasında çok derin anlamlar çıkarmak için zihnimizi gereğinden fazla zorlarız. Bu bir insana veya bir harekete efsanevi, Milli Görüş geleneğinde olduğu gibi kutsi anlamlar izafe edilmesi sebebi iledir. Bu tarz yaklaşımlar çoğu zaman rahat düşünmemizi, göz önünde duran açık gerçekleri görmemizi engeller. Niçin bu olanları beşeri realiteler sınırı içinde, görüldüğü gibi, yalın irdelemeye yanaşmayız? Çünkü bu işlerin gizli kapaklı, çetrefil hesaplar içeren işler olduğunu düşünürüz. Niçin kimi insanların da herkes gibi hırsları, zaafları, inatları, saplantıları olduğunu, olacağını hesaba katmayız? Bütün bunlar insani gerçeklikler değil midir? Erbakan ve Saadet ekibi bu noksanlıklardan münezzeh midir? Özellikle partili insanlar, olaya belli koşullanmaların sınırları içinde ya sağlıklı yaklaşamazlar ya da içlerinde muazzam tereddütler büyür.

Benim gördüğüm açık gerçek şudur: Milli Görüş geleneği yenilenen bir anlayışla Ak Parti’nin oluşumuna kaynaklık ettikten sonra işlevsizleşmiştir. Başka bir söyleyişle miadı dolmuştur. Çünkü şu an Ak Parti Cumhuriyet tarihi boyunca eşine az rastlanır tarzda demokratik süreçleri izleyerek iktidar olmuş, her geçen gün iktidar alanını genişletmiştir. Yok ihanet edildi, yok Milli Görüş gömleği çıkarıldı gibi eften püften söylemlerle başarıyı gölgeleyici husumetler büyütmenin kimseye bir yararı olmadı, olmaz da.

Şu çok basit soruya, Saadet Partisi’nin siyaset yapmasını gerektirecek tarzda cevap vermek zordur. Ak Parti varken Saadet Partisi’ne ihtiyaç var mıdır? Bence yoktur. Kendimizi fazla zorlamayalım. Zorlarsak elbette birçok nedenler bulunabilir. Ama bu nedenlerin sahici manada hemen hiç bir karşılığı olmayacaktır. Ortaya sürülen hiçbir sebep sarıcı, köklü, inandırıcı olmayacaktır. Aynı şeyi CHP için de söyleyebiliriz. Mesela şu anda CHP varken solda başka bir partiye gerek var mıdır? Sanmıyorum. Böyle bir gereklilik ancak ya partinin alevileşmesi ile veya çok köklü anlayış ve politika değişikliği içeren başka bir oluşumla mümkün olabilir. Şu anda bu yönde arayışların CHP içinde bir gerilim ortaya çıkardığı, gerilimin gizlenemez boyutlara geldiği yavaş yavaş gözlenmektedir. Önümüzdeki günlerde çok daha somut gelişmelere tanık olacağız. Benzer durumların Ak Parti ile Saadet hattında oluştuğunu söylemek imkânsızdır.

Öyleyse neler olmaktadır? Öyle kafanızı fazla yormaya gerek yoktur. Olanlar çok basittir. Değişen dünyaya ve Türkiye’ye ayak uyduramayan ama dar bir çevrede de olsa kendilerince bir statü elde etmiş insanlar, saygınlıklarını sürdürerek kendilerini tatmin etmek istiyorlar. Hepsi bu. Maksat adresleri belli olsun. Durum neye benziyor biliyor musunuz? Mahallede büyük marketler faaliyet göstermektedir. Ama mahallenin eski, küçük bakkalı da müşterisi olmasa bile mekânını kapatmaya kıyamamaktadır. Hiç olmazsa adres belli olsun diye dükkan açık tutulur. Sonra parti içinde bir gelenek, bir dil, bir söylem mevcuttur. Partililer o özel dünya içinde mutludurlar. Kendi içlerinde belli statüleri vardır. Şöyle ya da böyle ama bir statüdür işte. İnsanların 40 yıldır ellerinde tuttukları statülerinden sıyrılmaları kolay değildir. Birdenbire boşluğa düşmüş oluyorsunuz. Bu insanlar selam almaksızın, saygı görmeksizin, alkışlara muhatap olmaksızın yaşayamazlar. Öyle demeyin çok zordur. Bence olan budur. Olanlardan çok fazla, derin anlamlar çıkarmaya çalışmayı doğru bulmuyorum. Zaten böyle yaklaşırsanız bir anlam çıkaramazsınız.

Bırakınız sokaktaki insanı, olup bitenlerden Numan Kurtulmuş’un bile bir anlam çıkardığını sanmıyorum. Allah bilir yakın çalışma arkadaşlarına “Bize rağmen birşeyler oluyor ama anlayamıyorum” diyordur. Yani senaryosunu bilmedikleri bir oyunun aktörü olduğunu sanıyorlardır belki. Bence öyle düşünmesinler. Numan Bey, şu ya da bu şekilde partisine genel başkanlık yapmak istedi. Ne ki, yeni vizyonu ve söylemi, kimilerinin statüsüne son veriyor şekilde anlaşıldı ve o kişiler nezdinde bir korku yarattı. Hanedanlığın yıkılacağını, ayrıcalıkların sona ereceğini sandılar.

Peki vatandaş ne mi yapmalı? O zaten ne yapacağını her seçimde çok güzel ortaya koydu. Bana sorarsanız, zaten düşüncemi söyledim: Ak Parti’ye rağmen o çizgiye yakın başka bir partiye gerek yok. Yapılacak en akıllı iş Ak Parti’ye katılmaktır dersem acaba yanlış mı söylemiş olurum?

Yazarın izni ile HaBertaraf'tan alınmıştır

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 909
Bu Ay : 5891
Toplam : 5891

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom