Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Çarpıldılar

İleri olmak, farklılaşan koşulların değerlendirmesini yapıp ona göre değişim iradesi göstermekle alakalıdır bir yönüyle. Gerektiğinde alışkanlıklarını değiştirmeyi bilmek, saplantılı bağnazlık içinde olmamak demektir. Bağnazlar, koşullandıkları ideolojide sıkı sıkıya ısrar etmeyi ilericilik sayıyor olabilirler. Onların farklılıkları algılamak, onları kabullenerek yeni tutumlar almak gibi bir dertleri yoktur. Anlayabilme erdemleri olmadığı gibi anlatabilme becerileri de yoktur. Kendilerini bir şey sanırlar. Aslında hiçbirşeydirler! Hiçbirşey olduklarını yaptıkları hakaretlerden anlarsınız. Hakaret onların bildikleri tek üsluptur.

Değişemezler. Değişme yeteneklerinin gelişmemiş olması; başka doğrulara, doğruların başka görünüm ve biçimlerinin de olacağına ihtimal vermemeleri yüzündendir. İhtimal şurda dursun, bu meseleyi akıllarının ucundan bile geçir(e)mezler. Zihin kıvrımları, kalibreleri buna müsait değildir. Eğer ciddi manada varoluş sorunları, başka söyleyişle kendilerine saygıları olsaydı, ya değişimi varlığın bir yasası kabul edecekler ya da hiç olmazsa deeğişimi görenlere, ona ayak uyduranlara saygı duyacaklardı. Ama nerede o en basit, en temel insani hassasiyet bunlarda?

Yaradılışlarına karşı, bizzat kendileri tarafından uygulanan ideolojik tahakkümleri sonucu, kendi uzaklarına düşen varlıkları; çürümekte, kokmakta, çevreyi de kokutmaktadır. Çürüme önü alınacak boyuttan çoktan çıkmıştır. Hastalık umutsuz bir aşamaya doğru ilerlemiştir. Bütün bunlara rağmen onlar kendilerini bir çeşit ‘tanrı’ zannederler. Şu kıçı kırık tanrılara bakın! Referandumda değişim iradesi gösteren ve anayasanın bir bölümünü değiştiren halkımızı nasıl da küçük görüyorlar!

Hukuka, özgürlüğe, darbecilerin yargılanmasına evet diyen halkımız gericiymiş, aptalmış, cahilmiş, karanlığı istiyormuş! Aslına bakarsanız bunları konu bile etmeyeceksin. Ne ki, bir dönem millete yapmadıkları zulümleri bırakmadılar. Millete, değerlerimize duydukları bitimsiz kin, içlerindeki zulüm ateşini alevlendirip duruyor. İçlerindeki ateş ile yanıp, yok olsunlar.

Bunların işi gücü hakaret. Aslına bakarsanız bildikleri başka kelime de yok. Dilleri, ruhları gibi basit, kokuşmuş ve bayağı. Bunlara hangi nezaket cümleleri ile konuşsak anlarlar bilemiyorum. Bu ilerici beylerin, bayanların anladıkları dil ne olabilir? Darbelerden yana oldukları için çağdaştırlar. Vatandaşı küçük gördükleri için ilericidirler. İnsanların hür iradesini ifade etmeye karşı oldukları için cahil değillerdir. Aferin sizin bilginize, çağdaşlığınıza. Size de bu yakışırdı zaten. Biz sizin gibi ilerici ve çağdaş değiliz. Biz illa da birşey olmaktan önce adam olmak gerekir, başkalarına saygılı olmak gerekir diye düşünüyoruz. Başkalarına saygılı olamayan, kendini diğerlerinden saygın ve ayrıcalıklı sayan aşağılık bir ruh hali içindedir. Onlardan her türlü aşağılığı bekleyebilirsiniz.

Kabül, o seçkinci elitlerin değerlendirmesine göre ben de cahillerdenim. Allah’a hamdolsun darbelerden, darbecilerden yana olmadım. Görüş ve düşünceleri ne olursa olsun bu memleketin başbakan Adnan Menderes’den Deniz Gezmiş’lere kadar insanımızı acımasızca katledenlere alkış tutmadım. Bu milletin vicdanı yapılan zulümleri onaylamadı. Cahillik buysa biz cahiliz Ey ilerici, çağdaş beyler, bayanlar. Demokratik kararlara, halk iradesine, özgür düşünceye, insan haklarına saygısız olmadığım için ben de karanlık düşünceliyim!

30 yıl sonra halkın 12 Eylül zihniyetinden ve zulmünden hesap sorma kararlılığı, onları fena çarptı. Cin çarpmışa döndüler. Artık her canları istediklerinde rahat rahat kafamıza vuramayacak olmalarının sıkıntılarını yaşıyorlar. Çıldırıyorlar biliyorum. Onlardan farklı düşünenleri düşman saymak, fişlemek, sorgusuz sualsiz işten el çektirmek, tutuklamak, işkence etmek, gerektiğinde kurşuna dizmek, darağacına çekmek onları soylu ideolojileri adına rahatlatıyordu. Şimdi o rahatlayışın imkânını bulamayacaklar. Bunun için çıldırıyorlar. Adnan Menderes’in ruhu onları öyle sardı, kuşattı ki, uykularında bile rahat değiller. Gerçeklerinde ve rüyalarında bunalım içindeler. Kâbuslar görüyorlar inanın.

Sizler bu millete az çektirmediniz. O çekilen azabın milyonda birini olsun tadın bakalım. Demek bu millet evet dediği, özgürlüklerden, demokrasiden yana tercih yaptığı için cahil, gerici, aptal öyle mi? Bu millete yapılan hakareti, payıma düştüğü kadar olsun iade ediyorum. Asıl aptal sizlersiniz. Asıl cahil, asıl karanlık düşünceli olan, asıl gerici olan sizlersiniz. Yaşayın o karanlıklar içinde. Cahilliğinize doyamadan biraz daha, bir süre daha konuşun bakalım. Millete tepeden bakma ve halka zulmetme onurunu göğsünüzde taşıyarak kahrolun yalnızlığınızda.

Alışkanlıklardan dönmek, kurtulmak kolay olmuyor. Başkalaşan durumlara göre alışkanlıklarını değiştirmek ileri insan işidir. Bu millet ileri, ferasetli, duyarlı olduğunu gösterdi. Milletle olmayanlar, millete yakın durmayanlar anlayamaz bunları. Bu Türkiye’nin kendine özgü koşulşları içinde bie anlamda adam olma sorunu ile ilgilidir. Adam olmayı millete karşı olmak şeklinde anlayanların anlayamayacakları bir konudur. Onların bile anlayacakları günler çok yakında. Neyi mi anlayacaklar? Kendilerinin bir hiç bile olmadıklarını.
 HaBertaraf

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom