Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Kontrollü güç odaklarının projesi kontrolsüz demokrasinin zaferimidir?

12 eylül bir referandum oylaması değildir. İslam dünyasının rönasansının ve reformunun başalangıç günü olacaktır. Bu islam dünyasındaki gerçek bir değişimin ve demokrasinin ilk adımını oluşturacaktır. Yaklaşık bin yıldır islam dünyasındaki değişim anadolu topraklarından başlamış ve yine bu coğrafyada son bulmuştur. Bu gün gelinen siyasi ve evrensel konjüktüre göre tarihin Türkiye devletine ve hükümetine yüklenen misyon bu görüşü teyit etmektedir.

Türkiye cumhuriyeti tarihine bakıldığında kurulan hükümetler halk tabanlı bir demokrasiyi temsil eden bu durumu vizyonize eden anlatan çok az olay vardır.

Genel olarak devlet: jakoben bir anlayışın hiyerarşik örgütlenmesi olarak toplumun karşısısna çıkmıştır. Tek parti dönemlerinin alışkanlıkları gereği statü kazanmiş elit kabul edilen zengin bir yöneticiler tebası toplum üzerinde meşruiyet oluşturarak devletin şahsında kendilerine bir otorite kazandırmıştır. Aslında bu otorite görünmüyen bilinmeyen tanımlanmayan ve sorgulanması yasak olan devletin yapısına gizlilik yüklemiştir. Bu durum halka karşı bir ütopya olarak yıllarca gizemli bir güç odağı şekline dönüştürülmüştür. Amaç böyle bir devletin kutsallığı korumak değildir. Bu elit çağdaş ve zengin olan, toplumun çok az bir kısmını oluşturan halk adına kendi çıkarlarını koruyan bir yapının varlığını devam ettirmeye ve korumaya yönelik olmuştur. Türkiye cumhuriyeti tarihinde bu yapı ilk olarak tek parti döneminin toplum üzerinde oluşturduğu psikolojik ve sosyolojik bir harekat olarak varlığını devam ettirmiştir. Demokrasiye geçiş dönemiyle kurulan çok partili türk usulu demokrasi denemeleri pek başarılı olmamıştır. Bu demokrasi mumyasının oluşturduğu zemin vesayet sisteminin ve ithal edilen kast sisteminin yasal ve hukuki zeminini oluşturan anayasal güvenceler yaratmıştır. Toplumun milli ve manevi değerleri her zaman devlet kurumlarında ve keyfi olarak yasal olmayan uygulamaların hegamonyası altında ezilmeğe ve yok olmaya bırakılmıştır. Topluma kısmen demokratik güvenceler yaratmaya çalışan demokrat parti gibi gücünü halk desteğinden alan hükümetler darbelerle iktidardan uzaklaştırılmıştır.

Toplum genetiğine uygun düşmeyen hukuki ve yasal düzenlemeler toplumun içe kapanmasına ve umutsuzluğa düşmesine neden olduğu gibi toplum içindeki illegal örgütlenmelere zemin hazırlayacak kaos ve kargaşa ortamları oluşmuştur. Bu illegal yapılanmalar iç ve dış çıkar çevrelerinin ve sömürgeci güç odaklarının elleriyle öğretim kurumlarına ve diğer toplumsal alanlara sızmıştır. Sağ sol çatışmalarıyla yaratılan toplumsal kaos toplumsal dönüşümü ve gelişimi engellemeye başlamaıştır. Bu bilgi kirliliğiyle devlet içindeki gayri yasal yapılanmaların meşriyetini artırmıştır.

Daha sonra bu alevi -sunni çatışmasına, laik-dindar çatışması ve kürt-türk kavgasına dönüşmüştür.

Yüzyıllardır beraber yaşayan anadolu çoğrafyası bu düşüncelerin karşılıklı savaşına tanık olmaya başlamıştır.

12 eylül darbesiyle anayasayla koruma altına alınıp meşriyet kazandırılan ve kast sistemi haline gelen yargı ordu medya siyaset v s gibi toplumun dokunulmaz devletsel örgütlenmeleri oluşmuştur. 28 şubat süreciyle post modern darbe algısı topluma benimsetilmeye çalışılarak adı demokratik ve hukuk sistemi olan ucube bir devlet örgütlenmesinin denemesi gerçekleştirilmiştir.

Dünya konjüktürünün değişmesiyle ortadoğu çoğrafyasında mecburi değişimlere davetiye çıkarılmıştır.

Toplumsal reaksiyon olarak iç ve dış güçlerin bölge üzerindeki emellerine uygun olan tek parti iktidarının istenmesidir. Akparti böyle bir projenin ürünü olma ihtimali daha çok tartışılacaktır. Bu
bir komplo teorisinin anımsatılmasından uzak bir ihtimal değildir. Akparti gibi toplumsal ezilmişliğin misyonunu üstlenen liberal demokrat görünümlü toplumsal milli dini ve geleneklere saygılı bir partinin iktidarı kaçınılmaz olmuştur. Bu dönem demokrasinin önemli bir zaferi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında kontrollu güç odaklarının projesi kontrolsuz demokrasinin zaferine dönüşmüştür.

Uzun dönemdir varlığını herkesin bildiği ama hiç bir gücün dile getiremediği devlet içindeki gayri yasal çetelerin ve çıkar çevrelerinin sömürü düzenleri kesintiye uğramaya başlamıştır. Akparti içinde bu geleneksel anlayışı devam ettirmeye çalışan siyasi ve bürokratik çevreler mevcuttur. Bu çıkar çevreleri kendi tımar şebekelerini oluşturmaya devam ediyor olmaları bile toplumsal dönüşüm içindeki demokratik reformun hukuki zeminlerin oluşmaya başlamasına engel olamamıştır. Bu gün Türkiyenin siyasi partileri ve iktidar partisi içindeki bürokratik gayri hukuki ve demokratik geleneklere aykırı yapılanmaların varlığı bile bu toplumsal ve devlet yapısı içindeki orta çağ anlayışından kurtulma hareketini engeleyemecektir. Bu proje başarılı olmaya devam ediyor.

12 eylül refarandumu türk demokrasisi için kendi orta çağ geleneklerinde kurtulma günü olacaktır. Sadece bu gün bir başalangıç ve evrensel demokrasiye küçük bir kapı aralama zamanı sayılabilir.

Bu hem toplumsal değişimin ve dönüşümün önüne çıkarılan kalıplaşmış geleneksel tabuların yıkılmasına hemde parti içindeki entellektüel ve sosyolojik değişim parametrelerinin toplumsal taban bulmasına sebeb olacak yapıların oluşmasını sağlayacaktır.

Aslında Türkiye bu refaranduma evet diyerek sadece 26 yasal düzenlemeyi değiştirmiş olmayacaktır. Toplumsal değişimin fitilini ateşleyecek bir bakış yaratmış olacaktır. Ancak bu sadece akparti içinde değil bütün siyasi partiler ve toplumsal legal veya illegal yapıların değişmesini sağlayacaktır.

Bu akparti için hedeflenen demokratik özgürlükler ve parti içinde değişimler talep edilmeye başlanacaktır. Parti teşkilatlanmaları milletvekili tercihleri belediye başkanı adaylıklarından başlayıp bürokratik ve siyasi bir dönüşüme kadar genişleyecektir. Diğer partilere ve sivil toplum örgütlenmelerini etkileyecek bir değişim dönemini başlatmış olacaktır. Bu Türkiye demokrasisi ve hukuk sitemi için ortaçağdan kurtuluş günü olması büyük bir ihtimaldir. Ancak bunun gerekleri sayılan evrensel ölçülerdeki hukuki düzenlemelerin yapılması; halkın verdiği evet tercihinin boşa gitmemesi için iktidar partisine büyük görevler düşmektedir. Bu sadece bir başlangıç sayılabilir.

Daha değişim yolunda alınacak çok aşama vardır. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 99
Bu Ay : 20171
Toplam : 29429

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom