Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Kendi gerçekliğimizle değerlendirmek

Hiç bir olay tarihsel zincirden kopuk olmadığından bağımsız olarak ele alınamaz. Hadiseleri zamanın genel akışı içinde olgusal bir bütünlük içinde; dünle, bugünle, burayla ve orayla irtibatlı ele almaksızın gerçeğe yaklaşmanın imkânı yok gibidir.

Entelektüel zihin, gelişmeleri günümüzle ilişkilendirerek tarihsel bir düzlemde ele alır. Tarihsel düzlem, hem olayların arkasındaki asıl sebeplerin, hem gideceği yerin ipuçlarını vermesi bakımından önemlidir. Tarih bilincinden yoksun olanlar, aktüalitenin dar açısında bocalayıp dururlar. Onların yorumlarını bilgi, kültür değil anlık tepkiler, oluşturulmuş algılar yönlendirir. Çoğu durumlarda kamuoyu toplumsal algıları biçimlendirme merkezleri tarafından yönlendirilir. Yönlenen kalabalıklar kendi rızaları ve özgür seçimleri ile karar verdiklerini sanırlar. Olan, egemen odakların verdiği karara kitlelerin ortak edilmesinden ibarettir. Tarih bilinci ve toplum ideali bizi bu yanılgılardan, evhamlara, korkulara dayalı tepkilerden korur. Gelişmelere bu çerçeveden bakıldığında, önümüzde bilinmesi gereken geniş bilgi alanlarının olduğu görülecektir. Değilse bir yanlışı doğru zannı ile sürdürmek işten bile olmayabilir.

Öyleyse olaylar nasıl ele alınmalı, anlaşılmalı, irdelenmelidir? Madem hiç bir olay dünyada bir başka olaydan bağımsız değildir, öyleyse yakın çevremizden en uzak coğrafyalara kadar dünya tarihini, toplumların tarihsel serüvenlerini bilmek gerekmektedir. Bu noktaya gelişimizde diğer toplumların, özellikle siyasal güç olarak egemen devletlerin ne gibi etkileri olmuştur, olmaktadır? Ne demek istediğimizin daha net anlaşılması için, Avrupa’nın sanayileşmesi ile birlikte bizi doğrudan etkileyen siyasi, ekonomik gelişmeleri araştırmak yeterlidir. Diğer taraftan ABD’yi ortaya çıkaran büyük keşif, göç ve katliam dalgaları ve sonrasında, emperyalizmin diğer ülkelere dönük gizli, karanlık eylemleri, mesela CİA’nın faaliyetlerini bilmek önemlidir. Özellikle soğuk savaş yıllarında uzak ve orta doğuda, Latin Amerika’da ABD’ nin her biri facia boyutunda ne tür vahşi senaryolar sahnelediği artık herkesçe biliniyor. Bu türden vahşi saldırıları, üstelik özgürlük ve demokrasi adına bölgemizde, Lübnan’da, Filistin’de, Irak’ta nasıl sahneye koyduğu bilinmiyor değildir. Bizim yararımız, iyiliğimiz ve özgürlüğümüz için bizleri öldürmüşlerdir! Sizin olsun iyiliğiniz!

Sonra Türkiye’yi iyi bilmek gerekmektedir. Dünden ve yarından kopuk bir Türkiye gerçekliğini ne anlamak ne kavramak mümkündür. Bugün ülkemizde olan gelişmeleri kavramak için, hiç olmazsa İttihat ve Terakki’den bu yana, içerden ve dışardan kurgulanmış oyunların şeytani ağını öğrenmeliyiz. Türkiye kendi haline bırakılmamış, kendi gerçekliğinden koparılmaya çalışılmış bir ülke olarak var oldu. Halktan bağımsız karar vericiler, insanımızın algı dünyasını ve yeteneğini, kendi çıkarlarına ters düşmeyecek tarzda değiştirme yolunu izlediler. Bunun için ne tür programlar politikalar uygulanmıştır?

Son olarak bizi biz yapan benliğimizin ve kimliğimizin asıl unsurları nelerdir? Tarihsel süreç içinde kazanılmış millet varlığımızın asıl karakteri, hakikati nedir? Bu noktalar oldukça önemlidir. Bütün bu etkin kuvvetlerin bileşenleri ile, akıllı, onurlu bir duruş ve düşünüş sahibi olmayı başaramazsak, gündelik savrulmalar içinde dağılıp gideriz. Ne olup bittiğini, kime nasıl hizmet ettiğimizi de bilemeyiz. Öyle ki, bilgiden, ferasetten yoksun iyi niyetlerimiz, bizi kötülüğe hizmet etmeye kadar götürebilir. Bu anlamda güzel gelişmelerin olduğunu sadece hissetmiyorum, görüyorum.

Her türlü grup, parti çekişmesi bir yana toplumda sarıcı, kuşatıcı bir bilinç oluşmaktadır. İnsanımız kendi göğünü, kendi ufkunu, kendi yerini, en önemlisi kendini keşfetmeye başlamıştır. Sözünü ettiğimiz hassas noktaların gerektirdiği dikkati, titizliği elden bırakmadığımız sürece, bu dünyadan uzaklaşmak artık çok zordur. Milleti yanıltmanın kolay olduğunu sananlar, yaşanan bu büyük değişimin farkında olmayanlardır. Artık milletin masallara karnı tok. Yalanlara kapımız kapalı. Öfkeleri besleyerek, sen ben çekişmesine bel bağlayarak düşünce ve siyaset ürettiklerini sananlar, bu yolun çıkmaz sokak olduğunu, uzak değil 12 Eylül’de anlayacaklar. Çünkü Türkiye benliğini bulmuştur, bulmak üzeredir. Benliğin, kimliğin gelişmesine uzayan özgürlük yolunu tıkayan, tıkamaya çalışan darbeci, vesayetçi paradigma çökecektir. O zaman kendimizle birlikte dünyayı, dünyayla birlikte kendimizi değerlendirme alanımız ve imkânımız daha da genişleyecektir.

Yazarın izni ile HaBertaraf'tan alınmış

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 632
Bu Ay : 4658
Toplam : 4658

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom