Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

"AK Parti'yi Baykal iktidar yaptı" demek istiyor

Kamuoyu Kılıçdaroğlu’nun 27 Nisan Muhtıtasının Ak Partiyi iktidara getirmek için verildiği şeklindeki beyanını tartışıyor. Güya Yaşar Büyükanıt bu maksatla Ak Partiye destek vermiş.
Yeter ölçüde tartışıldığı için fazla ayrıntıya girmeyeceğim.

Açık ki, CHP içine düştüğü sıkışık ve zor zeminden böyle bir manevra ile sıyrılmaya çalışıyor. Bilmeyen de sanır ki, bu CHP darbelere karşı, askeri vesayetten yana değil. Ödünsüz demokrasiden yana.

Aynı salvonun parçası olarak 35. madde tartışmasını başlattılar. Önce kaldırılması lafı ortaya atıldı. Başbakan, konuya ciddi olarak eğilince, yine köşeye sıkıştılar. Hazırladıkları değişiklik önerisinde sadece bir kelimeyi çıkardılar. ‘Kollama’ kelimesini. Teklif tasarısının kendilerinin söylediği amaca bile hizmet eder bir içeriği yoktur. Üstalik bu taslakta darbenin kurumsal hale getirilmesinin onaylanması vardır.Yine komedi, yine tutarsızlık! Yaptıkları, makyajın tonunu farkedilmeyecek ve farketmeyecek tarzda değiştirmekten ibaret. CHP yine karakolda doğru söyleyip mahkemede şaştı. Yine avutma, yine aldatma, yine yapıyormuş gibi, istityormuş gibi gözükme kurnazlığı.

Bu CHP’ye üzülmemek elde değil. Darbecilik genlerine işlemiş. İsteseniz de özgürlükçü, isteseniz de demokrat olamıyorsunuz. Oy kaygısıyla da olsa, halka şirin gözükmek için de olsa demokrasi aklınıza geliyor ama iş ciddiye binince hemen çark ediyorsunuz. Olmuyor. Olmaz. Yapamazlar. Halk da, samimiyetten yoksun bu manevraları yutmuyor.

İnandırıcı olmanız için çok fırsat kaçırdınız. Demokrasi sınavında siciliniz berbat ve sınıfta kaldınız. Demokratikleşmeyi arzulama yönünde hiçbir çabanız yoktur, olmadı. Halk da tarih de sizi vesayetçi ideolojinizle anacak. Halka, özgürlüklere karşı olan her girişimin yanında yer aldınız. Darbecileri, muhtıracıları desteklediniz. İşte en son 27 Nisan bildirisi. Bilmeyen, Kılıçdaroğlu’nun beyanına bakıp CHP’yi demokrat, halk dostu bir parti sanacak! Oysa o gece neredeyse bütün CHP’liler zil takıp oynamıştı. Onur Öymen kanal kanal koşturup, yetkili askerlerle konuştuğunu, Ak Partinin artık hükümette devam edemeyeceğini söylüyordu iştahla. Nur serter’den, Mustafa Özyürek’e Kemal Anadol’a kadar herkes muazzam bir memnuniyetle konuşuyorlardı. Sanki iktidar devrilmişti ve sanki alttan alta kendileri iktidara hazırlanıyorlardı. Asker geçmişte kimi defa olduğu gibi iktidarı onlara hediye edecekti. Demek 27 Nisan Ak Parti’yi iktidar yapmak için tezgâhlanmış bir işbirliği projesiydi öyle mi? Ak Parti zaten iktidar değilmiydi sayın Kılıçdaroğlu? O gün genel başkanınız Deniz Baykal’ın, hani akıllara ziyan Bizans oyunları ile ve iğrenç bir şekilde koltuğundan edilip, bir oldu bittiyle tahtına senin oturduğun genel başkanın beyanları da bu yöndeydi. Durumdan, gelişmelerden son derece memnundu. Memnundunuz.

Bütün bunlar bilinirken, Kılıçdaroğlu neden böyle geri tepecek bir açıklama yapıyor? Bunun birçok sebebi var. Ben en önemli gördüğüm iki sebebi söyleyeyim.

1- Referanduma hayır kampanyasında CHP tıkandı. Makul gerekçeler ileri süremiyor. Mitinglerde halk coşkusu yoktur. Şehirlerde olan mitinglere çevre illerden adam taşınmasına rağmen istenen canlılığı yaratamıyorlar. Bu süreçten çıkmanın bir yolu, bu numaralarla Ak Partiyi yıpratmak. Çünkü Kılıçdaroğlu son anda da olsa halkın darbe destekçilerine ve özellikle 12 Eylül savunucularına oy vermeyeceğini gördü. Referandum sonucu onu yerinden edecek. Bunu da biliyor. Baykal ve ekibi tetikte bekliyor. Referandum sonrası partide fırtına kopacak. İşte tam bu sırada ikinci seçeneği düşünüyorum.

2- Kılıçdaroğlu bu beyanıyla aslında Baykal’ın önünü kesmek istiyor. Bence asıl sebep budur. Zaten “Geçmişle yüzleşmemiz gerekir” derken, ciddi manada ‘darbeleri yargılayalım’ demek istemiyor. Onun böyle bir derdi yok. Olamaz. Eğer çıkışında samimi olsaydı 12 Eylülle yüzleşmede, daha doğrusu hesaplaşmada ‘hayır’ safında yer tutmazdı. “12 Eylül darbesinden yanayım ama 27 Nisan’a karşıyım” mı diyeceksiniz? Sorsanız hayır biz öyle demiyoruz diyecekler. Zaten ne dedikleri de belli değil. Korkunç bir zihni körelme, kopma, karışıklık yaşıyorlar. Asıl amaç, Baykal’ın önünü kesmek dedik. Kılıçdaroğlu “27 Nisan Ak Parti’yi güçlendirmiştir. Bu süreçte Baykal’da Ak Parti’yi güçlendiren bir siyaset gütmüştür” demek istiyor. Aslında en makul yaklaşım da budur. Eğer böyle düşünüyorlarsa bunu açıktan açığa söylemelerinde ne sakınca olabilir? Kılıçdaroğlu böyle de söyleyemez. Korkması için Baykal’ın gölgesi bile ona yeter. Sinsi, kaypak, ürkek, korkak bir tarz seçilmezse, parti içi hesaplaşmada da daha kazançlı çıkabilir. Ama nede?
  Yazarın izni ile HaBertaraf'tan alınmıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 384
Bu Ay : 4410
Toplam : 4410

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom