Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Kılıçdaroğlu kendini boş yere zorlamasın

Kılıçdaroğlu, referandum öncesinin Ramazan’a denk geldiğini öğrenince, halkla ilişkilerde müthiş bir taktiği uygulamak için teşkilatlarına emir buyurmuş: Ramazan boyunca rakı sofraları yerine iftar sofraları kurulacak. İftar çadırları ziyaret edilecek. Camiler Ak Parti’ye bırakılmayacak. Teravih namazlarına gidilecek!

-Ne için?
-Sevap olduğu için.
-Hayır bilemediniz.
-İbadet etmek, Allah’a kulluk yapmak için.
-Yine bilemediniz.
Oy için. Halka hoş görünmek için.

Bana kalırsa ister böyle değerlendirin, ister takiyye yapıldığına hükmedin, sonuçta kamu adına bu tutum bile zararlı değildir. Velev ki, halka şirin gözükmek için din istismarcılığı yapılmış olsun. Onlar başka hesaplar yapıyor olabilir. Kaldı ki, oruç tutacaklarını da camilerin semtine yaklaşacaklarını da sanmıyorum. Dayanamazlar. Daha öğlen olmadan sıtmaya tutulmuş gibi nöbete girerler. Bunalım geçirirler. Hele alınları secdeye vardığında, ruhlarını hafakanlar basar. Delirecek, cinnet getirecek olurlar.

Diyelim ki bu taktiği uyguladılar. Akşama kadar kendi aralarında tıkınırlar, sızdırırlar; sonra da senden benden inançlı adam pozları ile camilere, iftar çadırlarına giderler. Yaparlar mı yaparlar. Madem böyle bir niyetleri var, hiç olmazsa oruç ve namazla ilgili ilmihal bilgileri öğrenmelerinde yarar var. Yanlışlıkla abdestsiz namaza filan dururlarsa indallahta mesuliyeti ağır olur. Bu durumda dillerine pelesenk ettikleri cevapları hazırdır: “Din Allahla kul arasında bir meseledir”

Madem öyle, niçin bu şaklabanlık yapılıyor? Dini hayata saygınız vardı da, niçin “Bunlar şeriatı getirecek. Rahat içki bile içemeyeceğiz. Bunlar iktidara geldiklerinde bütün meyhanelerin kapısına kilit vurulacak. Yaşama alanımız daraltılacak” diye yıllarca yaygara kopardınız? O zaman hangi hassasiyetle, kimin hassasiyetlerine özen göstererek ortamı gerdiniz? Siyaset ve düşünce adına dinden, inanca uygun yaşamaktan söz edildiğinde, konuyu istismar veya takiyye yapmakla yorumladınız? Asıl sizin yaptığınız, yapacağınız ne oluyor acaba? İnanan bir insanın inandığı gibi yaşaması mı istismardır, sizin yaptığınız mı? Bir müminin inandıklarını konuşması mı takiyyedir yoksa sizin bu taktikleriniz mi? Ne kadar akıllısınız?

Her şeye karşın, bu gelişmeler, CHP’nin kendi etrafına duvar örmesini sağlayacağı için hayırlı sonuçlar verebilir. Son tahlilde bu bir tavizdir. Bir geri çekilmedir. Halkın ısrarla koruduğu değerlerin tazyiki altında, ne yapacağını şaşırmış bir ruh halinin yansımasıdır. Yoksa dertleri inançlı insanlara, Anadolu insanına yakın durmak, onlarla gerçekten dost olmak değil. Beyanlardan bu açık açık anlaşılıyor zaten. Beyefendiler ne zaman rakı içmeyeceklermiş? Ramazanda. Niye? Rakı içmek Ramazan’da haram da diğer aylarda helal mi?

Kılıçdaroğlu şaka gibi, karikatür gibi bir adam. Rol için bile olsa; mahsustan, inanmayarak bile olsa müslümanca yaşamanın kolay olduğunu sanıyor. Sonra bu milletin çok rahat kandırılacak bir güruh olduğunu sanıyor. Onun derdi, genelbaşkan olarak vereceği ilk ciddi sınavda yerini korumak. Bütün derdi postu kaptırmamak. Kurultayda gürleyerek sarf ettiği ilk cümle “İktidara geliyoruz” olmuştu. Basın şişirmiş, büyük destek vermişti. İhanet şebekesi, hiç bir kural tanımayan tüm maharetlerini bir bir sergiliyordu. İyi ama ne yapıp ediyorlarsa hesbı bir türlü tutturamıyorlardı. MHP’nin de desteğini almaları durumunda en az % 40 gibi bir oya ihtiyaçları vardı. İşte Kılıçdaroğlu’nun tüm telaşı bu oranı tutturmak. İyi de ‘Hayır’ oyları % 40 hatta ondan aşağı çıkarsa ne yapacaksın? O oranı alıp bütün red cephesi bölüşsün. O zaman seyredin parti içindeki çekişmeleri.

Ama ben Kılıçdaroğlu ve CHP’ye başka bir şey söylemek istiyorum: Kendinizi boş yere heder etmeyin. Boş yere zorlayıp durmayın kendinizi. Herkesi memnun etmek için olmadık sahteliklere, takiyyelere lüzum yok. Siz böyle yapmakla, hayatını şeriatçılara(!) nefret üzerine kurmuş gerçek dostlarınızı da yitirebilirsiniz. Hem sonra insanın geçici bir süre de olsa, istemeye istemeye, mecburen kendini başka biri gibi göstermesi psikolojik olarak tehlikeli sonuçlar doğurur. Bu işin sonunda şiddetli ankisiyeteler, depresyonlar başlayabilir. Sonuçta size koskocaman bir moral çöküntüsü kalabilir. Kendiniz olmayarak elde edeceğiniz bir başarının yararını göremezsiniz. Hem sonra sizi illa da inanan insanlara yakın olmaya zorlayan bir durum yok. Burası Türkiye; inanç ve düşüncelere hoşgörüyle bakmasını bilen bir halkız. Benim gibi olunca iyi olmazsınız. Kendiniz gibi olun. Kendiniz gibi olun ki, diğer insanları temsil etme hakkını elde edesiniz. Kendiniz gibi olun ki, o halinizle sizi seven insanlar, daha rahat seçim yapabilsin. Biz sizleri kendiniz olarak, kendi yerinizde de severiz. Biz sizi içkinizle de, rakı sofralarınızla da, namazsızlığınızla da kabul ederiz. Eğer inanıyorsanız hesabınızı Allah’a vereceksiniz. Ama ne olur, yine kendi ifadenizle takiyye yapmayın, yalana yönelmeyin, dini siyasete alet etmeyin. Olmaz. Yapamazsınız. Yok eğer, şimdiye kadarki yaptıklarınızdan nedamet getiriyorsanız, buyurun hulusi kalp ile, yeni bir hayata girin Ramazan kapısından. Ona kimsenin bir diyeceği olamaz.
Yazarın izniye habertaraf'tan alınmıştır. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 768
Bu Ay : 16848
Toplam : 26106

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom