Ğıffari Türkmen

Ğıffari Türkmen

giffari-turkmen

Türkiye'de İşsizlik

 

‘Bilim ve sanat kendisine değer verilmeyen yerden göç eder.’
İbn-i Sina
1991 in ağustos sıcağı… İçi dışına çıkmış tabiri ile anlatılabilecek kadar kötü yaralanmış bir komşu akrabamı Malatya’dan Kayseri’ye götürüyoruz. Daha Darende’den çıkmamıştık, oldukça metanetli olan genç yaralımız inim inim inleyip ‘ Abzer Kayseri göründü mü?’ sualini hep soruyordu.
            Nihayet Kayseri’ye vardık. Erciyes Üniv. Tıp Fak.nin büyük avlusunda İbn-i Sina’nın; ‘Bilim ve sanat kendisine değer verilmeyen yerden göç eder.’ sözünü okudum ve bu sözü kalemsiz, mürekkepsiz yazdım.
            Buna benim de ekleyeceklerim var:
1-     Din
2-     Emek
3-     Adalet
4-     …
5-      Beşeri insan yapan değerler kendisine değer verilmeyen yerden maalesef göç eder. 
 
Türkiye’de son 20–25 yıl içinde köyler boşaltılırcasına köyden şehre göç akını oldu. Şehirleşmenin artması gerekliydi. Fakat böyle değil. Şehir köylüyü çağırsaydı sonuç böyle olmazdı. Köylü köyünde değer bulsaydı köyünü boşaltmazdı. Köylü birilerine efendi olmayı bırak, adam gibi bir değer görseydi göç etmezdi. Şehirli, köylünün ürününe değeri kadar fiyat verseydi o köyünü boşaltmazdı.
Ürettiği domatesin, karpuzun vb. ürünlerin haldeki komisyoncunun parasını, nakliye- yükleme parasını çıkarıp kendisine üç kuruş kaldığını görseydi onu tarlada çürümeye bırakmazdı. Çiftçi sermayesini ve emeğini kendisi vererek ürettiği bir kilogram buğdayı, yarım kilogram ekmek fiyatına satabilseydi tarlalarını boş bırakmazdı. Hatta ziraat mühendisi olan çocuğunu yanına alarak daha verimli, daha modern tarıma geçerek başkaları için iş imkânı açardı. Çocuğunu yıllarca bir memur kadrosu almak için işsizler kuyruğunda bekletmezdi. Veya var olan beş zirai ilaç dükkânın yanına altıncısını açtırmazdı.
Köylü iki yıl beslediği bir hayvanı satın alarak yedirdiğinden birazcık daha fazla paraya satabilseydi köyünü boşaltmazdı ve belki bu gün et fiyatları da böyle olmazdı. İki yıl boyunca yetiştirdiği bir hayvandan elde ettiği kar ile iki parça beyaz eşya alabilseydi köyünü boşaltmazdı. Veteriner hekim olan oğlunu yanına alarak modern hayvancılık yaparak verimini arttırır, başkalarına da iş imkânı sağlardı.  
Şehirli, şehir konforunu zamanında köye götürseydi, köyde kalan çocuğu okulsuzluğa mahkûm etmeseydi köylü şehre doluşmazdı. Köylü bazen bir veya birkaç yıllık emeğini bir hastasıyla birlikte getirip şehirliye bırakıp üzerine bir de azar yemeseydi köyünü boşaltmazdı. Türkiye’de işsizliğin etkenlerinden biri de değer bulma arayışı, sınıf atlama arayışıdır.
            Güvenlik-terör ise işsizliğin hem hazin hem de korkunç bir sebebidir. Başlı başına incelenmelidir.
İnsan emek harcayarak, ürün elde ederek iş yapmış olur. İhtiyaçların çok çeşitlendiği bir dönemde çok çeşit ürün ve çok fazla iş sahası oluşur. Bu sahaların her birinde yeterince üretim yapmak işsizliği azaltır.
            Sanayileşmek tarımsız yeterli olmuyor. Tarımdan sanayiye geçiş Türkiye için evrimini tamamlamadan olmuştur. İsrail bu gün tarım ürünlerini dünyaya pazarlıyor. Ağaç saniyisinde önemli bir yeri olan Ankara’da Siteler'deki kerestecilere sorduğumda inşaat sektöründe çokça kullanılan çamın yarıdan fazlasının (%60- %90 arasında söylüyorlar) Ukrayna’dan ithal edildiğini söylediler. Türkiye’de sanayileşmiş bir tarım hızlıca oluşmalı.
            İşsiz üniversite mezunları… İlkel bir köylü olmaktan kurtulmak, emeğine yeterince değer verilmeyen bir işçi, bir hizmetçi olmaktan kurtulmak için varını yoğunu dersanelere aktarıp bir üniversite bitirmek ve sonunda yine işsiz kalmak…
Elbette üniversite bitirmek iş sahibi olmak demek değildir. Fakat bu gençlerin işsizliğini 5-6 yıl ertelemenin bu arada bir meslek öğrenme dönemini de elden kaçırmalarını sağlamanın ileri görüşlülük ve vicdanla bağdaşmadığını düşünüyorum. Köylü şehirli kadar değer bulmayı sadece üniversite kapılarında aramamalıdır.
Otomasyon onlarca kişinin işini elinden alıp birkaç kişi ve robotlara verdi. Üretilen ürün ise sadece patronların karını arttırdı. Kapitalizm derinleştikçe işsizlik artıyor. Elbette insanın faydasına makineleri üretmeli ve kullanmalıyız. Fakat bunu yaparken makine nimetinden daha geniş kitlelerin faydalanmasını da sağlamalıyız. Bu, çalışma saatleri azaltılarak, daha fazla kişinin çalışmasını sağlamak şeklinde olursa daha çok kişi iş sahibi olur. Tabi ki patronlar uygun görürse.
Kamuda istihdamı arttırmanın işsizliği azaltacağını düşünmüyorum. İşsizliği kamuda istihdamla azaltmaya başladığınızda iyi- kötü bir şeklide idare eder bir işi olanlar da o işi bırakıp işsizler kuyruğuna girerler. Bu kuyruğu iş çağına yeni girenler de uzatırlar. Düzenli iş, düzenli gelir ve devlet garantisi diye.
Bu konunun bir boyutudur.
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 410
Bu Ay : 18800
Toplam : 28058

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom