Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Baştan fiyasko

33. CHP olağanüstü kurultayı yapıldı. Hayır, yanlış okumadınız. Takvim olarak olağan ve fakat oluşum biçimi itibariyle olağanüstü bir kurultay olduğunu biliyoruz. Çünkü kendi işleyişi içinde demokratik bir yarış yaşanmamıştır. Kurgulayanların bir damarının parti içinde olduğu söylenen komplo ile hazırlanan oldubitti ve adeta bir emrivaki ile yapılmıştır bu kurultay. Söylenenler doğru ise Yılmaz Ateş “Bu kurultay alçakça bir ortamda yapılmaktadır” demiştir. O nedenle bu kurultay sağlığı ve meşruiyeti itibariyle daha şimdiden tartışma konusu edilmeye başlanmıştır.

CHP üzerine ve CHP üzerinden siyaseti yeniden dizayn etme büyük oyununun bir aşaması yaşanmaktadır. Keşke bu süreç gizli kapaklı, kirli, şaibeli işler, ilişkiler süreciyle gerçekleşmeseydi. Yine de siyasi kültürümüz, özellikle de CHP’li kadroların siyasal davranışları açısından önemli deneyimler edinmiştir. Bana sorarsanız, kurultayın yapılma biçimi bile, siyasi düzeyin ne kadar alt seviyelerde olduğunu göstermesi bakımından unutulmayacaktır. Temennim, bu kurultayda görüldüğü biçimde arkadan itmelerin, arkadan vurmaların, iftiranın, çamur atmanın, asılsız iddialarla başka parti ve liderlere saldırmanın son bulmasıdır. Bu konularda çok incitici, yaralayıcı, çok çirkin örneklerin acı tecrübelerini edindik.

Gelelim Kurultaya. Kılıçtaroğlu beklendiği gibi genel başkan oldu. Sonucu önceden belli bir yarıştı bu. Aslında bir yarış filan da olmadı. Bir anlamda usulen bir kurultay yapıldı. Her şey önceden tasarlanmıştı. Tasarlandığı, kurgulandığı gibi de neticelendi.

Kılıçtaroğlu’nu televizyondan izledim. Herkes gibi ben de vereceği mesajları merak ediyordum. Heyecanla, fazlasıyla meraklanarak izlediğimi söyleyemem. Belki salondaki delegeler veya koyu CHP’liler için heyecan verici bir konuşma da yapmış olabilir. Ama bana sorarsanız, Kılıçtaroğlu’nun konuşmasından hiçbir heyecan duymadım. Konuşmada yenilik adına, değişim adına tek bir cümle yoktu. Heyecan duyamayışım bundandır. Aslında, sola, değişen dünya ve Türkiye şartlarına göre yeni bir felsefi ufuk açacağını da bekliyor değildim. Çünkü malzemeyi biliyordum. O malzemeden ne çıkacağını, ne çıkmayacağını tahmin etmek zor değildi. Şimdiye kadar yapıp ettikleri, söyledikleri devletçi statükonun sürdürüleceğinin teminatı değil miydi? Ne yalan söyleyeyim, belki ilk kez ciddi manada Baykal’ı arar oldum. Hiç değilse Baykal konuşmasına kısmen de olsa felsefi bir içerik yüklüyordu.

Konuşmasında bir diyalektik vardı. Söyledikleri yanlış da olsa bir tutarlılığa sahipti. Oysa şimdi karşımda adeta bir kasaba politikacısı vardı. Seçim zamanlarında kahve toplantılarında partilerin mahalle temsilcileri mikrofonu ele geçirip nutuk atarlar ya. İşte öyle bir konuşmaydı. Teknik olarak akıcılığı olmayan, vurguları sönük ve acemice. Tutarsız, çelişkiler yumağı bir konuşma. Vizyon ve derinlikten yoksun. Açısı dar. Sloganlardan ve bol keseden “yapacağız, edeceğiz” türlü söylemlerden ibaretti konuşma.

Yenilik aradım durdum. Değişiklik bekledim. Nafile bir bekleyişti benimkisi. Eski tas eski hamam. Statükoyu savunmaya devam. Demokratikleşme hususunda ne diyecekti? Açılımı destekliyor muydu? Güneydoğu, Kürt ve kendisinin de ait olduğu alevi kesimin sorunlarına bakışlarında bir değişiklik var mıydı? Ergenekon’dan bir ayrışma söz konusu olacak mıydı? Bütün beklentilerim boşa çıktı. Yeni CHP’de yeni olan hiçbir şey olmayacak. Yine Ergenekon’un avukatlığı yapılacak. Yine oligarşik yargı, yine üstünlerin hukuku, yine devletin resmi ideolojisi, yine rejimin bekçiliği savunulacak. Ben millet iradesinin siyasal zemine yansıtılması için bir isteğin belirmesini arzuladım. Tersi oldu. CHP her zaman olduğu gibi şimdi de ideolojik devlet statükoculuğunu halka propaganda etmenin yollarını aramaktadır. Yani yeni CHP, yine CHP. Değişen bir şey yok. Bunların sayesinde şaşırma hakkımızı bile doya doya yaşayamayacağız.

Siz şimdilerde estirilmeye çalışılan rüzgâra aldanmayın. Göreceksiniz bu balon sanılandan da erken patlayacak. Çünkü Türkiye yeni gerçeklikleri ile mevcut CHP’nin anlayamayacağı kadar geniş, demokrat ve özgürdür. Siz bu gerçekliği laf cambazlıkları ve 70’lerde kalmış propaganda teknikleri ile saptıramazsınız. Türkiye’yi geriye götüremezsiniz. Millete bünyesine dar gelen elbiseler giydiremezsiniz. Milletin boş laflara, kuru sloganlara karnı tok.

Bu dille, bu tutumla ne Kılıçtaroğlu CHP’yi kaldırabilir ne de CHP Türkiye’yi. Türkiye sizin kaldıramayacağınız kadar ağır bir ülke.

Yazarın izniyle habertaraf'tan alınmıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 64
Bu Ay : 19151
Toplam : 28409

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom