Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Milleti kapatamadığınız sürece!

Parti kapatmayı zorlaştıran yasa 330 oya ulaşamadığı için paketten düştü.

Doğrusu başta CHP genel Başkanını, MHP ve onunla birlikte aynı blokta hareket eden BDP’yi tebrik etmek gerekir.

Kimi halis niyetli yaklaşımlar bu ittifak tablosunu anlamanın
mümkün olmadığını düşünebilir. İnsanımız, bu ittifakı, özellikle
sahnenin bu tarafında birbirinin gözünü oyuyor gözüken MHP ve BDP’nin
nasıl aynı amaca yöneldiklerini anlamakta güçlük çekiyor olabilir. Hiç
kafanız karışmasın. Birbirlerine zıt kutuplarda veya cephelerde yer
almış gözüken bu partilerin sözde farklılıkları, sizleri yanıltmasın.

Bu partiler özlerinde anti demokrat mahiyete sahiptir.
Demokrasinin, özgür iradenin tecellisini istemezler, istemediler. Hem
devletin baskı ve dayatma üretmesini savundular, hem de o baskılardan
kendilerine siyasi rantlar, rahatlıklar devşirdiler.

Bunların yaptıkları siyaset değil. Eğer dürüst, anlaşılır,
demokrat bir siyaset yapmış olsalardı bu yasanın geçmesi gerekirdi.
Seçimle varlık bulan partilerin kapanmasını atanmış bir iki insanın
keyfine bırakmak, insanımıza saygısızlıktır. Bu tutum o partilerin
kendilerine de saygılarının olmadığını ortaya koyuyor.

Düşünebiliyor musunuz, partiler partilerin kapatılmasını arzuluyor.

Bu nasıl bir siyasettir?

Görüş
ve düşünceleri, politikaları hangi yönde olursa olsun, partilerin,
öncelikle kurumsal işleyişlerini sağlıklı kılacak yapıyı korumaya
çalışmaları gerekir/di. Demokrasi dışı bazı odakların söz konusu
yasanın düşmesini istemesi anlaşılmaz bir hadise değildir. Ancak
partilerin, kendi varlık koşullarını ortadan kaldırmayı kolaylaştırıcı
bir tutum almalarının tutarlı bir yanı olamaz. Bu tutum sağlıklı bir
gösterge sayılamaz. Bu tutum olsa olsa benlik ve kişilik bozukluğu ile
ifade dilecek hastalıklı bir durumdur. Bir açıdan bu siyasal
mazoşizmdir.

Muhalefet sonucu çocuklar gibi sevinerek, birbirlerine sarılarak
kutladı. Alanlarının daraltılmasından, imkânlarının ellerinden
alınmasından nasıl mutlu olabilirler? Bunu nasıl yaparlar? Dedim ya,
insanın kendi benliğine, kişiliğine inancı, güveni, saygısı kalmazsa
demek ki, yapar, yapabiliyor. Bu realiteyi Cusmann’ın ‘Boş Benlik’
teorisiyle açıklamak da zordur. Bu tutum olsa olsa ‘Negatif Benlik’in
bir tezahürüdür. Biz geçen yazılarımızdan birinde bu siyaset
psikolojisine ‘Haset Siyaseti’ başlığı altında değinmiştik. Bu kavramla
izah edilen siyaset tarzı, akrep gibi kendi kendisini sokmakta,
öldürmektedir. Partiler kendi elleri ile kendilerini hiçleştiriyor,
zayıflatıyor, etkisizleştiriyor. Üstelik bundan da mutlu oluyorlar.
Tuhaftan bile tuhaf bir durum. Her biri öğrenilmiş çaresizliğin veya
öğrenilmemiş çarelerin ustası. Bu tutum siyaseti tıkamakta, milli
iradeyi köreltmektedir.

Bu siyaset tarzı var olmayı, var kalmayı öne çıkarmıyor. Yok
etmeyi, yok olmayı benimsiyor. Erich Fromm’un kuramını uyarlayarak
ifade edersek, yıkıcılığa, kırıcılığa yöneliyor. Bu anlayış hala
siyaset yapma imkânı buluyorsa, o toplum için başka belaya, başka
musibete gerek kalmaz diye düşünüyorum. Olmak için, başarmak için bir
çaba gösterilmiyor. Toplum için, Türkiye için bir amaç, bir program
ortaya konulmuyor. Böyle var olmak zor, zahmetli geliyor olmalı.
Varlıklarını başkalarını yok etme üzerine kuruyorlar. Başkası yok
olunca, öteki yok olunca böylece kendileri zaten var olacaklar.
Başkasını var kılarak var olmanın, birlikte var olmanın zevkini yaşamak
yerine, başkasını yok etmeye çalışarak var olma sapkınlığının nasıl bir
ruh halinden neşet ettiğini anlamak kolay değildir. Bu eğilimin bizim
ülkemizden çıkıyor olmasını da ayrıca düşünmek gerekir. Demek ki, bu
anlayışın, eğilimin olmasına elverişli bir insan ve toplum yapısı var.
Bu düzenlemenin Ak Parti’ye yarayacağı gerekçesiyle engellenmesi, çok
tehlikeli bir mantık içerir. “Seni kapatacaklarsa ben de kapanma
riskini seve seve göze alıyorum. Yeter ki sen olma. Senin olmaman için
benim de olmamam gerekiyorsa, yok olmayı göze alıyorum” tavrı haset
siyaseti değil de nedir?

Peki, millet ne düşünüyor? Nasıl düşünüyor? Bu konuda şu anket bunu
gösteriyor, şu yazar bunu savunuyor spekülasyonunu bir yana bırakalım.
Gerçek anket nasıl olsa yapılacak. Gerçek anket seçimdir. O seçimde
millet bütün bu olayları nasıl gördüğünü, değerlendirdiğini söyleyecek.
Şimdilik milleti, tabanı, hatta parti teşkilatlarını dinlemeksizin
siyaset yaptığınızı sanmanın zevkini biraz daha sürdürün bakalım. Her
zaman söylüyorum; CHP’yi zaten anlıyorum. Millet düşmanlığı onun ruh
kökünde var. BDP ne yapıyor? MHP’nin ifadesi ile ‘İmralı Canisi’nin
emir ve talimatlarına uyarak siyaset yaptığını sanıyor. Cani “Ak
Parti’ye destek vermek ahlaksızlıktır” diyor. Çok ahlaklı BDP’liler,
millete karşı olmak gibi ahlaklı davalarında MHP’li kardeşleri ile
beraber, ancak kendilerinin başarabileceği bir ahlak ve fazilet
dayanışması örneği veriyorlar. Bu kardeşlik karşısında gözleriniz
yaşarıyor. Sevinçten ağlıyorsunuz. Bu ne büyük bir zafer değil mi?
Milleti engellemenin zaferi. Milletin umudunu, özgürlüğünü çalmanın
zaferi. O beton gibi donuk, asık suratlı bir adam vardı, hani şu pati
kapatmaya doyumsuz adam, işte ona güç ve cesaret vermenin zaferi.
Zaferinizi kutlamak için kucaklaşıyor, ağlaşıyorsunuz. Şaka sanmayın.
8. madde oylamaları sonucu açıklanınca, CHP’li Mengü, sevinçten
ağlayarak MHP’li bir vekille kucaklaşıyor. Ağlayın, biraz
rahatlarsınız. Ağlıyorsunuz gülünecek halinize diyeceğim fakat tam
yerine oturmayacak bu darbı mesel. Sizin bu ahlak ve kardeşliğiniz
neticesinde milletin gözü zaten gülmedi. Milletin anasını ağlattınız.

Ağlamanın psikolojik sebeplerini biliyor musunuz?

Nereden bileceksiniz?

Peki, Ak Parti içinde bu utanç kararına onay veren vekiller?

Hele
Başbakan’ın dünkü grup konuşmasından sonra onlar da bu gurur tablosu
içinde yer almanın şanlı onurunu ölene kadar içlerinde saklasınlar. Bir
partinin yaptığı gibi ‘Iskartaları getirin’ denseydi, onlar böyle
yapamazdı. Bu hainliklerini, bu içten vurmalarını yine demokratik
haklarını kullanarak yaptılar. Başbakan’ın kucağına oturup, sakalını
yoldular. Millet iradesine önem veren bir partide demokrasiyi ve millet
iradesini nasıl tökezleterek vatansever olduklarını çocuklarına ve
herkese anlatsınlar.

Onlar da içlerinden engellemenin tadını çıkara çıkara kıs kıs gülsünler.

Ama son gülenin kim olacağını yakında bir kez daha göreceğiz.

Söylüyoruz ama anlayacak dimağları yok.

Ankara’da
belki akıl almaz kaos senaryoları havada uçuşuyor. Belki büyük paralar,
dosyalar, irade almalar çalmalar, belki şantajlar dolaşıyor. Baykal “Bu
gidişi Ak Parti içinde beş vatansever önleyebilir” demişti. Belki
düzenlenen bir operasyonun düğmesine o zaman basıldı. Biliyorsunuz,
günümüzde hiçbir şey gizli kalmıyor. Varsa gizli kapaklı pazarlıklar o
da çıkar ortaya merak etmeyin. Herkesin ipi pazara çıkar. Bu işin sonu
belki bir siyasi kaosa çıkar. Çok çok şu ya da bu partiyi kapatmaya
varır.

Ama milleti nasıl kapatacaksınız?

Siz asıl bunu düşünün. Buna bir çare arayın.

Milleti kapatamadığınız sürece, bütün planlar boşa çıkacaktır.

Yazarın izniyle habertaraf'tan alınmıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 2
Bugün : 108
Bu Ay : 15538
Toplam : 24796

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom