Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Dinle Küçük Adam

“Kendini şimdiki konumundan farklı hissedebileceğini düşünmeye cesaret bile edemiyorsun: Boynu bükük olmak yerine özgür; plancı olmak yerine açık; bir hırsız gibi gece değil gündüz de sevebilen Sen aslında kendini aşağılıyorsun, küçük adam. ‘Ben kimim ki bir fikrim olsun, hayatımı belirleyeyim ve dünyayı sahipleneyim!’(demiş oluyorsun). Gerçek büyük adamdan tek bir farkın var: Büyük adam da bir zamanlar küçük adamdı, fakat sadece tek bir özelliğini geliştirdi; nerede küçük ve kısıtlı düşünmesi ve davranması gerektiğin biliyordu. Herhangi bir görevin baskısı altında, zamanla küçüklüğünün ve önemsizliğinin nasıl mutluluğu tehdit ettiğini hissetmeyi öğrendi. Demek ki büyük adam, nerede ve ne zaman küçük adam olacağını bilir. Küçük adam ise küçük olduğunun farkında değildir ve bunun farkına varmaktan da korkar.”

Bu satırlar Wilhelm Reich’a ait…

Nice insan eline aldığı “oyuncağıyla” küçük adamlığı oynar; küçüklüğü yaşında değil, başındadır. O yoğundur, kimseye ayıracak vakti yoktur, o herkese bir şekilde lazımdır ama herkes onun için önemsizdir. Kendi önemi kadardır dünyanın önemi ve kendisi varsa “önem” vardır, gerisi önemsizliktir. Ona danışılır, o kimseye danışmaz; hesap sorar, kimse ona hesap soramaz. Her şey olmak duygusu içinde “hiçliğini” fark etmez.

Kim kendisini bu şekilde görebilir ki… Veya böyle görmek ister ki; sahi var mıdır böyle küçük adamlar?

Dinle küçük adam; sen olsan da bu dünya varlığını sürdürecek, olmasan da… Sen var olduğun için değil, kıyamet vakti gelince kopacak; sen o gün yaşayabilirsin veya yaşamıyorsundur. Yol senin gölgenin uzantısı olmadı hiç, sen öyle sandın ve küçüklüğün sürdükçe de öyle sanacaksın. Bir gün kendi varlığının bile sana ait olmadığını, aynaları çatlatan yakışıklılığının bir hiç olduğunu, fiziki güzelliğinin aldatıcılığını anlayacaksın veya sen hiç anlamayacaksın da, ardından ağıt yakanlar “zenginliği, yakışıklılığı, güzelliği, makamı fayda etmedi, bakın o da gitti ve ne yazık ki geride kendisini besleyecek bir hayır, bir iyilik bırakmadı” diyecekler.

Dinle küçük adam; yürüyüşünle ne yeri delebilirsin ve ne de kibirle diktiğin başınla göğe erişebilirsin. Sen “yürüyüşünde tabii ol, sesinin seviyesini bil, evlere kapılarından girin” sözlerini bile anlayamamışsın. Sana göre yürümek ötekini bastırmaktır. Sesin seviyesi ahenksizlik ve ötekini susturmaktır. Evlerin kapıları yoktur, senin kafanda, o kapılar kırıktır, iter girersin, her hanede bir değer olduğunu anlayamazsın.

Sen “adamlığının farkına” varmadan, makam, mevki, mansıp sahibi olmuşsun ama bunu fark edemiyorsun. Sana “bey” dediklerinde şişiniyor, iki büklüm yanına geldiklerinde havalanıp uçuyorsun. Ve kimse sana “bunların hesabını vereceksin, ona göre düşün ve hareket et” deme cesaretini gösteremiyor. Kaşlarını çatıyorsun, yetkilerini hatırlatıyorsun. Şimdi biri sana dese ki; “yarına güvenme, bugüne güvenip yarınını yakma” celallenirsin “bre haddini bilmez, sen benim kim olduğumu biliyor musun” diye bağırırsın.

Ve sen küçük adam, aldatılmaktan bıkmış biri olarak bunu dile getirmiyorsun. Sana birileri gelip sözler veriyor, alkışlıyorsun, geçip gidiyor “nereye gitti” demiyorsun. Bir gün karşına gelip, sana tepeden bakıyor ve sen “ben seni alkışlamıştım” diyemiyorsun. Ona büyüklüğü, kendine küçüklüğü layık görüyorsun. Küçük adamlığın bu türü, dünyanın dengesini alt üst ediyor. Sen bunun küçük adamlık olduğunu bile düşünmek istemiyorsun. Sadece önemsiz görülmekten yakınıyorsun.

Sana diyeceğim şu; bu hayat senin de ortağı olduğun bir şirket gibidir. Herkes bu hayatta önemlidir. Kimileri de “şirketlerde ki ortaklığı oranında” nasıl davranıyorsa, diğer insanlara öyle davranıyor. Bu küçüklüğünü büyüklük olarak görüyor.

Dinle küçük adam, bir şirkette(hayatta edindiğin makam, sermaye, çevre) hissenin çok olması sana büyük adamlık unvanı vermez. Yapman gereken şey, her insanın hissesine saygı duymandır. Onu korumandır. Bir hisse sahibi güçsüz olabilir, hissesi az olabilir, sen büyük olmak istiyorsan eğer, farkını ortaya koyman gerekir. Büyüklük sömürmek değildir. Hayatta her tür sömürüde parmağın var, kimse uyarmıyor diye devam ediyorsun. Oysa senin bütün hisselerin boş, dünyada her şey fena bulacaktır uyarısını önemsiz görüyorsun.

Dinle küçük adam; güneş senin için doğmuyor, onun görevi o ve bakarken tiksindiğin böcekler var ya, güneş onlar için de doğuyor. Rüzgâr senin için esmiyor; çiçeklerin döllenip meyveye durması var ya, bu hizmeti de görüyor. Meyvenin sana ihtiyacı yok, senin ona ihtiyacın var.

Ve küçük adam, istediğin ışığı yak arkanda, senin gölgen boyun kadardır, ötesi senin kendini aldatmandır. Aldanmaya devam etmek istiyorsan sen bilirsin…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 733
Bu Ay : 16813
Toplam : 26071

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom