Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Değer Görmek İçin

Malatya bir şehir, daha önce de değinmiştim, tarihi olan ama tarihini koruyamayan bir şehir. Bu yönüyle bu saatten sonra yapılacak çok şey yok. Kale duvarlarından sökülen taşlarla evlerin yapıldığı ve tarihin toprak altında değil zihniyet sorunu altında kaldığı bir şehir.

Bir süre önce kent bilinciyle ve kentleşmeye dair yapılan makale yarışmasında yarışmaya katılanlar, yazdıkları makalelerde nelere değindi bilemem ama kent, başlı başına örfümüzü yansıtmayan bir ifade ve daracık bir merkezi ifade ediyor. Yıllardır daracık bir kent merkezi yaklaşımı ve hizmet ufkunun oraya sıkıştırılması nedeniyle ufkunu kaybetmiş bir şehir.

Her gelen yönetici, birikmiş sorunların altından kalkabilmek için proje üretmek yerine, kısa vadeli; “çalışıyor” dedirtmeye ayarlı eskiz çalışmaları yapıyor. Biliyorsunuz eskiz çalışmaları kalıcı değildir. Bir emek sonucu ortaya çıkar ama kalıcı olmaz. Ve her eskiz çalışması uygulamaya alınmaz. Fakat Malatya’daki görünüm bunu yansıtmıyor; eskiz çalışmaları pratiğe aktarılmış, aktarılıyor ve bir dönem sonra “dökülen projeler” olarak konuşuluyor. “Ben yapıştırdım, sen sök” der gibi; Malatya sokakları reklam panosu mu, biri yapıştırsın, diğeri söksün?

Bu yaklaşım herhangi bir insanı hedef almıyor, onu baştan söyleyeyim, yalnızca Malatya’ya kalıcı bir hizmet aklı oluşturmak gerekliliğini anlatmak istiyorum. Ayrıca yalnızca Malatya’nın değil, bütün şehirlerin “bilge başkanlara” ihtiyacı olduğunu hatırlatmak niyetini taşıyorum. Hizmetin paranın gücüyle sınırlı olmadığını, paranın aklın önüne geçirilemeyeceğini, çok parası olmakla bilgeliğin aynı şey olmadığını, yolda herkesin yürüdüğünü ama bazıları yediği çekirdeği, içtiği sigaranın izmaritini sokağa atarken, bazılarının “şehre geldik ama şehirleşemedik” dediklerini hatırlatıyorum.

Sen Malatyalı mısın diyen çıkabilir; burada yaşıyorsam buralıyım, nerede doğduğum değil nerede yaşıyor olduğum önemlidir. Haliyle, evet ben Malatyalıyım ve Malatya’nın değerini bulmasını isteyenlerdenim. Bunun için sürekli bir akıl hizmetine ihtiyaç var. Bu iş “senede bir makale yazıp köşeye çekilmekle, sadece birilerini isim vererek deşifre etmekle” olmuyor. İstesem yazılarımda isim de veririm ama derdim o değil. Ben sürekli ve sürdürülebilir bir hizmet aklının oluşmasını bekliyor ve ona dair ısrarla yazıyorum.

Yıllardır, okuyan ve yazan, düşünen, bazen duygusallaşsa da doğru karşısında tefekküre dalmayı unutmayan biri olarak gördüğüm bir şeyi daha burada özellikle belirtmek istiyorum; birileri Malatya’ya değer katmak için çırpınıyor, birileri Malatya’dan beslenmekle uğraşıyor. Özellikle bir maç amigoluğu tarzı siyasetçilikle gündem oluşturanlar oluyor.

Değişmesi gereken çok şey var.

Kızmak huyum değil veya kızgınlığı sürdürmek ama anladığım bir şey daha var; Malatya’nın değer görmesi için kızması gerekenler kızmadıkça, seslerini yükseltmeleri gerekirken geri durdukça, birileri onların suskunluğunu bir nevi onay gibi görüp, arkasında kirlenmişliğin izlerini saydamlaştırarak yoluna devam ediyor.

Bu anlayış bitmeli, kızmamız gerekiyorsa kızmalıyız, eleştirmemiz gerekiyorsa eleştirmeliyiz ve kimse de bunu şahsına karşı başlatılan bir “değersizleştirme süreci” olarak görmemeli

Ortada bir usulsüzlük var; bu düşünme usulsüzlüğüdür, hizmet yöntemi usulsüzlüğüdür, bunu görmek ve dile getirmek sivil inisiyatifin, eğer hukuki ve idari açıdan usulsüzlükler varsa o da hukukçuların işi, biz her türlü usulsüzlüğü aşmasını bilelim yeter! Sivil inisiyatif kavalını başkasının çaldığı çobanlıkları görse bile kendisine düşeni yapmıyorsa, orada bir sivil inisiyatifsizlik vardır. Ve işler düzelmez, Malatya hizmet görmez, değer görmez, yorulan ama yol alamayan adama döner.

Ben geceleri uyumuyorum ve hizmet üretmek için çalışıyorum diyebilirsiniz. Ne ürettiniz diye sorarlar, o kadar okudun kime ne verdin, o kadar para kazandın nereye gitti, o kadar plan yaptın ne kadarı insanlık yürüyüşüne uygun ve yorduğunu söylediğin zihnin insanlık için ne oranda müsait?

Müsait olmayan zihin yorulmaları yaşıyoruz. Bazen karşılaştığım insanlar arasında “o kadar koşturuyorum ama boş” diyenler oluyor. Bunun gibi yorulmaktan ziyade hedefi olan yorgunluklar yaşamak lazım, yorgunluğumuzun sonucu boş olmamalı.

Malatya yıllardır, yorgunluğunun sonucu boş olan haller yaşıyor. Hizmet ifadesi kangren olmuş gibi acıtıyor Malatya’yı… Mesela daha önce, yazılarımdan birinde, dönemin belediye başkanlarından birine “proje ürettiğini söylüyorsun ama sorunun var; kendini izah edemiyorsun, kendini izah etmek için takip ettiğin usulün yanlış, etrafına topladığın insanlar var, danışman diyorsun hiçbir şey danışmıyorsun, danışman olarak atadıklarınla danıştıkların farklı insanlar” mealinde ifadeler kullanmıştım. Temel sorunlardan biri de bu, çevremize bakalım, bir şirket yöneticisi; “bu benim danışmanım” diyorsa, onamı danışır başkasına mı? Burada da bir usul eksikliği göze çarpıyor. Bu anlayışın geride kalması gerekir.

Malatya değer görmeli, hizmet ruhu taşıyanlar değer görmeli, bir başkan veya yönetici, bilge başkanlık ve yöneticilik için çalışmalı, hedefi olmalı, art niyetli insanlara hedef olmamalı, üretmeli ve üretmek isteyen diri ruhlarla çalışmalı, buna yönelik gayreti olmalı ve denge politikalarına kapılmamalı. Kim işini temiz yapıyorsa onun önünü açmalı ve denetimsiz de bırakmamalı…

Bu sözlerimi ciddiye alanlar olduğu gibi, bıyık altından gülenlerin olacağını da biliyorum; Malatya bu usulsüzlükleri de aşmalı ki değer görsün!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 572
Bu Ay : 20644
Toplam : 29902

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom