Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Malatya'ya gittin mi?

Malatya diye bir şehir var; kuruluşu oldukça eski ve “eski değerlidir” diye biliriz. Eskiden kasıt, tarihten kalan mirastır. Şehri değerli kılan da budur. Ve bir de eskiyi koruyarak şehri onarmak ona değer katar.

Malatya’ya gidince, dikkatle seyret çevreyi; bir insandaki dağınık saç gibi savrulan, bulunduğu bedene hiçbir güzellik katmayan çiçekler görürsün. Şehrin ruhu niye böyle dağınık diye sor. Belki benim duyduğumu sen de duyacaksın; çiçekler kendilerini öyle rasgele savuran ellere kırgındır.

Malatya’ya gidince, orada şehre bir şeyler katmak için değil, şehirden bir şeyler yolmak için program yapan kimi zatları görürsün. Ve onların diliyle ısırılmamak için çırpınan kimi yöneticilere şahit olursun. Gittiğin zaman de ki; konuştuklarınız hangi kitaba dayanıyor, sözleriniz neden usta bir mimarın estetiğini yansıtmaktan uzak?

Diyecekler ki; biz konuşuyoruz ve dikkate alınıyoruz. Deki felsefesi olmayan sözlerinize kanan varsa devam edin! Sizi bahçıvan sanıp bahçeyi size teslim edenler varsa devam edin. Neticede bu iş “aldım-verdim” işidir. Birileri alıyor ve siz satıyorsunuz. Yılarca bu ülkenin insanları, bir ev fiyatına, hiçbir konforu ve albenisi olmayan metal yığınlarını araba diye almadı mı? Bilgelik estetiği yoktu, mimari estetik yoktu. Sadece bir talep vardı ve bütün mesai o talebi karşılamak için ayrılıyordu. Bunun gibi, felsefesi olmayan bütün hizmet anlayışları, bağıranları susturmaya vakit ayırır ve onlara ayırdığı zaman kadar, bilge bir yol oluşturmak için ayırsalardı şehir böyle olmazdı.

Malatya’ya gittiğinde göreceksin ki; on yıllar önce, sadece bina yapmak için bina yapanlar ve onlara ruhsat ismi altında, belge imzalamış olanlar var. Onlara de ki; siz bir bahçe yetiştirirken, ağaçları nereye rastlarsa oraya mı dikiyordunuz da, evlerinizi böyle sağa sola savurdunuz? Ve sizin elinizden çıkan bu şahesere mi şehir diyorsunuz?

Bunları söylediğin zaman, alınanlar olacak, sana laf yetiştirmek için yol arayanlar göreceksin. De ki onlara; “görünen köy klavuz istiyor, ben şaşırdım şehirde mi köyde miyim, birileri kendi tarlasına ev yapar gibi hareket etmiş” ve ekle; bu şehircilik savurganlığını kimden öğrendiniz?

Malatya geçmişten böyle gelmiş; onarmak zor mu zor! De ki Malatya’ya; zoru biliyorum, teslim aldığın şehirde, ekmeği ekmekçiye vermek için hangi adımları attın? Seni yuhalamak için kapıda bekleyenleri dikkate aldığın kadar, seni alkışlamak için bekleyenleri neden dikkate almıyorsun?

Yol sandığın gibi uzun değil; yaranmak sandığın gibi mesele çözmez ve yuhalamak isteyenlerin anlayışını değiştirmez zira onların bir kısmı hizmetsizliği değil, başka şeylere bağlı olarak yuhalarlar. Güneşi görmediği için bulutlara sinirlenen, güneşi görüp yanınca gölgeye sığınıp, güneşe sinirlenen insanları dikkate alıp, hizmeti onlara bağlı olarak şekillendirmeye çalışmak, hanene, telafisi mümkün olmayan bir kayıp zaman olarak yazılır. Şehirdeki bazı anlayış sahipleri böyledir; onları memnun etmek zordur. Onlar her defasında kızıp yuhalayacakları bir şeyler bulur.

Malatya’ya gittiğin zaman sor; senin çehrene kim şekil veriyor, kimlere sorarak yol alıyor ve yorulduğun zaman kime sığınıyorsun? Beydağı’na sırtını vermiş yorgun Malatya ne ses verecek bak; ondaki yorgunluk Türkiye’deki hangi şehirlerin yorgunluğuna benzemektedir?

Malatya’ya gittiğinde hep yılgınlıklarla karşılaşmazsın, güzel insanlar, güzel hizmetler de karşılar seni ama yorgunluğun ağır bastığını görürsen, öğüt ver ki Malatya kendisini tüketmesin, kendisini tüketmek için sıra bekleyenlere kanmasın.

Malatya güzel şehir, ufkunu daraltan bilgelikten uzak duruşlardır. Her birinin hesabı ayrı olan kimi insanların Malatya’nın ufkunu tıkadığını, kafa kafaya verip bu ufuksuzluğu aşmak yerine, her birinin kendi resmini duvarlara çizmeye çalıştığını görürsün. Malatya’da Malatya’ya hizmet için bir “ortak akıl” oluşamıyor.

Sebebini merak ediyorum; sen de sor, öğrenirsen bana da anlat!

Bu ülkeye ve şehre bilge ve cesur yürekler lazım. Bunlar bir araya gelmeli, konuşmalı, vekiller başta olmak üzere, başkanlara hizmet verileri sunmalı!

Bir şehri yalnızca beş yılda bir yapılan seçimlerin inisiyatifine bırakmamak gerekir. Beyin fırtınası olmayan bir şehirde, üretilen çoğu fikir, şehrin kıvrımlı yollarında, estetiği olmayan binalara çarparak işlevsizleşir ve kalkmak için bir sonraki seçimi bekler. O vakit geldiğinde biraz kımıldar, sonra yine yığılır.

Malatya’ya gidince de ki; kendi şehrinin hizmete dönük düşünce kuruluşunu neden oluşturmuyorsun?

Ses verir belki ve şehir seçim sarhoşluklarına teslim olmaktan kurtulur.
 
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 858
Bu Ay : 15370
Toplam : 24628

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom