Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Liderler Kolay Yetişmiyor

Liderler kolay yetişmiyor, ayrılışları da kolay olmuyor.
Kimi bir kazada aramızdan ayrılırken, kimi ülkeyi kirletmek isteyenlerin sinsi tuzakları ile ailelerinden ayrı, tutsaklık ve bir özlem, bir hasret çemberi içinde geçiriyor günlerini
Türkiye’nin ve özellikle çevresindekilerin “Muhsin Başkan” dediği Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin elim bir helikopter kazasına uğraması liderlik konusunu bir kez daha düşündürdü.
Çevresinin onu bir parti genel başkanı olarak değil lider olarak saygı duyduğunu, ülkedeki kritik dönemeçlerde ortaya koyduğu tavır nedeniyle ülke ekseriyetinin ehemmiyet verdiğini görüyorum.
O bir 28 Şubat günü, birilerinin ülkede milyonları yok etme hesabı yaptığı saatlerde, ortaya çıkıp “Türkiye İran olmayacak ama Suriye hiç olmayacak” demişti.
Bu sözün adresi belliydi. Söz elbette adresine ulaşmıştı.
“12 Eylül zindanları diye yıllar süren canlı belgeselde” canıyla oynamıştı.
Mamak onun için işkence demekti. Mektep olmuştu. Orada memleket evlatlarının, nasılda sağcı-solcu diye birbirine kırdırıldıktan sonra aynı işkence yöntemlerine tabi tutulduklarını, aynı işkence tezgâhlarında kanlarının birbirine nasıl karışıp “işkence gören kardeşler” olduklarını görmüştü.
Elbette herkes gibi kaderi neyse onu yaşadı.
Bir varmış, bir yokmuş masalındaki yerini alıp “ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyorum” diyerek Türkiye’nin hafızasına kazındı.
Her hayat bir masal olur sonunda ama bazı hayatlar kitleleri beslemek için anlatılır. “Muhsin Başkan” özellikle kendi ekibi içinde ve elbette temsil ettiği anlayış nedeniyle her kesimde “hayatıyla nesillere enerji verecek” biri olarak ele alınmalı. Görüşleri arasında katıldıklarınız olur, katışmadıklarınız olur, önemli olan liderlerdeki mücadele enerjisini nesillere anlatabilmektir.
“Milletine dönen namluya saygı duymam” diyebilen biri olarak, belki aldığı tehditlere rağmen yolunu sürdüren, “üç günlük dünya için, siyaset adına fırıldaklığa gerek yok, düz siyaset yapmalıyız” diyen biri olarak anlatılmalı.
Tam bir “televole” kültürüne kurban vermekten korktuğumuz nesle, hayatı, bu lider insanların hayatlarında var olan pozitif enerjiyle öğretmek gerek…
Liderler hayat enerjilerini bir “darbı mesel” olarak geride bırakırlar çünkü…
Her liderin öne çıkan yönleri vardır. Nesiller bir bütün olarak o yönlerden doğru biçimde faydalanarak yol alırsa, doğru adımlar atmakta, kararlı olmakta, dik durmakta, doğru kaynaklardan beslenmekte zorlanmazlar.
Dünyanın her nesle bıraktığı bir miras mıdır bilemem ama nice insan var ki “dava hamaseti” nedeniyle, biraz da küskün gider bu hayata… Zira yeterince anlaşılmadan, onlar-bizler kamplaşmasından dolayı yeterince faydalı olamadan gittiklerini düşünürüm.
Belki almaları gereken destek farklı olmalıyken, belki çevrelerine daha dirayetli, üretken nesiller gelmeliyken buna ulaşamamanın hüznüyle ayrıldıklarını düşünürüm.
“Bizden” ifadesinin daraltıldığı şu hayatta dünyanın, hem liderleri hem lider potansiyelli nice insanı buruk bir ayrılıkla yolcu ettiğini düşünürüm.
Belki de her lidere düpedüz haksızlık yapıyoruz. Sanki her şeyin en mükemmelini yapmak dışında bir seçenekleri yokmuş gibi davranıyoruz. Onlara yanlışı veya günahı layık görmediğimizden olsa gerek onları insanüstü kılma eğilimine giriyoruz. Oysa hiçbir lider “peygamber masumiyeti” ile ele alınamaz, alınmamalıdır.
Kendi ailelerine, dava dedikleri kutlu sevdadan arta kalan zamanlarını ayıran, bundan hiç gocunmayan ama baba sevgisini yeterince tadamamış ailelerindeki nice sorunun altında ezilirken de belli etmeyen insanlara (liderlere) gerçek değeri veremediğimizi de düşünüyorum. Liderlerin de bir ailelerinin olduğunu, bu ailelerin her aile gibi desteğe ihtiyaç duyduklarını yeterince anladığımızı da sanmıyorum.
Yine de güzel bir huyumuzdur; hayattayken yeterince yüreğimizde yer vermediğimiz, yüreğimizde yer verip dünya hayatında yalnız bıraktığımız ama “kardeşim” demekten de ayrı durmadığımız insanları dar-ı bekaya yolcu ederken duasız bırakmayız. En güzel cennetleri dileriz onlara… Hele ki inancından şüphe etmediğimiz için, elim kazalarla terki diyar edenlere daha bir sevdalanırız.
Biz her şeyde bir hayır arayanlarız.
Kayıp dediğimiz ve üzüldüğümüz, kazanç diyerek sevindiğimiz hangi şeyin bize hayır getireceğini de bilemeyiz. Vefatlarıyla geride kalanları üzenler için de geçerlidir bu… Belki giderken, bütün hayatlarından daha fazla bir hayır bırakarak gittiler, bilemeyiz…
Yazıcıoğlu ailesine, BBP ailesine, bütün ülkemize, kardeşlik ikliminden faydalanan bütün insanlara güzel bir sabır dilerken, diğer bir hatırlatmamız dua dua ellerin karıncalanmasıdır.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 269
Bu Ay : 19356
Toplam : 28614

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom