Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Kör Teknoloji

 İdeolojilerle aydınlanmak için yola çıkıp körleşenler vardır. Buna dinden bahsedip, dindarlıktan dem vurup körleşenleri de ekleyebilirsiniz. Hepsi ortak bir ideolojide birleşir, birleşmenin adı kör ideolojidir.

Yıllardır Türkiye’de kör bir ideoloji hâkimiyeti bulunmaktadır. Bu körlük on yıllardır “neyle karşılaşırsan dindarları suçla” şeklinde tezahür etmiştir. Zira bu toprakların hâkim değeri dindir ve kör ideolojinin hedefine ulaşması, dini etkisizleştirmeye bağlıdır. Dini sulandırmaya bağlıdır.

Son dönemlerde yaşanan siyasi cinayetlerde, sürekli olarak bu kör ideoloji devreye girdi.

Uğur MUMCU katledildi; hemen sokaklara dolup “kahrolsun şeriat” diye bağırdılar. Din ve dindar suçlandı, hakaret edildi. Ve tabi cinayetleri işleyenler, arka planda keyif çattılar.

Çetin EMEÇ katledildi, Muammer AKSOY, Bahriye ÜÇOK… Hepsinde kör ideoloji aynı hedefi belirledi, aynı sloganlar atıldı.

Gelinen noktada bu kör ideolojinin yol açtığı yanlışları itiraf edenlere rastlıyoruz.

Şimdi anlıyorlar ki; bu işin arkasında başka şeyler var. En azından bir kısım insanlar anladılar ki; dindarlar “suçun üstüne atılacağı köle” muamelesi görmektedir.

Kör ideoloji halkı “bakar görmez” noktaya getirmek istiyordu. Bunu önemli oranda başardılar. Bu hengâmede, annesinin başörtüsü, yazın okuduğu Kuran kursu gibi sebeplerle askeri okullara alınmayanlar oldu. Bu körlükle bakanlar halkın çocuklarına üniversiteleri zindan haline getirdiler.

Kör ideoloji, hedefleri iktidar kalmak olanların bulduğu veya giderek geliştirdiği bir ideolojiydi. Arkasına sığındıkları isimler yalnızca birer sömürü kalıbı olarak kullanıldı.

Kör ideolojinin körlüğünden olsa gerek; uyanış olmaz sandılar. Kimse yaşananları sorgulamaz sandılar.

Şimdi…

Kör ideolojini seçtiği kurbanların çocukları onları sorgulamaya başladı. Uyanmamakta diretenler olsa da, kurbanların eşleri uyandı. Karanlıkta kalan olayların üzerindeki körlük getiren örtü kalkmaya başladı.

“Ben kabrinden uyanıp gelen gerçeğim/ kefenime yazdıkları isim değil katilim/siz bilemezsiniz, görmediniz/ üzerime toprak atarken teşhis ettim katilimi” diyen bir ruh canlanmıştır.

Bu canlanan ruhla birlikte; insanların güz yaprakları gibi meçhule savrularak yok edildikleri bir körlüğe itirazlarını dile getirenler var.

Olaylara bakın, yaklaşımları dinleyin, yok etme planlarını inceleyin ve bunu saf bir yürek, uyanık bir akılla yapın; bu ne kadar körlük diyeceksiniz. Mesele burada kilitleniyor; bakışlar kirli olunca, bulanıklaşınca kör ideolojinin etkileri görülemiyor.

Yapılması gereken; hep birlikte kör ideolojinin tasallutundan kurtulmaktır.

Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşması buna bağlıdır.

Kimse kendi körlüğünü masum görmesin.

Kendi körlüğünü masum görenler var ki, bunları söylemek durumunda kalıyoruz.

Yaşanan her mevsimin adamı olabiliyorlar.

Değişen her kralın yanında yer alabiliyorlar.

Büründükleri ideoloji önem arz etmiyor. Değişen krala kim kaşıysa onlar da karşı.

Biz yinede hatırlatalım; her devrin adamı, her kralın savunucusu ve seveni olmak kör ideoloji ile bakmanın sonucudur. Hatta bazılarında ideolojik körlük bile yoktur.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 96
Bu Ay : 6801
Toplam : 6801

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom