Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Komplo Bağırıyor

PKK Reşadiye katliamını üstlendi diye hadise komplo olmaktan çıkmış, hadi oradan, asıl bu aşamada komplo bağırıyor.
“Tunceli sorumlusu emir verdi. Bizden habersiz yapıldı” diyorlar.
Kemal Burkay 33 er katliamına dair de Öcalan’ın “üstlenmek zorunda kaldık” dediğini aktarıyor.
Ayrıca Sivas provokasyonundan sonra yaşanan Başbağlar katliamında da Tunceli grubu gündeme gelmişti.
Baştan sonra bir tertip olan Sivas ve sonrasında yaşanan Başbağlar katliamı, bir sakinleşme döneminin ardından yaşanan 33 er katliamı ve şimdi Reşadiye katliamı…
Kanı PKK üstleniyor.
Muhalefet partileri; hani komplo diyordunuz, bakın PKK yaptı, siz PKK’yı aklamaya çalışıyorsunuz diye konuşmayı tercih ediyor.
Neden normalleşme işaretlerinin alındığı dönemlerde bu katliamlar yaşanıyor diye sormayı değil iktidarı suçlamayı tercih ediyorlar.
Mehmet Altan isyan ediyor “Kaç PKK var” diye, Tunceli grubu, o grup, bu grup ve neden hiçbiri diğerine bağlı hareket etmiyor?
Demek ki, ortada bir bütün PKK yok, PKK’lar var. Canları istedi mi, ötekini dinlemeden hareket ediyor, sadece sonuçtan ötekini haberdar ediyorlar.
Bu aynı zamanda beraberinde can alıcı soruyu getiriyor; hangisini kim kendisine yakın hissedip, gerektiğinde devreye koyuyor?
33 er katliamının sis perdesi şu sıralar dağılırken, Reşadiye’ye komplo değil diyerek kesin kanaat getirmek kimin işine gelir acaba?
Evet, katliamı PKK’ya bağlı gruplar yaptı. 33 eri de onlar katletti. Başbağlar’da da onlar vardı. Bu bilgiyle, “üstlenmek zorunda kaldık” bilgisini yan yana getirin, ne çıkıyor; birileri bu işin yapılması için tavır geliştiriyor ve hepte normalleşme süreçlerini kullanıyor. Elbette sıradan insanları değil katliam yapmaya hazır olanları kullanıyorlar.
Dün Sivas provokasyonunda dindarlara küfretmeyi seçip olayın arkasındaki karanlığı aydınlatmayı tercih etmeyenler, Uğur Mumcu ve diğer cinayetlerde de aynı yolu tercih ettiler.
Şimdi de sanki kendilerinden başka kimse PKK’yı lanetlemiyormuş gibi davranıp, katliamı siyaseten kullanmak istiyorlar.
Bugün PKK, hem Türkçe, hem Kürtçe lanetleniyor. Artık yeter ifadesi hem Türkçe hem Kürtçe söyleniyor.
Bu elim olayda asıl zor durumda kalan DTP ve DTP katliamı kınıyor ama tavır geliştiremiyor. Belki de DTP kendini feshetmeli zira sokak olaylarında DTP teşkilatlarının kullanıldığını yazıyor haberler. Sokak olayları ise PKK’nın bir şehir hareketlenmesi gibi görünse de, tam bir istihbarat hareketlenmesi aslında, kimin o yüzleri örten örtülerin ardında fitili ateşlediği belli değil.
DTP bir etnik parti görüntüsünde olduğu için bu işin içinden çıkamıyor. Terörü yol olarak seçenler, şiddeti içselleştirenler, bütün istihbarat birimlerinin kullanımına açık olduğu için, kimin hangi olayı yaptığı belli olmayabiliyor.
ANAYASA Mahkemesinin DTP hakkında vereceği karardan çok, DPT’nin kendisi hakkında vereceği karar daha önemli…
Etnik taban esaslı partiler, yapılanmalar kavmiyetçi kutuplaşmayı besliyor, çözümü zorlaştırıyor. Ondan sonra kendileri de işin içinden çıkamıyor.
“İşte bakın komplo yok, olay açık” diyenler sadece akan kanı görüyorlar, akan kanla yapılmak isteneni göremiyorlar. Bu anlayışta olanların da kafalarını ellerinin arasına alıp düşünmeleri şart.
Komplo, ben katliamın özüyüm diyor, bazılarıysa hem milletin özüne yabancılaşıyor hem komplonun özüne inemiyor.


 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 806
Bu Ay : 5788
Toplam : 5788

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom