Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Kime Danışacağız

Hukuki bir konuda çelişki hissedildiğinde, çözüm için gösterilen adres yine bir başka hukuk kurumudur. DANIŞTAY bu kurumlardan birisidir.
Avukatlık mesleği, hakkını aramak isteyenlerin başvurduğu bir kesimi ifade eder. Avukatlar hukuki duruşlarına Barolar marifetiyle bir misyon biçiyor.
Mahkemeler “hak arama” yerleridir. Yargıçlar YARSAV adı altında örgütleniyor.
Hepsi yasaları uygulamakla, üstünlüğün hukukunu değil hukukun üstünlüğünü savunmak ve uygulamakla yükümlü kurumlar.
Fakat şikâyetler yükseliyor.
Çünkü mesela geçmişte bu kurumlardan birinde görevliyken konuşan bir bayan hukukçu, 27 Mayıs darbesi ve darbenin ardından idam edilen Başbakan ve bakanları hatırlatarak, mevcut hükümete göndermelerde bulunabiliyordu. Darbe savunuculuğunun suç olduğu bir anayasal düzlemde, bu ve benzeri hukukçulara yönelik, hukukun gereği yerine getirilmedi.
28 Şubat sürecinde askerden brifing alıp selam duran hukukçulara dair çok şikâyetler dile getirildi. Andıçlar hazırlandı, gazeteciler fişlendi. Hukuk adına özeleştiri yapanların sesleri fazla duyulmadı.
DANIŞTAY daha önce verdiği kararların aksine, kendisiyle çelişerek ve İstanbul Barosunun başvurusunu değerlendirip, YÖK’ün katsayı kararını iptal etti. Öğrenciler, velileri, dernekler, hukuk dernekleri bu kararı kabullenmediklerini, hukuki olmadığını dile getirdiler.
Şimdi “kendi vatandaşının hukuki haklarını görmezden gelen uygulamalar sürüp giderken, biz karşılaştığımız bu haksızlığın giderilmesi için kime başvuracağız” diye boşluğa şikâyet ediyorlar.
Hukuk adına hareket edenler bilirler ki; bir memlekette hukuk ideolojikleşirse, hukuk aklıselimi ve yasaları aşarak konuşursa, kendi kendisiyle çelişirse, tuz da kokmuş demektir. Tuz kokarsa vatandaş çıkmaza sürüklenir, işler çıkmaza sürüklenir.
Hiçbir kurum ve hukuk adına hareket ettiğini söyleyen hiç kimse, kendisini ideolojik bir taraf görerek hareket etmemelidir. Zira böyle bir tavır, geçmişteki örnekleriyle ortada olduğu gibi, hukuk zafiyeti doğurur, devleti ve halkı birbirine küstürür.
DANIŞTAY son aldığı kararla, kendisini tartıştırarak doğru mu yapmıştır, bunu düşünmelidir. Ülkeye fayda mı sağlamıştır, bunu düşünmelidir. Hukukun üstünlüğünü mü ortaya koymuştur, bunu düşünmelidir.
Üzerinde durulması gereken önemli bir konu burada ortaya çıkmaktadır; hukukçuların da karşı çıktığı, aydınların eleştirdiği, vatandaşın kabullenmediği çelişkili kararlar hukuku yıpratmaktadır.
Eğer bir ülkede, devleti oluşturan kurumlar, vatandaşa yaşattıkları çelişkilerle gündeme gelmeye devam ederse kurumlar kendileriyle birlikte devleti yıpratmış olurlar.
DANIŞTAY kararında imzası olanlar, kendilerini öğrencilerin ve ailelerinin yerine koyarak ve kendilerini dışarıdan gözlemleyerek tefekkür etsinler. Bakalım içlerinde nasıl bir his uyanacak. Çünkü insan kendisine dışarıdan bakarak değerlendirme yapmazsa, hata yapma oranı artar.
Hepimiz bu ülkenin sınırları içinde, insanca yaşama isteği olan fertleriz. Bu ülke insanı; çalışıyor, akıttığı terinin önemli bir kısmını devlete vergi olarak veriyor. Amaç ülkede işleri devlet adına yürütecek olanların geçim sıkıntısı çekmemesi, ülkede işleri yoluna koyacak ekiplerin yetişmesi, tuzun kokmasına mani olmaktır.
Vatandaş mesuliyetini yerine getirirken, devlet organlarından da aynı duyarlılığı bekler.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 404
Bu Ay : 18065
Toplam : 27323

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom