Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Sorunların Temeli Açgözlülük

Sorunların temelinde elbette çok şey yatar. Bir tek temele dayandırmak, sorunu bütünüyle tarif etmek ve çözüm bulmak açısından eksik olur.
Biz yalnızca bir tane sebebin üzerinde duralım.
Birçok sorunun temelinde açgözlülük yatmaktadır. Bazen normalde sorun çıkmayacak, sorun haline gelmesi zor olan durumlarda bile açgözlülük sebebiyle sorun oluşur.
Araştırırken rastladığım bir söz vardı. “Açgözlü ipek böceğine benzer. Tıpkı ipek böceğinin kozasının içinde hareket etmesi gibi ne kadar kendi etrafında dönerse dönsün. Kurtuluşu mümkün olmayıp ölüme mahkûmdur.”
Öyleyse tek çaresi var bu işin; açgözlülükten kurtulmak gerekir.
Ne iş yaparsanız yapın açgözlülük çekici bir ipekböceği kozası iştahıyla takip eder sizi. Bu noktada kendisini frenleyemeyen, kozanın içinde döndükçe döner, sardıkça sarar, gün gelir kendisi için ölüm anlamına gelen durumlarla karşılaşır.
Eskiden Sümer Fabrikasıyla ilgili bir hikâye anlatılardı. İşçiler çıkarken kapıdan kontrol edilirmiş. Kontrollerin birinde, bir işçinin beli kapıdaki görevlinin dikkatini çekmiş. Aç bakalım sırtını denilince kumaşın ucu görünmüş. İşçi kendi ekseni etrafında dönerken kumaş rulosu büyüyormuş. Tabi o telaş ve heyecanla, söylendiğine göre “kim sardı bu kumaşı belime” deyivermiş.
Daha sonra ne olmuş bilmiyorum. Bildiğim şu, açgözlü kendi kozasını kendisi örer. Kimse onun beline o kumaşı dolamaz.
Bu tür durumlarla her kurumda karşılaşmak mümkündür. Beline kumaş dolanmaz da, başka şeyler dolanır. Dolayan kendisidir. Sebebi açgözlü oluşudur.
“Ben asla böyle bir şey yapmam, hele o değil de ben o görevde olsaydım, milletin malını böyle çarçur ettirir miydim” diyen olabilir. Elbette büyük konuşmamak gerekir. Kozayı görmeden ipek, ipeği görmeden koza kimsenin aklında değildir.
Koza çoğunlukla aşındırılan iş kapılarıdır. Kişi dolanır durur. Ve konuşur “hele kapağı bi şuraya atayım” ve oraya kapağı atar. Ondan sonra serüven başlar.
Bazı insanlar gireceği işin izini sürerken kozayı veya ipeği görür. Bazı insanlar ipeği kozaya saranları görünce aklında şeytanların fitnesiyle sarsılır. “O yapar, bu yapar, herkes köşeyi dönerken bu kurumda ben neden duracakmışım” diyerek başlar kumaşı beline sarmaya.
Bazı insanlar önce sessiz kalır hepsine sonra düş kurar, “bunlar yapıyor bir şeyler olmuyor, demek ki tehlikesi yok” der başlar.
Hâsılı kelam, aç gözlülük doğuştan gelmez, sonradan insanın yakasına yapışır.
Açgözlülüğü yakaya dikmemek gerekir.
Lakin tarih boyunca yapılan bütün nasihatler nice insanda işe yaramaz.
Öyle insanlara şahit olursunuz ki, “olamaz canım, bundan öyle şeyler sadır olamaz” dersiniz. Fakat olan olmuştur.
Çoğunlukla “bal tutan parmağını yalar” denerek başlar bu işler. Çevrede “ah ulan ben senin yerinde olacaktım ki, bu imkânlarla dumanını attırırdım” seslerini, yakınlarından “sen de orada çalışıyorsun filan da, bak o nelerin sahibi olmuş, sen yerinde sayıyorsun, işini bilmiyorsun” çıkışlarını işitir.
“Bana adamlık lazım, yarın hesabını veremeyeceğim işe girmem” derse sorun olmaz. “Öyle ya, ben de girişeyim şu işe ve çevrenin baskısından kurtulayım” derse işini bilmenin yollarını arar. Kim nasıl yapar bu işi, takip eden gözleri nasıl atlatır, hepsini öğrenir.
Böyle oturur adamın zihnine açgözlülük ve misafirliğe gelir gibi gelir, kişinin zihninin sahibi olur.
Açgözlülük kısa sürede birçok şey kazandırır gibi olur. Kişi kaymağı görünce balı arar.
Bir gün kapısı çalınır. Açgözlülük kirişi kırar ve kişi her şeyle baş başa kalır. Açgözlülük kirişi kırarken, kişiye döner, sanki hiç suçu yokmuş gibi “hadi ver hesabını” der.
İşin aslı suçlu olan kişidir. Açgözlülük kişiyi ayartmak için etrafında dolanır. Ona yüz vermemesi gereken insan yüz verince, açgözlülük oturur astarını da ister. Ve astarı yüzünden pahalıya gelir.
Bu kadar yazıyorsun da, hayırdır duyduğun bir şeyler mi var diye sorabilirsiniz. Ben de derim ki Sadi’nin kile söylettiğini okuyun. “Bir gün bir kil parçası aldım elime, kokusu çok güzeldi. Bu koku benden değil, bir müddet güle arkadaş oldum ondandır der.”
Açgözlülüğe arkadaş olanda aldığını ondan alır.
Bir kereyle bir şey olmaz dersiniz. Kokusu ömür boyu üstünüze siner.


 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 299
Bu Ay : 17960
Toplam : 27218

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom