Kadir GÜLTEKİN

Kadir GÜLTEKİN

TÜRKİYE’NİN SİYASİ HAYATINA NEREDEN YA DA NASIL BAKIYORSUNUZ?(!)

TÜRKİYE’NİN SİYASİ HAYATINA NEREDEN YA DA NASIL BAKIYORSUNUZ?(!)

Kadir GÜLTEKİN

 

 Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu, cumhuriyeti kuran ve cumhuriyetin ilk partisidir. Bu durumu bilenler, Demokrat Partinin de, Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılanların kurduğu parti olduğunu da bilirler. Takip eden süreçte, kurulan partilerin büyük çoğunluğu, kendisinden önce var olan partilerden ayrılanların kurduğu partilerdir. Nasıl ki, insanoğlunun anası babası Âdem ve Havva ise, Türkiye’deki siyasi partilerin, ana da demeseniz, baba da demeseniz, hem anası hem de babası Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Ancak şöyle bir soru sorarsanız, haklı olursunuz… Hangi CHP? Elbette bugünkü CHP olmadığı söylenebilir…

 

 CHP’liler, ne edip etmeli, CHP’Yİ ESKİ HALİNE Atatürk’ün CHP’si haline döndürmelidirler. CHP eski haliyle, ilk haliyle Türkiye’ye lazım, gerekli bir partidir. Eğer gerçek CHP’liler bunu sağlayamazlarsa, CHP bu gidişle, marjinal, mezhepçi bir siyasi parti, marjinal ideolojik bir siyasi hareket olmaya mahkum edilecektir.

 Batılı bir sosyoloğun “Siyasi partiler menfaat gruplarıdır” şeklinde tarif ettiği siyasi partiler; ulus devlete geçilip, demokrasi denilen sistemle yönetilmeye başlandığı günden beri, hayatımızın vazgeçilmez unsurları haline gelmiştir. Bu sonucu kabul etmemek, bu gelişmeye karşı çıkmak, güneşi balçıkla sıvamaya çalışmak gibi nafile bir çaba ve nafile bir gayrettir.

 Ben, CHP’li bir ailenin CHP’li bir genci idim. CHP’den, CHP’lilerden ilk ayrılan ve Milli Nizam Partisiyle ilk tanışan da ben oldum. CHP, önce Demokrat Parti, daha sonra Adalet Partisi tarafından sallanıp silkelenerek bütün kaleleri yıkılmış, ancak Malatya sağlam surlar içinde CHP’nin kalesi olmayı sürdürüyordu… Necmettin Erbakan’ın daha sonra kurduğu Milli Selamet Partisi, Necmettin Erbakan ve bizler 1973 yılında “surda öyle bir gedik açtık ki, deli rüzgar ne yönden eserse” esecekti… Böylece CHP’nin önemli kalesi Malatya da düşmüş oldu…

 Gelelim sadede; AK Parti, Fazilet Partisinden ayrılanların, T. Erdoğan başkanlığında kurdukları bir partidir. AK Parti on altı yıldan beri, Türkiye’nin siyasi hayatına damgasını vurmaya devam eden bir partidir. AK Parti, görkemli, ciddi ve başarılı, belki de, Türkiye’nin en başarılı partisidir. Bütün bunlara rağmen, ne AK Parti, ne lideri ve ne de yöneticileri hatadan münezzeh değildir. Hele şükür bunu söyledin diyecekler var biliyorum, ama…

 Bir partiden ayrılan kişi veya kişiler, unutmasınlar ki, ayrıldıkları partide kalanlar, kendi arkadaşlarıdır, partide kalanlar da, ayrılanların kendi arkadaşları olduğunu unutmasınlar; unutmasınlar ve hiç kimse, edebini, terbiyesini, ağzını lütfen bozmasın… Hani arkadaştınız, hani kardeştiniz, hani dava adamıydınız, nerde kaldı vatan millet sakarya(!) Demek ki, bunların hepsi palavra… ! Hele bu konuları tartışırken, siyasi mukabele yaparken, Allah, kitap, din, iman edebiyatı lütfen yapılmasın… Çok ayıp oluyor hanımlar beyler…

 1974 yılı idi, ben Milli Selamet Partisinin Eminönü ilçesi gençlik teşkilatında üyeyim. Milli Selamet Partimizin kırk sekiz milletvekili vardı. Bizlere göre kırk sekiz milletvekilimizin tamamı “mücahit” idi. Gün geldi, on (10) milletvekili istifa ettiler. Daha sonra bunlar Nizam Partisini kurdular. İstifa haberinin üzerinden henüz bir saat bile geçmemişti ki, bazı arkadaşlarımız “Bunlar zaten münafıktı” demeye başladılar; ben arkadaşlarıma aynen şöyle demiştim: “Arkadaşlar, hiç olmazsa yirmi dört saat bekleyin, ne oldu da düne kadar, bir saat öncesine kadar ‘mücahit’ olanlar, münafık oldular?” Ne yazık ki bu durum bizim cenahta çok daha belirgin bir durumdadır.

 Başbakanlık, bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı, sadece kendine yakışır sanmak, sadece senin hakkın olduğunu sanmak, bu görevler başka bir arkadaşınıza verilince “trenden inmek” gerçekten ayıptır…

 Şu ya da bu nedenle AK Parti’den ayrılan, tekrar görev verilmeyen, seçilemeyen, kamuoyu tarafından tanınan bazı önemli şahısların yeni parti kuracaklarına ilişkin haberler üzerine, ortalığı toza dumana boğanlar var, bir de dışarıdan gazel okuyanlar yok mu, onlar da ayrı bir alem…

 Siyasi parti kurmak, yasal bir engel olmadığı sürece herkesin hakkıdır. R. Tayyip Erdoğan ve AK Parti varken, AK Parti’ye rakip olarak kurulacak parti veya partilerin ne ölçüde ciddiye alınacağını, parti kurmak isteyenler düşünsün. Boy ölçüsü aldırmak serbesttir. Türkiye’nin siyasi dokusu din eksenli, etnik köken eksenli, ideoloji eksenli siyasi partilere prim vermemektedir. Bu durum elli yıldır tecrübe edilmiştir, benden söylemesi…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Ramazan @imzamı attım

08 Mart 2019 23:16

Türkiye’nin siyasi dokusu din eksenli, etnik köken eksenli, ideoloji eksenli siyasi partilere prim vermemektedir. Bu durum elli yıldır tecrübe edilmiştir, benden söylemesi… cümlesi süper olmuş. Bu bir deneyim cümlesi diline sağlık.

Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 153
Bu Ay : 15201
Toplam : 15201

Son Eklenen Firmalar

Nas çelik para kasası

FİRMA DETAYI

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom