Veysel Tay

Veysel Tay

veyseltay@gmail.com

Kur’an-ı Kerim’i İtibarsızlaştırma Projesi: Mealcilik

Kur’an-ı Kerim’i İtibarsızlaştırma Projesi: Mealcilik

 

“Andolsun, Allah’ın Resulünde sizin için;

Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman,

Allah’ı çokça zikreden kimseler için

Güzel bir örnek vardır.”

(33-Ahzab Suresi: 21 - Diyanet Meali)

Son 20 yılda tarihte benzer tekrarlarını gördüğümüz, bir ‘Etkisiz Kur’an’ projesinin aşamalarının bir bir sahneye konulduğuna şahitlik etmekteyiz. İlk bakışta, birbiriyle alakasız kişilerin, alakasız zamanlarda ortaya attığı fikirler gibi gözükse de, gerçekte Kur’an-ı Kerim’i itibarsızlaştırmak için sahneye konmuş sistematik bir proje olduğu, bu projenin bir birini takip eden adımlarından anlaşılmaktadır.

Aşağıda detaylandıracağım iddiaların savunucularının birçoğu, benden çok fazla ilim sahibidirler ve benim amacım da onların ilmini sorgulamak değil zaten. İlmi konuda bu iddia sahipleriyle yine işin ehli olan ilim erbabı tartışabilirler. Benim buradaki maksadım bu tartışmalar arasındaki bağlantıya, yani fotoğrafın bütününe dikkat çekmektir.

Bu itibarsızlaştırma projesinin sahneye konan aşamalarını maddeler halinde sıraladığımızda, aralarındaki ilişki zinciri açıkça görülmektedir:

  1. Kur’an-ı Kerim’i etkisizleştirmek için ilk önce onun kalkanı ve pratiği olan Sünnet’e saldırılmalıydı ve öyle de yapıldı. Projenin birinci adımında, Allah Resulü (SAV)'in teşri hakkının olup olmadığı sorgulandı. Bu adımda Allah Resulü (SAV)'in örnekliği, O'nun söz ve fiillerinin Kur'an-ı Kerim'i tefsir etmesi ve benzeri konulara saygılı davranılarak, Helal/Haram belirlemedeki durumu sorgulanmıştır. Burada asıl maksat halkın nazarında Allah Resulü (SAV)’in sözlerinin vahiy kaynaklı olmadığı algısı oluşturmaktı. Zira helal ve haram belirleyen hadislerin vahiy kaynaklı olacağını herkes kabul etmek zorundaydı. (Oysa (örneğin) balık yiyebilmenin başka hiçbir yolu yokken, bunu sorgulayanlar eminim ki Ehlisünnetin en tutucu kesimi olan Selefilerden bile çok daha fazla balık yiyorlardır.)

  2. İlk adımı destekleyici ikinci adımda, bazı raviler ve binlerce hadis arasından cımbızlama yolu ile seçilen ve iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki, zayıf ya da mevzu rivayete sarılarak yapılan yıpratma saldırısı devreye girdi. En iyi tutturdukları adım da bu oldu şüphesiz. Esasında burada asıl dert, bu 5-10 sorunlu rivayetin, Hadis kitaplarına ve Sünnete verdiği zarar olsa, bunu yapanlar Hadis ilmini öğrenir, hatta Muhaddis olur ve bu az sayıdaki sorunlu rivayete sarılmak yerine bunları ayıklayarak, Allah Resulünün sünnetinin insanlığa daha doğru ve eksiksiz aktarılmasına katkı sağlarlardı.

  3. İlk iki adımdaki algı kısmen yerleştikten sonra üçüncü adıma geçildi. Madem hadisler vahiy kaynaklı değil, bir beşerden sadır olan sözler ve de sonradan karışan eksik-yanlış birçok rivayet var, o halde içlerinde çok yanlış olabilir ve Kur'an ile çek edilmelidir. Kur'an-ı Kerim’e aykırı olmayanlar kabul edilebilir, ancak Kur'an-ı Kerim’e ters olanlarla amel edilemez. Bu söylem ilk başta kulağa, makul hatta hoş gelse de, esasen akıllara zarar bir söylemdir. Zira bir Hadisi Şerifin sıhhat durumunun, Hadis İlmi açısından durumu ne olursa olsun, Kur’an-ı Kerim’e uygun olup olmadığına bakmak demek, Allah Resulü (SAV)’in, bile isteye, Kur’an-ı Kerim’e aykırı söz söyleyebileceğini iddia etmekten başka bir şey değildir. Mesela; ortada bir Hadisi Şerif var ve işin ehli Muhaddisler, bu Hadisi Şerifin sahih olduğunu, yani Allah Resulü (SAV)’in bu sözü söylediği veya bu fiili uyguladığına dair hiçbir şüphe olmadığını söylerken, birileri diyecek ki: ‘Olabilir ama biz yine de Peygamberin bu sözünün/fiilinin Kur’an’a uygun olup olmadığına bir bakalım, eğer aykırılık yoksa o zaman bunu biz de uygulayabiliriz.’  Bu şuna benzer ki; Efendimiz (SAV) arkadaşlarına bir şey söylediğinde, onlardan biri veya birkaçı çıkıp desin ki: “Ey Allah’ın Resulü, tamam sen böyle diyorsun da, dur bir bakalım senin bu sözün Kur’an-ı Kerim’e uygun mu değil mi, biz önce bunu bir düşünelim.”  

  4. Hadisi şeriflerin rivayetlerinin sıhhat durumuna bakılmaksızın tamamının içerikleri tartışmaya açılıp bu durumun Müslümanlar tarafından normal karşılanmasından sonra sıra topyekûn inkâra gelmiştir. Artık hadis ve sünnet kaynaklarının hepsi birden ya yok edilmeli veya yok sayılmalıydı. (Şuan bu aşamadaki saldırıyla karşı karşıyayız.) Bu adımda tüm hadis kitaplarının ve hadis ilminin Kur'an-ı Kerim'i anlamada en büyük engel olduğu iddia edilecek ve yalnız Kur'an-ı Kerim’e sarılıp geri kalan her şeyden (haşa) şeytandan kaçar gibi kaçmak gerektiği anlatılacaktır.

  5. Bu projenin yürütücülerine göre artık Allah Resulü (SAV) sıradan bir insandır, O'nun ayetleri yorumlaması için zekâ ve analiz yeteneği varsa, bugün her Müslümanın da kendi zekâsı ve analiz yeteneği var denilecektir. Burada derdim Müslümanların Allah’ın verdiği büyük nimetlerden olan akıl nimetini terk etmeleri değil, bilakis aklı (vahyi zorlamadan) vahye hizmet eden bir noktaya konumlandırmalarını tavsiye etmektir.

  6. Vahyin iki ayağı olan Kur'an ve Sünnetten, Sünnet ayağı tamamen devre dışı bırakıldıktan sonra sıra Kur'an-ı Kerim’i tartışmaya açmaya gelecektir. (Bu aşama yeni başladı.) Evet, ilk tartışma Kur'an-ı Kerim’in tarihselliği iddiasıdır. Kur'an bu haliyle, yani lafzıyla vahyedilmemiş olup, (gerçekte sünnetin konumuna yakın bir yere Kur'an-ı Kerim’i çekerek) ruhu vahiy olup, lafzı Hz. Muhammed (SAV)'e ait olup, kendi tarihine ait bir metindir ve zamana göre, ruhuna uygun kalmak(!) şartı ile değiştirilebilir, en azından değişik yorumlanabilir.

  7. Artık Kur'an-ı Kerim’in metni çay sohbetlerinde bile tartışılmaya başlanmış olacaktır. Sırada Kur'an-ı Kerim’in, tarihte yaşamış filozoflardan herhangi birinin öğretilerinin bulunduğu bir (güzel sözler ve öğretiler) kitabı noktasına çekilmesi olacaktır ki, bu adımı kaç aşamada gerçekleştirmeye çalışırlar bilmiyorum. Allah ömür verirse Sünnete olduğu gibi, Kur’an-ı Kerim’e de nasıl saldırılacağını ve Rabbimizin, vadi gereği Kitabını nasıl koruduğunu hep birlikte göreceğiz. Ama bu projeyi sahneye koyanlar, Allah'u Teala'nın (cc) Kur'an-ı Kerim'i bizzat koruyacağını taahhüt ettiğini unuttukları gibi, İman edenlerin bu projenin benzerlerini geçmişte de gördüğünü ve buna karşı nasıl durulacağının dersini de bizzat; canını verme pahasına da olsa “Kur'an Mahluktur” bile demeyen, İmam Ahmed bin Hanbel'den almış olduklarını da gözden kaçırmaktadırlar.

Sonuç: Ayrıca bu itibarsızlaştırma projesine alet olan kardeşlerimizi anlamak hiç mümkün değil. Sanki Kur'an ayetlerini Hz. Muhammed getirmemiş, Cebrail (as) gelip herkesin gözü önünde şehir meydanında ayetleri ilan etmiş, sadece ayetlerin başına bir şey gelmesin diye Hz. Muhammed'e emanet etmiş de bugün bu insanlar Efendimizin sözlerini o kendi akıllarıyla sorguluyorlar.

Allah dinini insanoğluna aktarmak için O'nu seçmiş ve dinin kurallarının bir kısmını ayet olarak Kur'an-ı Kerim’e koydurmuş, bir kısmının da Hz. Muhammed'in söz ve fiilleriyle bize iletmiştir. Elbette Allah dileseydi, her şeyi Kur'an-ı Kerim’de yazar, hiçbir şeyi sünnet ve hadise bırakmazdı. Ancak o zaman bu dinin insan hayatındaki pratiğine şahitlik edemezdik ve Kur'an'ın yaşanılabilir oluşu çok ama çok tartışılırdı. Tabi bir de bu yaşadığımız süreç bizlerin imtihan araçlarından biri olmazdı.

Yukarda da dediğim gibi Sünneti vahiyden ayrı bir şey gibi gören kardeşlerimizi anlayabilmek mümkün değil. Zira sünneti yok sayıp, Kur’an-ı Kerim’in tek başına Müslüman için yeterli olduğunu iddia eden biri, kendi kesmediği hayvanı yiyemez, balık yiyemez, ciğer ve dalak yiyemez, daha önemlisi gece namazını farz saymak ve hiçbir gün terk etmemek, aynı zamanda elindeki tüm malından, yiyeceği içeceği dışında kalanın, tamamını her zaman infak etmek zorundadır. Bunları çeşitlendirmek mümkündür.

İslam’ı yaşamanın kolaylaştırıcı kısmı olan sünnet için Allah'a ne kadar şükretsek az iken, sünnete savaş açmak demek, Allah’ın verdiği akılla Allah’ın dinine/vahyine saldırmaktır diye düşünüyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Işığın yüzü @Tebrik ediyoruz.

05 Mart 2019 09:25

Yazınız ve kaleminiz çok başarılı, sizi tebrik ediyoruz. Ağzınıza elinize yüreğinize sağlık, yazılarınızın devamını diliyoruz.

Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 22
Bugün : 191
Bu Ay : 15239
Toplam : 15239

Son Eklenen Firmalar

Nas çelik para kasası

FİRMA DETAYI

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom