Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Kültürümüzün temellerini onaran namuslu aydın

Kültürümüzün temellerini onaran namuslu aydın


Münevver ve mütefekkir, asırların birikimiyle oluşmuş kültür ve irfanın kaynaklarından beslenmesi yanında, samimi fikrî ve ilmî çabalarla edindiği anlayışı, ait olduğu toplumun dimağına katmasıyla itibar kazanır. Kültürel değerler ve birikimle canlılığı süren hayattan his ve düşünce bağını koparmış olanlar ise öncü, örnek aydın olma vasfına haiz olamaz. Son iki yüzyılımızın düşünce serüveni, karşı cephelerde mevzilenen bu iki aydın kesimi arasındaki çarpışmayla devam etti. Burada acaba ‘çarpışma’ kelimesi çok mu keskin oldu diye geçirmedim değil. Ne ki bu dönemde şahit olduğumuz hâlâ da sürmekte olan fikrî münasebeti, diğer seçenek olarak belki ‘cedel’den mülhem ‘mücadele’ kelimesi ifade edebilirdi. Yaşanan gerilimi, savaşı çağrıştıran bu kelimelerle ifade etmemiz, dilimiz üzerinden bütün bir tasavvur ve kültür dünyamızı önce tezyif, sonra imha etmeyi amaçlayan bir saldırıya karşı varlığımızın canhıraş savunulması sebebiyledir. Mehmet Âkif’ten Yahya Kemal’e, Necip Fazıl’dan Nureddin Topçu’ya, Tarık Buğra’ya kadar, her biri sanat ve düşünce burçlarımızın unutulmaz, fedakâr neferleri olan şahsiyetler, bu ihanet karşısına haysiyetli duruşlarıyla mukavemet gösterdiler.

Kültür, eğitim ve sosyal programa dönüştürülmüş batılılaştırma ideolojisi, toplumun her kesim ve kademesine devlet eliyle dayatılmıştır. Doğrudan milletin inancını, hayat tarzını, dinini, dilini, kültürünü yok etmeyi, olmazsa budamayı, kadük, kuru, kısır bırakmayı planlayan emperyalist zorbalık, yasaklardan hapislere, sürgünlere, idamlara kadar zulmün her çeşidini deneyen ihanetini, düşman olacak ölçüde milletine yabancılaşmış batıcı ve elbette pozitivist aydınlara dayanarak yaptı. Dil ve tarih kurumları başta olmak üzere birçok üstyapı kurumu, devlet imkânlarını kullanarak, milleti yoğun bir kültürel tesirle tedip faaliyetine girişmiştir. Buna rağmen olanca güç, imkân ve nefretle yapılan tasallut ve tahakküm, gayesine ulaşamamıştır. İhanetin temsilcileri, milletin buruk hatıra ve yaralı hafızasında tenha bir ilgisizlikle rüsva olup gittiler. Bu milleti var ve anlamlı kılan değerleri, canlı algılar halinde hayata katan münevverler, bir zincir gibi nesilleri birbirine bağlamaya devam ediyor. D. Mehmet Doğan, bugün o zincirin son sağlam halkalarından biri belki en önemlisidir. Düşünce dünyamıza asla ara verilmemesi gereken bir mücadelenin ana odağını işaret ederek girdi: Batılılaşma İhaneti! Aynı isimle yayınlanan ilk kitabı, sonraki yıllarda ‘Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu’ ve ‘Türkiye Cumhuriyeti Tarihine Giriş’ kitaplarına kadar uzayacak araştırma eserlerinin ana damarını ve istikametini oluşturacaktır.

D. Mehmet Doğan’ın eserlerini (ve faaliyetlerini), birbiriyle bağlantılı dört boyutta incelemek yanlış olmaz. Birincisi az önce işaret ettiğimiz güzergâhtır. Doğan’ın bütün çalışmalarının bakışının, duruşunun, hayatına etki eden tutumların temelinde bu istikametin belirleyici olduğunu düşünüyorum. Çünkü batılılaşma ihanetine karşı duruşu, esaslı bir varoluş şuuruna istinat eder. Fikir yolculuğuna ilk hayatî ‘hareket’ kazandırmış Nurettin Topçu’nun insanı anlamlı kılan keyfiyetin, varlığımıza cevher kazandıran özü idrak etmekle mümkün olacağına vurgu yapması önemlidir. Mehmet Doğan, tarihte yürüyüşümüzün genel yönünün batıya doğru olduğunu bilmez değildir. Hayatın tabiatına uygun akışı, işleyişi içindeki yönelişler varlığımıza zenginlik katar. Oysa batılılaşma veya batılılaştırma ameliyatı ile fert, toplum ve millet varlığımız, daraltılmak,  yozlaştırılmak, manevî özüne yabancılaştırılmak istenmiştir. Bu şeytanî saldırı, dil ve kültürü bozarak yapılmıştır. O nedenle D. Mehmet Doğan’ın bir ömür sabır ve fedakârlık gerektiren sözlük çalışması birinci boyuttan ayrı düşünülemez.

Doğan’ın kişilik ve benlik olarak yaslandığı üçüncü unsur Mehmet Âkif Ersoy’dur. Bu hususta fazlaca bir söze gerek yok. İlk akla gelen, belki kendisinin de kendiliğinden bir hal olarak yönelmesini sağlayan Âkif’in sanatçı, münevver ve hareket adamı olarak gerçekten tereddütsüz örnek alınacak bir şahsiyet olmasıdır. Ayrıca bu müstesna şahsiyetin batılılaşmaya karşı, yerli, millî değerleri müdafaa eden, samimi bir entelektüel tavırla yer yer kendimizi de eleştiren, muarızlarının bile kişiliği aleyhinde menfi söz söyleyemediği dürüstlüğü, inanmışlığı, adanmışlığı bugün de bizlere örnek ve ölçü olmaktadır. İhtiyacını duyduğumuz münevver tipi Âkif’le müşahhaslaşmaktadır. O’nun İstiklâl Marşı’mızın yazarı ve millî şairimiz olması millî şuurun canlı kalması adına önemlidir.

Doğan’ın ‘Büyük Türkçe Sözlük’ü sahih, güvenilir müracaat kaynaklarımızdan biri olmuştur. Bir ömür sabırla ve elbette derlediği, izini sürdüğü her bir kelimeyle yenilenip çoğalan âşk ve heyecanla hazırladığı sözlük için şahsım ve milletim adına kendilerine şükranlarımızı arz ederim. O hiçbir şey yapmasaydı bile, aziz milletimize bu müstesna eseri armağan etmesi, ona karşı minnet duymamız için kâfiydi. Ancak Doğan, çalışmalarını, birçoklarının sadece kelime koleksiyonculuğu olarak anladığı sözlükle sınırlı tutsaydı, bu kadar yararlı olamazdı. Çünkü söz de sözlük de, hayat içindeki kullanımla canlılık kazanır. Eğer siz onların anlam alanını sormaz, oradaki farkları, incelikleri umursamazsanız sözlükler cansız kelimeler deposundan öteye gidemez. Dil, hayat içinde hususiyetle de sanat ve fikir hayatı içinde canlanır, serpilir. Canlanıp serpilme, inanımızın düşünce imkân ve kudretiyle orantılıdır. İşte Mehmet Doğan tam da burada kelimelere etimolojik bir tecessüs ve hassasiyetle yaklaşarak söze tutunup kalkar veya sözü tutup kaldırır. Sözler, sesler, sözlükler, deyişler arasındaki anlam geçişleri, değişmeleri, benzeşmeleri dikkatle izlenir. Bu çabalar tarihî kaynaklara inmeden, günümüzdeki yansımalara değinmeden sonuç vermez. Söz ve kelimeler üzerinden tarihte ve coğrafyalarda bir yolculuğa çıkılır veya hakikat, söz ve kelimeler üzerinden bir seyahatle aranıyordur. Kültür kavramı içinde bildiğimiz bilmediğimiz insan ve toplum göçleri, geçişleri ile dilin hareketi birlikte sürmektedir. O nedenle hayatın yani kültürün izini sürmek, dilin sırrına götürür; dilin izini sürmek de kültürün sırrına. Dil kültürün ana dayanağı, temelidir. Bu çalışmalar esasen etimolojinin de sınırını aşan çalışmalardır. Doğan tasavvur dünyasını oluşturan bu çalışmalarını işte bu boyutta yani dördüncü boyutta yapar. ‘Söz Okyanusunda Yolculuk’ bu kategorideki son kitabı. Kitabın ‘Kelimelerin Seyir Defteri’ adlı çalışmanın devamı gibi düşünülebileceğini sunuşta bizzat yazarın kendisi ifade ediyor. Ben bu serinin ‘Dil Kültür Yabancılaşma’ ile hatta daha önceki eserleriyle başlatılmasının doğru olacağını düşünüyorum.  

Üç kitaptan da fevkalade müstefit oldum. Sizler için de ufuk açıcı olacağından eminim. Benzer güzergâh ve yöntemler izleyen zihni arayışıma son derece yol gösterici oldular. Bu çalışmaların devamının geleceğinden emin olmam, heyecanımı azaltmıyor, beklentilerimi çoğaltıyor.

‘Söz Okyanusuna Yolculuk’un çoğu kısımlarını yayınlandıkları mecmua ve internet sayfalarında zaten okumuştum. Kitabı yine başta Sayın Doğan olmak üzere arkadaşları ziyaret için uğradığım TYB’de gördüm. Doğan Yahya Kemal’in anılacağı bir program için Üsküp’e gitmişti. TYB’de kimsecikler yoktu. Ben de bir köşeye çekilip kitabı okumaya başladım. Aşina olmanın kolaylaştırması ile zaten rahat okunan kitabın sonuna gelmem uzun sürmedi. Sonraki hafta da zat-ı âlileri kitabını imzalayarak bize lütfettiler. Bu kez de çize çize ve not alarak okumak farz oldu. Kitabı müstakil bir yazıya konu etmeliyim.

D. Mehmet Doğan, bizim için güzide, naif, mümtaz bir şahsiyettir. Namuslu bir düşünür ve araştırmacıdır. Kurucusu ve şeref Başkanı olduğu TYB’nin Konya şubesi, anlamlı bir vefa ve kadirşinaslıkla, yazı hayatının 50. Yılında D. Mehmet Doğan’ı anma ve anlama programı düzenledi. Allah’a hamdolsun, değerlerimize yitirmeden kıymet verme erdemini de edinmeye başladık.

D. Mehmet Doğan’a bol ve zengin verimlerle geçeceğinden emin olduğum düşünce, araştırma ve yazı hayatında sağlıklar, muvaffakiyetler diliyorum.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 453
Bu Ay : 4153
Toplam : 4153

Son Eklenen Firmalar

Nas çelik para kasası

FİRMA DETAYI

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom