Kadir GÜLTEKİN

Kadir GÜLTEKİN

R.T. ERDOĞAN’IN İNEK HİKÂYESİ DOĞRU ANLAŞILSAYDI NE OLURDU..?

R.T. ERDOĞAN’IN İNEK HİKÂYESİ DOĞRU ANLAŞILSAYDI NE OLURDU..?

 

Muhterem Reis, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Rize, Kasımpaşa ve Kısıklıdaki evinde inek besleyip beslemediğine dair maalesef bilgi sahibi değilim; ancak, gerek başbakanlığı zamanında, Başbakanlık civarında, gerekse cumhurbaşkanlığı zamanında külliye civarında, birileri tarafından inek beslendiği veya besleneceğini tahmin edebiliyorum. Bu ineklerin renklerini kimlere ait olduğunu sakın sormayın bana ben bilemem. Semud kavmi ineğin özelliklerini sormuşlardı da… Sadece hatırlatmış olayım.

 

Yıllar önce, Amerikan 6. Filosu İstanbul’a gelmiş, o günün bazı solcuları, üzerlerinde Amerikan kotu, ceplerinde Marlboro sigarası olduğu halde, 6. Filo’yu protesto etmekteydiler… Söz konusu protestoları protesto eden, o günün sağcılarının (muhafazakârlarının) bugüne kalmış tortuları ise R.T. Erdoğan’ı Amerikancı olmakla suçlayıp sözüm ona protesto etmeye, eleştirmeye kalkmazlar mı?

 

Ülkemizin sorunlarına kafa yoran dostlarımıza, bir hatırlatma yapmak isterim: Sayın Kılıçdaroğlu’nunkine binerseniz, yarı yolda kalır rezil olursunuz; sağlam bir Amerikan, Alman ve Japon arabasına binerseniz en az beş on yıl rahat edersiniz. Biliyorum şu inek meselesini merakla bekliyorsunuz, lütfen okumaya devam edin anlatacağım.

Kendisini Şeyh-ül Muharririnden sanan bazı yazar çizerler, Erdoğan tarafından bekledikleri ilgiyi görememiş olmalılar ki, yol bulup, fırsat yakalayınca hücuma geçmektedirler. Toktamış Ateş ve Şanar Yurdatapan’la zihinsel kanka olanların bu özellikleri ile Sayın Erdoğan’ın yanında olduklarına ya da olacaklarına çok ta inanasım gelmiyor…

 

Hz. Ömer’ in adaletinden, Hz. Ebubekir’ in mazlumun yanında oluşundan, Peygamberin (a.s.) hasır üstünde yatıp kalktığından, açlığını hissetmesin diye karnına taş bağladığından bahsederek, Recep Tayyip Erdoğan’a ders vermeye, sözüm ona “İslamî” mesajlar kayışlamaya çalışanlar, adamı çileden çıkarıyor..! Amerikan, Alman ciplerine binip caka satanların, üç beş bin liralık eşarp takanların, derin dondurucularında üç beş aileye, üç beş ay yetecek kadar gıda maddesi bulunduranların, odalarına metrekaresi elli bin liralık halı sermiş olanların da “Asr-ı Saadet” muhabbeti yapmaları da adamı gerçekten çileden çıkarıyor…

Recep Tayyip Erdoğan’ın hatadan münezzeh olduğunu söyleyen namerttir. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı, yapacağı her işin doğru olduğunu söyleyen de namerttir. Recep Tayyip Erdoğan’ın, İslamî hassasiyetini sorgulamaya kalkanların, hallerini bilmeseydim, gam yemezdim. Hani “dinime küfreden bari müselman olsa”..!

 

Hani şu inek meselesi, demekte olduğunuzu duyar gibiyim, lütfen okumaya devam ediniz, açıklayacağım…

 

Yandık, bittik, ülke mahvoldu diyerek yaygara koparan felaket tellalları ne yazıktır ki, refah içinde yüzen arsızlardır. Fakir fukara sabrını ve şükrünü eda ediyor, ülkesinin sıkıntılarını abartmayıp, ülkesine ihanet etmekten kaçınıyor.

 

Devlete düşen, felaket tellallarına kulak asmadan fakir fukaranın derdine ya da dertlerine çare aramaktır. Bir devlet, kıytırık, uyduruk, kasıtlı, şaibeli, ciddiyetsiz ve seviyesiz eleştirileri ciddiye almamalı, bu gayri ciddi beş para etmez eleştirilerden dolayı kararını değiştirmemelidir. Eğer karar değiştirilecek ise, bu seviyesiz eleştirilerin hemen arkasından değil belli bir süre geçtikten sonra değiştirilmelidir. Bu yol, bir kere açılacak olursa, ülke yönetimi, devlet idaresi tahmin edilemez yaralar alır; bu yaralar da tedavi edilemez…

Gelelim şu İNEK meselsine… Sayın Erdoğan’ın, muhterem Reisimizin, başbakanlığının ilk yıllarıydı, kendileri bir konuşmaların da anlattı bu hikâyeyi. Ben bu hikâyeyi ilk defa Sayın Erdoğan’dan dinlemiştim. Hikâye şöyleydi: “Bir düşünür Hindistan’a gezmeye gider ve trene biner, trenin kalkış saati gelmiş olmasına rağmen, tren hareket etmez. Trenin hareket etmesi gecikince bu kişi, yanındakine sorar, tren niye hareket etmiyor diye; sorduğu kişi cevap verir, tren hattı üzerinde bir İNEK yatıyor, ineğin kalkmasını bekliyoruz… Soru soran, bu ilginç cevabı alınca, düşünür, derin bir iç çektikten sonra şöyle der; “olsun, sizin yolunuz üzerinde yatan inek canlı, nasıl olsa bir zaman sonra kalkacaktır. Bizim düşünce yolumuz üzerinde yatan inekler cansızlar, hiçbir zaman kalkmayacaklar…”

 

Evet, Saygıdeğer Reisimizin anlattığı bu hikâye, o günlerde, bazı ahlâksız TV yöneticileri tarafından çarpıtıldı. “Erdoğan’ın burada kastettiği M. Kemal’dir” diyerek alçakça provokatörlük yaptılar. Birçok kimse ise bu hikâyenin vermek istediğini anlamazlıktan geldi, bazıları anlamamaya çalıştı, bazıları ise, hiç duymamış gibi davrandı.

 

Eğer bu hikâye bizler tarafından, Türkiye toplumu tarafından gereği gibi anlaşılsaydı, devlet, bu hikâyenin ana fikrini kavrayabilseydi; Sayın Erdoğan’ın bizzat kendisi de, bu hikâyedeki ana fikrin topluma uygulanmasını sağlayabilmiş olsaydı, ben öyle sanıyorum ki 15 Temmuz felaketini yaşamış olmayabilirdik. Zararın neresinden dönülürse kârdır diyelim…

Kadir GÜLTEKİN

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 191
Bu Ay : 18804
Toplam : 51148

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom