Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Güven vermeyen CHP’nin gizli karar merkezleri

Güven vermeyen CHP’nin gizli karar merkezleri

  
CHP’deki anlaşılmaz kaynama, insanı, dünyayı anlayamayan ufuksuz yapının ne sefil duruma düştüğünün trajikomik öyküsüdür.

Yaptıkları açıklamaya bakılırsa, muhalifler, olağanüstü kurultayı toplamak için şu ana kadar 559 imza topladıklarını söylüyorlar. Düz hesapla 560 diyelim. Bu veriye göre daha 75 delegenin imzası gerekiyor.  Yaşar Tüzün, Pazartesine kadar imza sayısının 700’e ulaşacağını söylüyordu. Söylüyordu ama Salı geçti, Çarşamba geçti anlaşılan yeter imza sayısına ulaşılamadı; hesap tutmadı. Son anda bir değişiklik olur mu hep birlikte göreceğiz.

Ekranlarda genel merkezi ve delegeleri etkileme hamlelerinin yapıldığını gördük. Canlı yayında Whatsapp’tan imza gönderenlerin olduğu isim isim ilan edildi. Belli ki bir taktik savaş yapılıyordu. Hatta belki de o isimler ve o kurgu bile önceden ayarlanmıştı. Durum böyle olunca insan meselenin aslını öğrenemiyor. Yani söylenenlerin doğruluğundan şüphe ediyor. Şüphe etmemizi haklı kılan sebep CHP’nin yalanı bir siyaset dili ve tarzı edinmesidir. İnanılır gibi değil; olmasını istedikleri bir şeyi olmuş gibi, üstelik saf zihinler için coşkuyla söylüyorlar. Sonra da dönüp yalanlarına kendileri de inanıyor. Bunu nasıl başarıyorlar, yani asılsız olduğunu bile bile kendi yalanlarına nasıl inanıyorlar anlaşılır gibi değil.

Allah rızası için psikologlarımız bu konuyu enine boyuna analiz edip araştırsınlar. Yalanla gerçek nasıl yer değiştirir, dahası yalan gerçeğin yerine nasıl kurulur, bundan da önemlisi yalan, göz önünde olan ve kimsenin kabul etmediği yanlışlara nasıl bağlanır, onlara nasıl tutunarak saltanat sürer? Statükoyu sürdürmek için akli melekeler yanılma ve yanıltmalarla nasıl ikna edilir? Bütün bunlar araştırılmalıdır. Kendi payıma ben bunun en makul izahını büyüyemeyen çocuksu eğilimler ve sanatsal fantezilerle açıklıyorum. Sanatsal gerçekliğin nesnel gerçeklikle örtüşmesi diye bir şey söz konusu değildir. Ne ki, bunlarda sanatsal bir eğilimin olmadığı da ayan beyan ortada. Kaldı ki sanatın da siyasetin de yeri, bağlamı farklıdır.

Bunları kafamdan geçirirken, başka bir yalan söyleme, hatta yalan söylemekten zevk alma sistemini düşünüyorum. FETÖ’cülerin bunu göz göre göre yaptıklarını biliyorsunuz. Mahkemede, ekranda, gündelik hayatınızda gözünüzün içine baka baka, utanmadan, arlanmadan yalan söylüyorlar. Bu da onların köle ruhları, kesinlikle gelişmemiş zekâ ve kişilik seviyesinden kaynaklanmaktadır.

Hayatlarında yalan-doğru sınırı kalmamış insanların benlikleri çökmüştür. Bu ufunetin bile bile yapılıyor olması benliğin ve kişiliğin çökmesine işarettir. Onlarla akli zeminde, akli ölçülerle konuşamazsınız. Değerleri yoktur, parçalanmış, dağılmıştır. Onları bu zelil, sefil duruma düşüren de zaten bu değersizlikleridir. Belki özellikle dinî ve millî duygulara karşı oluşan değersizlik, onları ortak özelliğidir. Değersizlerin yapacağı işleri ancak değeri olmayan insana yaptırabilirsiniz. Şimdi anlaşıldı mı neden 15 Temmuz’da bu aziz millete kurşun sıktıkları? Şimdi anlaşıldı mı neden terörü destekledikleri.

Farklı cephelerden her iki kesim de kendilerini seçkin, seçilmiş, kurtulmuş görebilir. Ama her iki kesim de asla müdahil olamadıkları bir işleyişin kurbanı ve kölesi olmuştur. Sonra kölelik sistemi içinde mahkûm olan bazıları, kalkıp size özgürlükten, çağdaşlıktan bahsedebilirler. Köle, kendiliğinden bir tek kelime bile etme özgürlüğü olmayan kişi, nasıl ilericilikten, çağdaşlıktan söz edebilir? Onların ipi başkalarının elindedir. Bunu onlar da biliyor. İşte en son biri ağzından kaçırmış. Biri dediysem bu partinin genel başkan yardımcısı: Tuncay Özkan. Yani sıradan, ilgisiz bir adam değil. Ne diyor? “CHP'de gizli bir karar merkezi var, kararlar orada alınıyor" Bu içeriden bir ifşaattır. Yani MKYK, milletvekilleri, delegeler, partililer ne derse desin kararlar, gizli karanlık bir merkezden geliyor ve herkes de verilen kararlara kuzu kuzu uymak zorunda kalıyor. Bütün partililerin iradesi yok sayılıyor. Hiç biri adam yerine konmuyor. Bu gidişat diktatörlükten de vahim bir durumdur.

Bu gizli karar merkezi neresidir, kimlerdir. Ne olursa olsun CHP, bu ülkenin bir gerçeğidir. Bu ülkenin gerçeğinden gizlenen veya gizleme, gizlenme gereği duyulan yapı kime, neye hizmet etmektedir? Belli ki gizlenmediği, dayatılmadığı takdirde, partililerden kabul görmeyecek kararlar verilmektedir. Belki de CHP’nin asıl sorunu budur, buradadır: Özgür olamamak, kendi partililerine bile güvenmemek. Eğer öyle olmasaydı bu kadar huzursuzluk, çekişme, kaynama varken 634 imza bile beklenmeden kurultay kararı alınırdı. İşte o gizli merkez partiyi elinden kaçırmak istemiyor olabilir.

Kongre süreci nasıl ilerlerse ilerlesin bu aşamadan sonra yalanlarla bile parti bütünlüğünü sağlamak imkânsızdır. CHP’nin kendi tabanında ciddi bir kafa karışıklığının, anlaşılır bir tepkinin olduğunu düşünüyor, daha doğrusu görüyorum. Millette, kendi içinde bile bütünlük arz etmeyen bir partinin ülkenin yerel veya genel yönetimini üslenme olgunluğunda olmadığına dair kanaat daha da pekişmeye başlamıştır. Bir çıkış, çözüm ve imkân olarak en iyi ihtimal kurultay yapılsa ve Muharrem İnce ve ekibi yönetime gelse bile suların durulmayacağı bellidir. Belki de CHP sosyolojik, ideolojik ve tarihî misyonunu tamamlamıştır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 413
Bu Ay : 12615
Toplam : 44959

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom