Muhammet KARACAN

Muhammet KARACAN

mhmmd.krcn@gmail.com

UMUDA AÇILAN KAPI 3.BÖLÜM.

UMUDA AÇILAN KAPI 3.BÖLÜM.

 

Sabah olunca annesini görmeye gitti elini öptü hayır duasını aldı. Günler haftaları kovalamış. Adeviye Hanım’ın vefatının üzerinden On dört gün geçmişti. Vakit öğlendi .İsmail annesinin yokluğuna alışagelmişti. Kampta bulunan Doktor Süleyman ve arkadaşlarından başka kimsesi yoktu. Buraya geldiği günden beri bir an olsun kendisini yalnız bırakmayan Doktor Süleyman’a çok şey borçluydu. Onların burada yaptıklarını gördükçe ve annesi için uğraşlarını hatırladıkça içten içe ‘Bende doktor olacağım’ dedi. Öğle namazı için camiye gitti. Hem belki bugün hiç görmediği Doktor Süleyman’ı görürdü. Namazı kılıp çıktı ,avluda Doktor Süleyman’la karşılaştı; selam verdi, selam aldı. Doktor hal ve hatırını sordu:

    - iyiyim’ dedi ama bir sıkıntısı olduğu belliydi. İsmail’e fırsat vermeden doktor:

    - Bak İsmail sen zeki bir gençsin. Yarın ben ve arkadaşlarım Türkiye dönüyoruz. İstersen bizimle gelebilirsin, dedi.

      Aldığı teklif çağrısında sevinçten şaşkına dönen İsmail :

    -Elbette Türkiye’ye gelmek isterim, okuyup doktor olacağım ,dedi.

      İsmail ilk defa uçağa binmişti. Hayatı El Halil’den kamyonetle çıkışıyla başlayan ve bu uçak yolculuğuyla devam eden süreçte değişmişti. Babasını, annesini en önemlisi de Filistin’i geride bırakmıştı. Türkiye’ye , yeni umutlara ,doğru uçuyordu.

 

             Koca yedi yıl ne de çabuk geçmişti. Doktor Süleyman’ın teklifi ve Türkiye’ye gelişi dün gibi aklındaydı. Şimdilerde ise kendisi doktor olmuş ve göreve başlamıştı. Türkiye onun için vatan olmuş umutlarını diri tutmuş, hedeflerine el uzatmıştı. İsmail çalışma arkadaşları içerisinde de sevilen bir doktordu. Çalışmasının arda kalan vaktinde arkadaşlarıyla sohbet ederdi. Yine bir gün sohbet esnasında arkadaşı Sağlık Bakanlığının Filistin’e gönüllü bir sağlık ekibi göndereceğini söyledi. İsmail arkadaşını dikkatlice dinlerken ailesi, doğup  büyüdüğü şehir aklına geldi. Hüzünlenmişti. Gitmeye karar verdi. Orada bulunan arkadaşları da İsmail’le aynı fikirdeydi.

              Anne ve babasını kaybetmiş biri olarak ayrıldığı Filistin’e şimdi ise vatanı saydığı Türkiye tarafından görevlendirilmiş bir doktor olarak dönüyordu. Havaalanına indiklerinde sıcak bir meltem yanağını okşadı. Havayı içine çekti. Yıllar önce geride bıraktığı babasının kokusunu duymak istercesine. Karayolu ile Gönüllü Doktor grubu görevli oldukları kampa geldiler. Kampa giriş yaptığı ilk andan itibaren İsmail Babası Şeyh Ecved’i bulmanın umudunu taşıyordu yüreğinde. Babasının El Halil’den ayrılırken ki sözleri aklına geldi ‘Elbet bir gün buluşacağız.’

            Hasta çizelgelerini alarak tek tek onları ziyaret edip durumlarını öğrenmeye başladılar. İsmail her an tanıdık bir yüz görme umuduyla etrafa bakınırken Köşedeki odanın önünde bulunan kalabalık dikkatini çekti koridordaki hemşireye neler olduğunu sordu. Hemşire :

       - Bundan yedi yıl önce El Halil’de yaşanan intifada hareketinde gözaltına alınan ve beş yıl Siyonist cezaevlerinde esir olan davanın önde gelen kişilerinden biri o odada yatıyor. Bu kalabalıkta yakınları ve ziyaretçileri Doktor Bey,dedi.

           Duydukları karşısında şaşkına dönmüştü. Heyecandan yüreği göğüs kafesine sığmadı. Bu adam babası olabilir miydi? . Hızlıca yöneldi :

        -SelamunAleyküm’ dedi. Selam sahibinin doktor olduğunu gören kalabalık yolu açtı. İçeri giren İsmail Yatakta sakalları ağarmış, çektiği çile yüzüne çizgi çizgi nakşolmuş babasını görünce donakaldı. Zaman durmuştu. Şeyh Ecved’in gözleri buğulandı. İsmail’in ‘baba’ demesiyle gözlerinden yaşlar boşaldı. İsmail yatağın başucuna geldi babasının eline sarıldı defalarca öptü. Şeyhin konuşacak mecali yoktu. Ama oğlunun elini hafifçe sıktı. İsmail’de ağlıyordu. Odadakiler şaşırmışlardı. Şeyhin annesiyle beraber kentten ayrılan  oğlu İsmail doktor olmuştu. İsmail gözyaşlarını sildi. Alnını  babasına doğru uzattı :

       -İşte buluştuk baba, Allah’a hamdolsun, dedi. Şeyh Ecved göz ağrısı biricik oğlu İsmail’in anlından öptü. İçten bir tebessümle İsmail’e baktı ve çok kısık bir sesle kelime-i şahadet getirdi:

       -Eşhedüenlailaheillallah ve eşhedüenneMuhammedenabduhu ve resuluhu’ İsmail babasının yüzünü okşayarak:

       -Bir gün tekrar buluşacağız baba.

          Şeyh Ecved gözlerini yumdu. İsmail yıllarca umudunu taşıdığı babası ile buluşmayı sağlayan Allaha sonsuz şükretti. Babasını kaybetmiş olması onu ne kadar üzmüş olsa da onu sevenleri, yaptıklarını gördükçe ve son nefesinde imanlı bir şekilde gidişi onu hep onurlandırdı.

   İsmail de tıpkı babası gibi davasına sahip çıkacak, Türkler gibi her daim mazlumların yanında olacaktı.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 712
Bu Ay : 16792
Toplam : 26050

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom