Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Yalandan da olsa doğru olamazlar, olamıyorlar

Yalandan da olsa doğru olamazlar, olamıyorlar 


Gidiş istikametimizi, olgunluk seviyemizi yaptığımız seçimler belirliyor. Kişiliğimizin, benliğimizin, zihin ve düşünce dünyamızın teşekkülünde seçimlerimiz etkili olmaktadır. Yine bütün bu unsurlar karar vermemizde belirleyici olur. Bu anlamda hayat, seçimler toplamımızın genel seyridir. Fert olarak, grup, parti, toplum, ülke ve millet olarak sürekli seçim yaparız. Son yaptığımız 24 Haziran seçimi, merkeze yönetim anlayışını alarak yeni bir istikamete yönelişimizi ifade etmektedir. Seçim sonuçlarında ifadesini bulan hakikat, milletimizin bir hayat ve medeniyet tasavvuruna ilişkindir.

Hayatımızın bütün seçimlerinde olduğu gibi açık sonuçları olan bu son seçimden de dersler çıkarmalıyız. Millet bu dersleri çıkararak tecrübelerine eklemiştir. Ancak en fazla dersi CHP ve CHP’liler çıkarmalıdır. Ancak yapılacak seçimde samimi olmak şarttır. Samimi olmanın ne demek olduğunu da ilgilileri öğrensin.

Onların iktidarı omuzlamak amacıyla değil, kendilerine çekidüzen vermek için ders çıkarmaları gerekmektedir. Bu halleriyle tam bir klinik vaka’dırlar çünkü. Akıllı uslu bir program ortaya koymalarından, mantıklı, tutarlı düşünce ve öneride bulunmalarından vazgeçtik. Alenen yalan yanlış saptırmalarla sonuç elde edeceklerini sanmak gibi tuhaf ve boş bir çaba içine girmişlerdir.

Birbirlerini harcamak, birbirlerinin koltuğunu kapmak için verdikleri mücadele kendi bilecekleri iş. Miting meydanlarında mugalâtadan başka bir şey yapmadılar. Buna rağmen içeriksiz boş laflar üretmeleri bile ümit vaat ediyor olabilirdi. İnce’nin kısmen akli zemine yaklaşan söylemleri, belki CHP’nin teorik duruşunu ileride anlamlı kılabilirdi. Çünkü bu partinin en fena handikabı düşüncesizliktir. Bu parti ne der, neyi savunur, neyi amaçlar belli değildir. Onuncu yıl marşları ve kof bir Kemalizm histerisiyle milleti kandıramayacaklarını onlar da anlamış olacak ki, en son seçim sonuçlarının çarpıtıldığı, sayımda hile yapıldığı, seçimi İnce’nin kazandığı yalanını ortaya attılar. Bunu kameralar önünde utanmadan, sıkılmadan yaptılar. Yetmedi, Muharrem İnce’nin kaçırıldığı safsatasını yaymaya çalışıp halkı sokaklara çağırdılar. İnce’yi kim niye kaçırsın? Bir kaçma durumu varsa o da Kılıçdaroğlu’nun İnce’den kaçtığıdır. Telefonla bile olsa bir hafta boyu onunla görüşmedi, yalan mı? Bu nasıl bir yaklaşım, bu nasıl bir pişkinliktir anlamak mümkün değil. Daha sonra İnce’nin YSK’ya yakın bir yerde bir otelde olduğu, sonuçları oradan izlediği, CHP’deki sistemin de arıza verdiği, gelen sonuçların kendilerindekilerle örtüştüğünü ifade etmek zorunda kaldılar.

Düpedüz yalan söylediler, yalandan ve yalanlarının yol açmasını bekledikleri karışıklıktan medet ummaya çalıştılar. Ertesi gün, özellikle FOX Tv’de açıkça kendilerini destekleyen malum televizyoncular, yanıltıcı bilgilerin partiden ve İnce’den geldiğini ifade ederek kendilerini temize çıkarma çabasına girdiler. Hele bir anketçinin yalan söylediğini açıkça beyan etmesi vardı ki, evlere şenlik. Son olarak hani şu çok meşhur(!) araştırmacı gazeteci de içini döktü. Doğrudan “Eşşeklik edip sana inandık, seni destekledik” demeye getirdi İnce için. Bütün bu ahlâksızlığı bile bile yaptılar. Ardından başlayan Kılıçdaroğlu ile İnce çekişmesi. Başarılı olan ve olmayan kimdi?

CHP kaynıyor. Seçim bitti mi? Seçim bitmez. İşte şimdi CHP ve CHP’liler hayatlarının seçimini yapmak zorundalar. Bu yalan dolan ve aldatma siyasetine devam mı edilecek, yoksa milleti enayi yerine koymaktan vazgeçip adam gibi siyaset mi yapılacak? Dikkat ediyorum da, yalan, bunlarda o kadar tabii bir hâl almış ki yüzlerinde en ufak bir mahcupluk izi bile sezilmiyor. Bu nasıl bir ruh hâlidir anlayamıyorum. İnsan göz göre göre bütün bir milleti yalanlarla kışkırtıp sonra nasıl el içine çıkar anlaşılır gibi değil. Bunlar yalancı. Yalan mı kardeşim, siz yalancısınız? Yalanı doğru gibi satmaya çalışıyorsunuz. Bazen mecburen doğruyu bile yalandan söylüyorsunuz.

Yalandan bile olsa o doğrunun ağırlığına bir bilemedin iki gün dayanabiliyorsunuz. Seçim gecesinde yaşandığı gibi bazen saatler içinde mumunuz sönüyor. Doğruyu, gerçeği saptırıyorsunuz. Ruhunuzun düştüğü sefaleti düşünüyor, ancak iki nedene dayandırarak işin içinden çıkabiliyorum: Birincisi komünist propaganda taktiğinde hiçbir ahlâkî ölçü olmadığından, toplumu yönlendirmek için yalanlara başvurulabileceği saçmalığıdır. Önemli olan toplumu yönlendirmektir. Bu amaç için her yol mubahtır. Bunlar da komünistliğin bu güzel huyundan etkilenmiş olmalılar. İkinci olarak adamda din, iman, haram, helâl kaygısı olmayınca bu yöntemler çok normal olabiliyor.

Dinsizlik, imansızlık ancak benliğin çökmesi ile mümkün olabilir. Bunlarda benlik çökmüş de onun için mi doğru olamıyorlar? Bana kalırsa benliğin yok olma sürecine girdiği ve düşünceye tahammül edemeyen bu yapı, asla düzelmez, düzelemez. Doğruyu da seçemez, seçtiği doğruyu hayata da geçiremezler. Çünkü iyilik, doğruluk, güzellik istidatları kaybolmuş gözükmektedir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 682
Bu Ay : 15194
Toplam : 24452

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom