Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Baskın seçimin dış sebepleri

Baskın seçimin dış sebepleri
 

ABD, Fransa ve İngiltere’nin kimyasal silah kullandığı gerekçesiyle Suriye’ye haberli, zararsız ve sanki tiyatro gibi yaptıkları sözde saldırıyı tam konuşamadan, erken seçime ilişkin gelişmeler, gündemin tam orta yerine oturdu.

Erken değil, bu bir baskın seçimdir. Muhalefet hiç hazırlıksız ve darmadağın bir haldeyken baskına uğramıştır. Seçime iktidar muhalefet açısından bakanlar için baştan söyleyeyim; muhalefetin hiçbir kazanma şansı yoktur. Baştan kaybetmişlerdir. İki aylık bir sürede derlenip toparlanmaları, imkânsız ölçüde zordur. Daha doğrusu ortada parti vasfı ve disiplinine haiz bir teşkilat da, birlik de yoktur.

Başta CHP olmak üzere perişan ve sersefil hâldeler. Kongre çekişmelerinden daha sıyrılamamışken şimdi peşlerine bir de HDP’nin takılması, aklı vasat düzeyde işlemeye başlayan mutedil kesimi üzmektedir. Bu sebeple CHP HDP’yle yan yana gelmeyecektir. HDP, zaten sırtını dayadığı örgütlere vurulan ölümcül darbelerden sonra kesin bir yenilginin tarafı olarak dut yemiş ispinoza dönmüş vaziyette. Dokunanı yakacak bu parti, mecburen tek başına hareket edecektir. Bu da Cumhurun ittifakı diye adlandırılan bloğun işine yarayacaktır. İyi Parti, daha doğmadan ölmüştür. Özetle şu anda iki parti, belki bir buçuk parti var. Biri Ak Parti, buçuk olanı da diğer bütün partilerdir.

Bunlar öyle akıl tutulması, öyle şaşkınlık yaşıyorlar ki en iyi ihtimalle dört yanlışı birleştirerek doğruya ulaşacaklarının hesabı içinde kıvranıp duruyorlar. Bana sorarsanız bu yanılgının politikasını üretmek de memlekete hizmettir. Yapımcı onlara da kötü adam rolü vermiştir. Yapımcının, yönetmenin iradesi dışında rol kesemeyeceklerini en iyi onlar bilir. O nedenle de şu aday olur mu, bu olmaz mı gibi soruların cevabı bu açıklamamızda gizlidir. O kulislerde dolaşan isim aday gösterilir mi? Hayır gösterilemez, gösterilse de bu aşamada kabul etmez. Çünkü o bu oyunun çekimlerinin nasıl yapıldığını tecrübeyle bilir. Yürüyüşü aksatacak bir girişime izin verilmeyeceğini de bilir.

Aslına bakarsanız erken veya baskın, bu seçimin kararı, ihanetin 15 Temmuz’da millî irade tarafından beli kırıldığı gün verildi. Yeni Kapı mitinginde, demokrasi nöbetlerinde, en son El Bab’da, Cerablus’ta, Afrin’de verildi. Ben şimdi olaylara geçmişten haber vererek değil de gelecekten gelmiş gibi baktığımda heyecanlanamıyorum bile. Çünkü sadece seçime değil, sonucuna da karar verildi. Önümüzdeki iki ay içinde sadece sonucu da belli olan seçimin formaliteleri yerine getirilecek.

Ak Parti ve MHP şimdi yaşanan gelişmelerden önceden haberdardı. Belki diğerleri de haberdardı. Ancak onlar her zaman tembel rolünü sevmişlerdir. Baksanıza Ak Parti bir yıldır, daha doğrusu Tayyip Erdoğan genel başkan olduktan beri Türkiye’nin her yerinde seçim mitinglerini tamamladı bile. Birileri 2019 havucuna odaklanmış kendi kendilerini yerken beklemedikleri bir anda esaslı bir sopa yediler. Toparlanabilirler mi? Asla. Toparlanmak, hele medeni ölçüler içinde, birbirlerinin ayağını kaydırmaksızın, birbirine engel olmaksızın toparlanmak bunlara göre değil. Evvela alerji yapıyor. Bir kaşıntıdır başlıyor. Her defasında da millet bunları bir güzel kaşıyor ama bir türlü akıllanmıyorlar. Sonuçta iç işleri olarak seçim meselesi çok da önemli değil. Bir şekilde üç gün geç, beş gün erken seçim olur. Sadece olmakla kalmaz istenilen neticeyi verecek tarzda olur. Niçin mi? Çünkü bu seçimi devlet istemektedir. Yani içeride ve dışarıda bazı stratejik hamleler gerektiren kazanımlar, pozisyonlar için devlet seçimi zorunlu görmüştür.

Evvelâ zaten referandumla kabul edilen anayasa değişikliği gereği, yeni dönemde geçmek durumunda olduğumuz başkanlık sistemini, pratikte geciktirmenin ve ihtimal zorluklara açık hale getirmenin bir manası yoktur. Madem Türkiye yeni anlayış ve ufuklara doğru yeni bir yol ve güzergâha yeni bir yöntemle gidecektir, bu iş ikilem ortamından, belirsiz süreçten kurtarılmalıdır. Hem sonra çevremizde vuku bulan olaylar, devlet ve millet olarak her türlü gelişmelere hazır ve hazırlıklı olmamızı mecbur ediyor. Böyle durumlarda devlet mütereddit olmayı, belirsizliği sevmez. İktidar veya otorite, önünü, programını açık seçik görmek, bilmek ister. O nedenle bu seçim, öncelikle dış odak ve güçlere karşı bir hamledir.

Daha ilk hamlede fesat odaklarının ileriye dönük oyun ve planları boşa çıkarılmıştır. Seçimlerin 2019’da yapılacağı üzerinden hareketle kanlı, kirli provokasyon yapanların bütün kurguları başlamadan bozuldu. Yine onlara hüsran kaldı, kalacak. Türkiye’yi bunaltmak için hesap yaparlarken, bir karşı hamleyle Türkiye’nin daha güçlü bir konuma gelecek olması onları çılgına çeviriyor.

Türkiye bu sürpriz seçim kararı ile asıl dışarıya karşı bulunduğu konumu tahkim etmektedir. Yani Türkiye, özellikle ABD’nin Suriye’ye son hamlesinden sonra yapılmak istenenleri anladığını, buna çok güçlü bir cevap vermek için hazırlığa başladığı kararlılığını göstermektedir. Bu seçimin dışımızdaki güçler tarafından anlaşılma şekli budur, bu olacaktır. Gerçek olan da budur. Seçim sonrası en ufak bir çatlak sesin, istikrarsızlığın olamayacağı bir ülke, bir yandan 2023 hedefine doğru projelerini hayata geçirmeye devam ederken, diğer yandan Suriye’de daha aktif ve etkili olacaktır. Değil mi ki, şu anda Türkiye tarafından eğitilip donatılmış ve ciddi savaş tecrübesi edinmiş 120 bin kişilik Özgür Suriye Ordusu sahada en etkili güç olacaktır. Tel Rifat, Münbiç, Kandil, Sincar, Ayn-el Arab operasyonlarından sonra gerekirse Suriye’yi bir uçtan bir uca süpürecek bir güce erişmiştir. Gittikçe kuvvet ve imkân kazanan bu güç sadece Türkiye’de vardır.

Her şeye rağmen Suriye meselesi diplomasiyle çözülmeli, insanlar daha fazla ıstırap çekmemelidir. Sahadaki etkiniz masayı doğrudan etkilemektedir. Bazılarının sandığının tersine Türkiye, diplomaside kesinlikle çelişki içine düşmemiştir. Biz, birinin lehine veya aleyhine olacak şekilde ABD veya Rusya ile ittifak yapmış veya yapacak değiliz; ama millî menfaatlerimiz gereği ittifak yapmayacak da değiliz. Esad’ın cezalandırılması hususunda ABD ile Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak için de Rusya’yla aynı çizgide siyaset yapıyoruz, hepsi bu. Yani hiçbir yere angaje olmadan siyaset yapıyoruz. Esasen bu tutum herkesin oyununu bozuyor.

İşte Türkiye’nin seçim kararı, esasen dışarıya karşı verilmiş bir derlenme, toparlanma, güç yenileme mesajıdır. Bütün bunlar niçin olacaktır? Niçin olacağını anlayan anladı, anlayacaktır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 435
Bu Ay : 6336
Toplam : 6336

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom