Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Yalancının kurtaracağı onuru kaldıysa

Yalancının kurtaracağı onuru kaldıysa


15 Temmuzda zirveye çıkan ihanetin, ölümüne bir direnişle darmadağın edilerek hüsrana uğratılması, yıllardır olgunlaşan milli heyecan ve iradenin ileri hamleler yapmasının da önünü açtı.

Kazandığı özgüven ve kararlılıkla bölgesindeki tüm kuşatmayı yarmaya yönelen Türkiye, küresel planları hızla ve ardı ardına bozmakta, şer güçleri bozguna uğratmaktadır. Fırat kalkanı ile elde ettiğimiz başarıların hemen ardından Zeytin Dalı hareketi de belirlenen amaca doğru son derece akıllı ve cesur kazanımlarla ilerlemektedir.

Hem ürettiğimiz yerli ve millî silahlar, hem sağlam zeminde gelişen ekonomi, daha da önemlisi yıllardır özlemi duyulan millet ve devlet bütünlüğünün büyük ölçüde sağlanmış olması, işimizi kolaylaştırmaktadır.

Bu saatten sonra güney sınırlarımız boyunca bir terör devletinin kurulma hayali akamete uğramıştır. Başta bölge üzerinde kirli ve gizli hesabı olan güçler, bölge devletleri şakamızın olmadığını anlamışlardır. Anlamayanlar da anlayacaktır. Her şeye rağmen Türkiye olgun devlet geleneği ve ait olduğu medeniyetin insanî ve İslâmi sorumluluğunu harfiyen yerine getirmeye hassasiyet göstermelidir. Bilinmelidir ki bu bir medeniyetler savaşıdır. İnanç, vicdan ve insanlık savaşıdır.

Batı emellerine ulaşmak için yakıcı, yıkıcı politikalar izleyebilir. Ama bizim gösterdiğimiz hassasiyet zulme maruz kalmış bütün insanlarımızın teveccühünü kazanmaktadır, kazanmalıdır. Esasen başta ABD olmak üzere emperyalist güçler, esasen Türkiye’nin çevresindeki insanlarla inanç ve gönül birliği içinde kaynaşmasından rahatsız olmaktadır. Bu kaynaşmanın ileride büyük birlikteliklere, bütünleşmelere yol açacağının farkındadırlar. Onlar İslâm coğrafyasının öfke ve nefretini kazanırlarken biz, sevgisini, sempatisini, yakınlığını kazanıyoruz. Bu kazanımlar organik birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın, sahiplenmenin temellerini atmaktadır. Bu temellerin tahkim edilmesine ihtiyacımız vardır.

Yaptıkları bütün tahkimatlara güvenerek aşılmaz, geçilmez denen engeller, direnç noktaları bir bir etkisiz kılındı. Askeri ve siyasi uzmanlar gelişmeleri şaşkınlıkla ve elbette şuuraltılarında imrenerek izliyorlar. Bu ordunun muazzam hareket ve savaş kabiliyetine sahip olduğunu, karşısında durulamayacağını anladılar. Bu gerçeği ABD ne kadar anladı bilemiyoruz.

ABD gerçekten barış istiyorsa bunu Türkiye’ye rağmen, Türkiye’yi karşılarına alarak yapamayacağını anlamış olmalıdır. Bu konuda ABD’nin politikaları hem belli hem güvenilir değildir. Tek bir iradeyi yansıtmayan, çoklukla tutarsız ve çelişkili tavır ve beyanatlar ABD’ye duyulan güvensizliği artırmıştır. Birkaç gün önce Trump, Fransa’nın Türkiye’nin işini zorlaştıracak bir yol izlememesi gerektiğini söyledi. Son olarak Suriye’den bir an önce çekileceklerini açıkladı. Açıkladı ama başkanlık ve Pentagon kanadından kimi etkili isimler bu konuda bir malumat sahibi olmadıklarını açıkladılar. Ne ki, özellikle bu aşamadan sonra ABD bizim nazarımızda yalancıdır. Yalan söylemeyi diplomasi saymaktadır. Bütün bu doğru olup olmadığını bilmediğimiz açıklamaları tertipledikleri yeni tezgâhlar için olabilir. Bir devletin inandırıcılığını, itibarını kaybetmesi ne acı bir durum.

Yaptıkları hiçbir açıklama Türkiye’yi yolundan döndüremeyecektir. Çünkü Türkiye bekasını ve millî menfaatlerini tehdit eden işgallere karşı kararını vermiş ve yola çıkmıştır. Bu yolun dönüşü yoktur. Fitnenin başı ezilmektedir, ezilecektir.

ABD büyük kayıplar vermiştir. ABD bölgede sadece yalnızlaşmamış, kesin bir yenilgi yaşamıştır. Şu anda sahada Türkiye’nin bariz bir etkinliği ve gücü vardır. Üstelik bu gücün engellenmesi de imkânsızdır. İmkânsız dememizin sebebi, Türkiye’nin çoklarının hayal bile edemeyeceği muhtemel gelişmelere, hayal bile edilemeyecek kadar hazırlıklı olmasıdır. ABD’nin yapacağı tek şey formaliteden de olsa Türkiye ile dostluğuna vurgu yaparak bölgeden onurunu kurtararak çekilmesidir. Elbette bunca işgal ve zulümden sonra kurtarılacak bir onuru kaldıysa!

Türkiye, İslâm ve insanlık düşmanlarına unutamayacakları bir ders verirken, Suriye ve Irak’ın bütünlüğü, barışı, huzuru için de diplomatik çabalarını eksik etmemelidir. Bunun için yeni bir bakış, yeni bir perspektif mi gerekiyor? Öyleyse gereken yapılmalıdır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 109
Bu Ay : 3082
Toplam : 3082

Son Eklenen Firmalar

Nas çelik para kasası

FİRMA DETAYI

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom