Abdullah YEKTA

Abdullah YEKTA

abdullah.abyekta@gmail.com

DEJENERE EDİLEN DİN

DEJENERE EDİLEN DİN

Buda, Brahmanizm’ın çok tanrılı, putperest inancına karşı çıktı ve Brahmanist ( çok tanrılı) inancın insanı mutluluğa ve saadete götüremeyeceği düşüncesiyle ona karşı savaştı. Ömrünü bu uğurda harcadı; hayatını bu bozuk dinele mücadeleyle geçirdi. Ne gariptir ki hayatını putperestliğe karşı mücadele ile geçiren Buda’nın ölümünden sonra en büyük anıtlar ve putlar onun için dikildi. Putperestlikle mücadele eden Buda’nın dini putperest bir dine dönüştü.

 Hz. İsa (as), Roma putperestliğini (paganizmini) din edinmeye çalışan Yahudilerle ve onların bozuk dini anlayışlarıyla mücadele etmişti. O günün şartlarında İsrail oğulları-Yahudiler, bukalemun gibi Romalıları taklit ediyorlardı. Onlar gibi giyiniyor, onlar gibi dans ediyor ve onlar gibi yiyip içiyorlardı.  Bütün bunları medeni olma ve ilerleme-çağdaşlık adına yapıyorlardı. Taklitçiliklerinde öyle ileri gitmişlerdi ki Romalılara benzemek için mabetlerinin etrafına putlar, heykeller dikmişlerdi. Hz. Zekeriya ve Hz. Yahya, bu Roma paganizmi ile mücadele ederken şehit olmuşlardı.

Hz. İsa, tebliğle görevlendirildikten sonra en çok Yahudilerin bu taklitçi anlayışlarıyla mücadele etmişti. Onun bu yoldaki mücadelesi hayatına mal olmuştu. O gün Hz. İsa Romalıların idam yöntemi olan çarmıha germe (çarmıhta asma) cezasıyla cezalandırmıştı ve öldü diye çarmıhta indirilmişti.

Ne gariptir ki Hz. İsa’nın sağlığında kendisine karşı çıktığı putperest (pagan) düşünce, ölümünden sonra ona inananların dini haline geldi. Hz. İsa’yı ve Havarilerini yakalamakla görevli olan Pavlos,  Hz. İsa ve Havarilerini yakalayamayınca rol değişikliğiyle bu dini kabul ettiğini deklare etti ve Hristiyanlık’ta peygamberlikten sonra en büyük makam olan  “ Havarilerin ” makamına oturdu. Onlar gibi değer kazandı. Bu rol değişikliğinden sonra dini istediği gibi şekillendirmeye başladı. Tevhit inancının yerine teslisi ikame etti, çarmıhı Kutsal Haç ilan etti. Katilin silahı dinin kutsalı haline getirildi.

 Hz. Muhammed (sav) de hakeza Mekkeli müşriklerin putperestliğe dair bütün adetlerini silip süpürmüş ve yerine Tevhit inancını ikame etmişti. Peygamber (sav) in vefatının üzerinden çok geçmeden insanlar birbirilerinin boyunlarını vurmaya başlamışlardı. Vefatının üzerinde daha yarım asır geçmemişti ki kurmuş olduğu İslam devleti Emevi Krallığına dönüştürülmüştü.  Müslümanların saraylarında İslam ve İslami umdeler, yerini Roma ve Fars krallıklarının adetlerine bırakmıştı. Müslümanların yönetim sistemleri krallığa dönmüştü. İslam’ın ana kaynakları olan Kur’an ve Sünnet değiştirilmedi fakat bu her iki kaynağın da içi boşaltıldı. Kur’an ayetleri ve hadisler insanların pis emellerinin birer tasdikçisi haline getirildi.

Günümüzde de 1980’lerde ve 90’larda kaynaklara dönüş idealizmi, kapitalizme kurban edildi. İslami kesim önceleri mevcut sistemin okul, televizyon ve gazetelerine alternatif İslamî gazete, TV ve okul kurdular.  Kendilerine özgü TV, gazete ve okul programları olmadığı için taklitçiliğe başvurdular. Çok satılan gazete, çok seyredilen TV ve çok para kazanan okul sahibi olmak istediler.  Bu uğurda İslam’a dair var olan bütün değerlerini feda ettiler.

1990’larda ve 2000’lerde başörtüsü yüzünden genç kızlarımız üniversite kapılarında yıllarca gözyaşı döktüler. O günlerde kızlarımızın uğruna okulunu bıraktığı ve işini terk ettiği başörtüsü bugün sosyetenin aksesuarı olmuş. Müslüman kadının kendisiyle güzelliğini sakladığı başörtüsü şimdilerde birilerinin kirli yüzünü saklama maskesine dönüşmüştür. Önceleri Müslüman kadının onuru iken şimdi bir bez parçasına dönüşmüştür. Artık bizim başörtülü manken kızlarımız,  başörtülü balerinlerimiz ve buzlar üstünde dans eden başörtülü kızlarımız (!) var. Şahane (!) oyun ve gösterilerde bulunuyorlar.

 Bir bunları düşünüyorum bir de başörtüleri yüzünden ödül törenlerinde sistemin cadıları tarafından konuşmasın diye ağızları sıkı sıkıya kapatılan genç kızları, üniversite kapılarında insanlık dışı muamelelere maruz kalan, eğitimleri engellenen kızları; törenlerde kovulan yetmiş yaşlarındaki başörtülü şehit analarını hatırlıyorum ve kahroluyorum.

Her gün kovulmuş ve lanetlenmiş şeytandan Allah’a sığınırım, diyoruz fakat şeytan ruhumuzu fethetmiştir. 28 Şubat günlerinde insanımızı inancından dolayı mağdur edenlere diyecek bir şey bulamıyorum; çünkü onların çoğu şeytanlarının yolunda gidip, efendilerine hizmet ediyorlardı. Cezaları verilmeden, bukalemun gibi saf değiştirenler oldular. Kimisi vicdan azabı çekmekte ve kimisi de öbür dünyada çekeceği azabın burukluğu ile yaşamaktadır.

28 Şubat faillerini birileri unutsa da feraset sahibi insanlar onların yaptıklarını unutmayacak. Asıl bizi ta içten, derinden vuranlar, 28 Şubat günlerinde bu ülkede inançlı kesime zülüm yapanların yolunda giden, onlar gibi bir hayat yaşamaya çalışan sözde inançlı kesimdir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 182
Bu Ay : 6887
Toplam : 6887

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom