Kadir GÜLTEKİN

Kadir GÜLTEKİN

ZİRVEYE ÇIKMAK SONUN BAŞLANGICIDIR

ZİRVEYE ÇIKMAK

SONUN BAŞLANGICIDIR

Kadir GÜLTEKİN

 

Bazı şeylerin kıymeti, kaybedilince ortaya çıkarmış; bazı şeyler ise, kazanılınca kıymetini kaybedermiş…

            Zirveye çıkmak, zirveye ulaşmak, zirvede olduğunu kabul etmek sonun başlangıcıdır. Zirvedeyken, ya duracaksın, ya yürüyeceksin, durmak ölmekle mümkündür, yürümeye devam etmek ise  kaçınılmaz olarak inişe geçmektir.

            Hızlı koşanın, çabuk yorulduğu, öne çıkanın burnuna, arkada kalanın kıçına tekme yediği, hep söylenir söylenmektedir; ancak ‘orta yol’ nedense az zikredilir. Bilinmesi gerekir ki, orta yol, tercih edilmesi gereken bir yoldur. İki şey ile karşılaşıldığında, zor ve kolay olan iki şey, kolay olanını seçmenin, Peygamber Muhammed (A.S.)’in tarzı olduğu beyan olunmaktadır. Zannederim “azı karar çoğu zarar” sözü, bu anlayışın ortaya çıkardığı güzel söz olsa gerekir.

            Türkiye’de yaşanan, 28 Şubat süreci olarak bilinen bir dönemde, 28 Şubat tiyatrosunun en fazla sahnede kalan oyunu ‘başörtüsü’  oyunuydu. Bu alçakça oyunu tezgâhlayanlar, kadınlarımıza, kızlarımıza ve kısaca binlerce aileye yılları zehir ettiler. Sahnelenen oyunun oyuncuları, ister istemez “dindar aileler” idi. Elbette oyunu yazanlar, çok iyi mühendislik yaptılar; dolayısı ile oyuncular birçok şeyin farkına varamadılar. Başörtüsünün hiçbir şeye, hiçbir kimseye zararının olmadığı; başörtüsünün serbest hale gelmesinden sonra, anlaşılmış olmalıydı. Böyle olmasına rağmen, başörtüsü bahanesi ile insanlara yılları zindan eden alçaklar, bu sonucu görmezlikten gelmeye, arsızca devam ediyorlar. Onlar arsızlığa devam ediyorlar ama başörtüsünü ‘DİN’ zannedenler de, yanılgılarına devam ediyorlar. Müslüman kadınların başlarını örtmeleri gerekir olmakla; Müslüman olmak ve Müslüman kabul edilmek için, kadınların başlarını örtmesi gerekir olması, aynı şey değildir. Ne yazık ki,  28 Şubat tiyatrosu, böylesine yanlış bakış açıları ortaya çıkardı. Rahibelerin, başörtülü olmaları, Rahibelerin Müslüman oldukları anlamına gelmez ise, başı açık bir kadının da, Müslüman olmadığı anlamına gelmez. Gene bilinmesi gerekir ki, başörtüsü probleminin yaşandığı dönemde başörtüsünün kıymeti, başörtüsünün serbest olmasından sonraki dönemdekinden, daha kıymetli idi; bu sonucu ne yazık ki, hepimiz çevremizde müşahede etmekteyiz. Neden..?

            “Dinin siyasallaşması” her mekânda, her zamanda dinin (İslâm’ın) aleyhine olmuştur. İslâm’ın,bizim, sadece bizim olduğu, olması gerektiği iddiası da, İslâm’ın ve dahi Müslümanların aleyhine sonuçlar doğurmuştur..

            “Başkasının hayat tarzına karışmayız” iddiası ve sözü tam zirve yapan bir söz ya da iddiadır. Bu sözü söyleyenlerin; daha sonraki sözleri, ister istemez inişe geçmelerine sebep olacaktır. Oysa kimsenin hayat tarzına karışmıyoruz karışmadık da, demek gerekmez mi? Karışılabileceği hakkınızın mahfuz tutulması icap etmez mi? Eğer bu tedbiri elden bırakır, zirve yapan sözü kullanırsanız “iyiliği emredip kötülüğü men etme” hakkınızı kaybedersiniz..

            Zirveye çıkmak sonun başlangıcıdır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

yasin @kalemine sağlık

11 Mart 2018 22:22

Yazılarınızı dikkatlice takip ediyorum. gelenekselin gölgelediği bakışı aştığınızı , farklı görmeyi başardığınızdan dolayı teşekkür ediyorum. selamlar.

Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 484
Bu Ay : 16564
Toplam : 25822

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom