Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Suriye'de Siyonizmin Oyununu Bozmak

Suriye'de Siyonizmin Oyununu Bozmak

Silahlı Kuvvetlerimiz ABD destekli teröristleri silindir gibi ezip geçiyor. 5 bin tırla yapılan silah ve mühimmat yığınağı, NATO standartlarındaki sağlam, uzun, birbiriyle bağlantılı tüneller, teröristlere verilen askeri eğitim ve lojistik destek, asker ve terörist sevkiyatı, akıllı, kararlı, cesur, hızlı harekâtımız karşısında hiçbir işe yaramıyor, yaramayacak.

Şu anki rakamlara göre 3 bin terörist etkisiz duruma getirilmiştir. Bu Afrin’deki sayının en az dörtte biri belki daha fazladır. Harekât düşmana korku verdiği kadar, dostlara, oranın yerli halklarına da umut ve güven vermektedir.

Şimdiye kadar hiçbir sivilin zarar görmemiş olması bu ordunun savaşma adalet ve disiplinini göstermesi bakımından çok önemlidir. Bu sonuçlar, bizim oradaki varlığımızın sınırsız barış ve merhamet için olduğunun kanıtıdır. Ordumuz girdiği her sivil yerleşim yerinde oranın insanları tarafından sevgiyle kucaklanmaktadır. Gıdadan, ilaca, güvenlikten sağlık hizmetlerine kadar yaptığımız hizmet memnuniyetle karşılanmaktadır.

Bu paylaşma ve yardımlaşma birbirimizi daha çok yakınlaştıracak, kaynaştıracaktır. O nedenle bu bir fetih hareketidir. İslâm inanç ve kültürüne inadına sağır ve kör olanların anlamadıkları fetih hareketi veya fetih ruhu işte budur. Biz insanı yaşatmak için çaba gösteriyoruz. Başta ABD olmak üzere, Rusya, rejim ve onlarla birlikte hareket eden zalim güçler, daha önce Halep’te, şimdi Doğu Guta’da yaptıkları gibi yaşlı, bebek, çocuk demeden sivillere en öldürücü bombalarla saldırıyorlar. Hepsi bunu yaptı yapıyor. Bir de sahneye, ekrana çıktıklarında, bütün bunları insan hakları, özgürlükler için yaptıklarını söyleme ikiyüzlülüğünü gösteriyorlar alçakça.

Yüzlerinin utançtan kızarmaması insan varoluşlarının hakikatini yitirmesi sebebiyledir. Vicdanları çökmüştür. Kalplerinde merhametten eser kalmamıştır. Onun için zalimdirler; zorba ve saldırgandırlar. Çaresiz sivillere karşı son derece cesur, acımasızdırlar.

Şimdi silahlarının da cesaretlerinin de işe yaramadığı, yaramayacağı bir dirençle karşılaştılar. Çocukları öldürürken, savunmasız insanların mal, onur ve namuslarını talan ederken çok cesur gözüken azgın sapıklar, imanlı askerimizin akıllı kararlığı karşısında perişan oluyorlar. Beyinleri dağılıyor. Alçaklığın, ihanetin, zulmün beyni dağılıyor. Daha çok dağılacak. Bir kere ‘Ya Allah, Bismillah’ diye sefere çıkılmıştır. Sefer bizden zafer Allah’tandır.

Bu savaş Allah içindir. Bütün mazlumlar, yetim, yoksul, öksüz, çaresiz bırakılanların derdine bir parça derman olmak, çaresizlere çare olmak içindir. Gerçek manada hak, hukuk ve özgürlük içindir. Şimdi bu kararlılık dengeleri değiştirmiştir. Oyunu bozmuş en azından oyunun seyrini değiştirmiştir.

Bütün gözdağı veren açıklamalara rağmen en çok onlar bu yoldan dönmeyeceğimizi bilirler merak etmeyin. Yaptıkları kötülüklerin, işledikleri zulümlerin, cürümlerin hesabı soruluyor, sorulacaktır. Kimden mi sorulacaktır? PKK, PYD, YPG gibi taşeron örgütlerin doğrudan silahlı katillerinden ve elbette onları kendi amaçları için kullanan ABD’den. Biz bu şeytan uşağı katiller sürüsünü cehenneme gönderirken adeta canı yanan, canı sıkılan ABD, bize karşı sıcak cephe tertiplenmesine girebileceğinin mesajını veriyor. Nerede o cesaret sende. Biz bu blöf ve tehditlerine boyun bükecek değiliz.

Hedef belirlenmiş, sefere çıkılmıştır. Doğrusu bizim girmemizi istemedikleri yerlerden ABD’nin çekilip gitmesidir. Daha da doğrusu tası tarağı toplayıp bütünüyle bölgeden çekilmesidir. Demek on bin kilometre mesafeden gelip burada herkese nizamat vermeye kalkmak senin hakkın olacak, hemen yanı başımda ve aslında kendi ülkem olan topraklarda ben var olamayacağım öyle mi? Burada biz vardık, hep var olacağız ve hedeften uzaklaşmadığın takdirde sen de yok olacaksın. Bu böyle bilinmelidir.

Ayrıca istediğimizi belki tam manasıyla yapamıyoruz, ama siz de bize rağmen istediklerinizi başaramayacaksınız. Türkiye’nin izin vermediği hiçbir oluşum ve çözüm hayat hakkı bulamaz, bulamayacak. En azından bu anlaşıldı. ABD bu çıkmaz içinde desteklediği örgütleri feda edecek göreceksiniz. Şimdiden PYD ve PKK’ya geçmiş olsun. Sözüm ona teoride düşman oldukları kapitalist emperyalist ABD’nin silahıyla, onların yönlendirmesiyle savaşmanın kendilerine nasıl bir son ve ölüm getirdiğini görüyorlar ve çok daha feci şekliyle görecekler. Az kaldı. Bu ABD açısından da trajik bir durum. Düşünebiliyor musunuz koskoca ABD, bölgede üstelik NATO üyesi Türkiye’yi kıskaca almak için terör örgütleriyle ittifak kuruyor.

DAEŞ tiyatrosu ile birlikte düşündüğünüzde adeta ABD devletten çok üst bir terör organizasyonuna benzer olmuştur. Dünyaya kaos, ölüm, yıkım, kıyım yaydığı ölçüde kendini başarılı saymaktadır. Üstelik bunu diplomatik düzlemde stratejik dost diye bilinen ve NATO ülkesi olan Türkiye’ye karşı yapmaktadır.

ABD ve ABD’nin üye olduğu NATO ve BM gibi kuruluşlar, İsrail’e hizmet etmek amacıyla karanlık odaklar elinde rehin gibidir. ABD’nin vicdanlı, hakkaniyetli insanları, aydınları, sivil toplum örgütleri, evvela kendileri için vahim olan bu gidişatı sorgulamalıdır.

Türkiye PYD ve PKK’yı yok edecek, güneyimizde bir terör devletinin kurulmasına asla izin vermeyecektir. Ancak müdahalenin kesinlikle Fırat’ın doğusuna da yapılması gerekir. Bakınız burası çok önemlidir. Bizce ABD de terör unsurlarını gözden çıkarmış yani ölüme terk etmiştir. Bir anlamda bu Halep’in kuzeyinin Türkiye’ye bırakıldığı anlamına gelir. Yoksa Suriye bölündü de aktörler son oyunlarını mı oynuyor? Bu süreçte Türkiye kendi varlık ve ilhak alanını mı tahkim ediyor? Golan tepeleriyle ilgili Rockefeller ailesinin kurduğu şirket ne içindir ve amacı nedir?

Eğer bir paylaşım olacaksa kim nerede olacaktır? Rusya böylece sıcak denizlere inmiş olmaktadır. Anlayacağınız iş kolay değil, karışık. Ancak Türkiye son güçlü bir atakla Rusya ve İran’la kurduğu birlikteliği daha etkili hale getirmelidir. Rusya ve İran’ın Esad üzerinde etkisi malum. Gerekirse bir süreliğine Esad iktidarda da kalabilir. Ancak eğer Türkiye yürüttüğü ve yürüteceği diplomasiyle Suriye’nin bütünlüğünü korumayı başarırsa, işte asıl o zaman emperyalizmin ve Siyonizmin oyununu bozmuş olur. Esad’a karşı takınılan tavırdan sonra bunun kolay olmadığını söylemekte haklısınız. Ancak bu çok da önemli değil. Kaldı ki Rusya’ya kimi imtiyazlar verilmek kaydıyla Esad’sız bir çözüm kabul edilmez de değildir. Çünkü İdlib’deki kimi muhalif unsurlar, ÖSO, oranın halkıyla sıcak ve koruyucu ilişkisi, Türkiye’nin elini güçlü kılmakta, imkânını çoğaltmaktadır. Bu güç ve imkânla sonuç alıcı aşamaya girebiliriz. Sanılanın aksine ABD ve İsrail’in eli çok da güçlü değil. Belki hiç değil. Yeter ki bazı şeyler göze alınsın.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 317
Bu Ay : 15754
Toplam : 48098

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom