Abdullah YEKTA

Abdullah YEKTA

abdullah.abyekta@gmail.com

EŞYANIN TABİATI

EŞYANIN TABİATI

Eşyanın tabiatında eskimek ve miadı dolmak vardır. Miadı dolmak veya vakti gelmek kavramı beraberinde miadı dolan şeyin yerine ikame edilecek ve yerine getirilecek olan şeyi de çağrıştırmaktadır. Bir nesnenin vakti dolmuş olabilir fakat o nesnenin yerine konulacak yeni bir şey,  yeni bir nesne hazır değilse eskiyen ve değiştirilmesi gereken şey istense de değiştirilemez, yok sayılamaz.

Basit bir misalle söyleyecek olursak toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyen bir kanunu, yerine yeni bir kanun yapılmadan değiştirilemez, yürürlükten kaldırılamaz. Bir mahalle muhtarı, bir belediye başkanı ve bir iktidar partisini, alternatiflerini ortaya koymadan veya üretmeden onları değiştiremezsiniz, faaliyetlerine son veremezsiniz. Halkçı bir tabirle devrimi gerçekleştiremezsiniz.

 Eleştirebilirsiniz, yanlışlarını ortaya koyabilirsiniz fakat en beceriksiz ve topluma beş para faydası olmayan bir oda başkanını, bir muhtarı veya bir belediye başkanını ya da bir iktidarı alternatifini üretmeden, alternatifini ortaya koymadan değiştiremezsiniz. Toplumu psikolojik ve sosyal açıdan rahatlatabilecek, bulunduğu şehir ve ülke için projeler üretip bu projeleri icra edebilecek kişi ve kadrolar ortaya çıkmadan makamlar ve koltuklar devredilmez.

Alternatifler üretmeden, yönetimlerde iş görecek kadrolar oluşturmadan yapılan eleştiriler mevcudun reklamını yapmaktan başka bir şey değildir.  Mevcuda/ teze bir alternatif/ bir antitez getirmeden sentezin olması mümkün değildir.  Bugün İslam toplumlarında yaşanan kriz aslında budur. Türkiye’de de olduğu gibi mevcut düzenler sürekli eleştirilir; despotlukla, diktatörlükle ve tiranlıkla suçlanırlar fakat mevcudun yerine ne getirilmesi gerektiği noktasında eleştirenlerin bir fikri olmaz.

Biz bunu 7 Haziran 2015 seçimlerinde tecrübe ettik. Toplum, mevcut iktidardan memnun olmadığını oylarıyla ortaya koydu fakat devirmek istedikleri iktidarın yerine ikame edilecek iktidar formülünü ortaya koyamayan muhalefet partileri gereken değişikliği yapamadılar. Toplumun kendilerine verdiği pası nereye atacaklarını bilmeyen üç takım ile karşı karşıya kaldık. Toplumu yönetme konusunda projeleri olmayan fakat mevcut iktidara taş atan dernekler misali partiler müşahede ettik. Bu tür olaylar toplumda bir kırılma noktası meydana getirebilir ve yeni ortaya çıkan parti ve organizasyonlara karşı bir güvensizlik oluşturabilir.

Batı’daki siyasi partiler ile gelişmekte olan ülkelerin partileri karşılaştırıldığında gelişmekte olan ülkelerde toplumu yönetecek projeleri olan partiler bulabilmek zordur. 60 seneden bu yana Türkiye’de iddia sahibi olan İslamî partilerin bir devamı olan Ak Parti dahi toplumu yönetme ve modernleşmeyi sağlama noktasında halen zorluklar çekmektedir. Sağlık, iletişim ve ulaşımda gösterdiği başarıyı maalesef eğitim ve sosyal barışı sağlamada gösterememiştir.

Mevcut sistemler açısında baktığımızda geçen yüzyılın başında revaçta olan ve aynı zamanda insanların geleceği için iddialı olan ideolojiler bugün iflas etmiş durumdalar fakat alternatifleri olmayınca halen hayatiyetini sürdürmektedirler. Geçen asrın sonunda birçok yazar Amerika yüzyılının sonunun geldiğini yazıyordu fakat Amerika halen ayaktadır. Amerika ve diğer Batı ülkeleri çok mu adil, çok mu insancıl yönetimlerdir? Elbette hayır. “Amerikan yüzyılının sonu” iddiasıyla ilgili yapılan yorumların yanılgısı neredeydi? Yanılgı; bu toplumlar mevcut sistemlerden memnun değildir fakat bugün batı kapitalizminin yerine konulacak bir alternatif henüz düşünülmemiştir. Düşünülmediği için de kapitalizm hayatiyetini devam etmektedir.

 İslam’ın dünya görüşü modern çağda henüz dünya halklarının gündemine girmiş değildir.  İslam coğrafyasında bir dünya görüşü olarak düşünüyoruz, en iyisi olduğunu savunuyoruz ama dünya halklarına, kapitalizme alternatif bir sistem olarak anlatabilmiş değiliz. Daha henüz, bizim dışımızdakilere nasıl anlatabileceğimizi netleştirmemişiz. İslam’ı hangi dille anlatabileceğimizi netleştirebilmiş değiliz. Dolaysıyla alternatif olarak anlatılabilecek bir düşüncemizin olduğunu ortaya koyamamışız. Halen İslam ve Müslümanlık denilince batı insanının aklına vahşet gelmektedir. Batı insanı eğer İslam’ı seçiyorsa kendi çabalarıyla tanıyıp Müslüman olmaktadır.

Allah Teâlâ, bir toplum kendi nefislerinde olanı değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez, diyor (Ra’d,11).  Ayette kastedilen değişim, iyi olsun kötü olsun fark etmez, hangi yönde olursa olsun değişime onayın verileceği anlamındadır. İnsanların kendi iradeleriyle yapmak istedikleri değişimin olabileceği vurgulanmaktadır. Yine başka bir ayette de bir nimet üzere olan,  iyilik üzere olan bir toplumun o iyilik ve nimetten ayrılma isteği belirmedikçe Allah Teâlâ’nın onları değiştirmeyeceği belirtilir (Enfal, 53). Bu iki ayette toplumların değişim yasasına değinilmektedir. Bu ilahî yasa eğitim, sanat, felsefe, yönetim ve din olmak üzere her alanda geçerli bir yasadır.

İnsan hayatı boşluk kabul etmez. İyi de olsa kötü de olsa değiştirilmek istenen şeyin yerini, yeni bir şeyle doldurmak gerekir. Allah Teâlâ, insanı bir imtihana tutmaktadır ve bunun için de ona irade vermiş ve onu yapacaklarında serbest bırakmıştır. Bir lütuf peygamber göndermiş, kitap göndermiştir. Sihirli bir el gökten inip insan hayatına karışmamaktadır. İmtihan olmakta olan insanın sorunlarını kendi başına halletmesi kendisinden istenmektedir. Peygamberler toplumda iyi bir değişimin olması için gönderilmişlerdir.

Selam ve dua ile.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 385
Bu Ay : 568
Toplam : 568

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom