Dr. Ali Yalçın - Güçlü İktidar Sembolleri Ve Zayıfın Korunması Sorunu - Malatya Haber Portalı - malatya haberleri
Dr. Ali Yalçın

Dr. Ali Yalçın

draliyalcin@gmail.com

Güçlü İktidar Sembolleri Ve Zayıfın Korunması Sorunu

Güçlü İktidar Sembolleri Ve Zayıfın Korunması Sorunu

 

Kendisinde var olan merhamet duygularını devre dışına almış, empati yapabilme özelliğini yitirmiş, başkasını gözetme, onun da bu hayatta bir “payı” olduğunu unutacak derecede gözü dönmüş, duyarsızlaşmış.


Güçlü iktidar örnekliği açısından, Hz. Süleyman´ın iktidarını inceleyerek günümüze yönelik kimi çıkarımlarda bulunmak istiyoruz.

Kur´an´da; benzeri görülmeyen bir sembolik dille bize aktarılan bu güçlü iktidar örneği birçok ayrıntıyı dikkatimize sunmaktadır.

Sıradan insan karakteristiği ile izahı mümkün görülmeyen bir tablo ile karşılaşınca bahsi geçen bu iktidar daha da önem arz ediyor.

“ İktidar” veya “güç” söz konusu olduğunda sıradan insan karakteristiği esasen bilinmektedir.

Sıradan insan tanımı konuyu daraltabilir düşüncesiyle “insan” gerçekliğiyle hadiseye bakmak daha da yerinde olacaktır.

İnsan, doğası gereği güçlü olmak istiyor. Hırslı, öfkeli, rekabetçi, acımasız…

Kendisinde var olan merhamet duygularını devre dışına almış, empati yapabilme özelliğini yitirmiş, başkasını gözetme, onun da bu hayatta bir “payı” olduğunu unutacak derecede gözü dönmüş, duyarsızlaşmış.

Kan dökmeye hazır!

Kan dökmek için tüm fitneleri çıkaracak kapasitede…

Birey için bu inkâr edilmez bir durum iken, yönetme erkinin varisi ve derken sahibi olmak isteyenler için de bu hal farklı boyutlarda bir gerçekliktir.

Güçlü iktidarı hedeflemek veya iktidarın gücü üzerinden olabildiğince mesafeler alarak muktedir olmak, hemen her iktidarın hedeflerindendir.

Gücü elinde tutmak, tutmaya devam etmek için aşırı istek, güçlendikçe güçlenmek…

Güçlenmek için gerekçeler kurgulamak, bu kurguları en etkin propaganda dili ile kitlelerle kabul ettirmek… Yeri gelince düşmanlar icat etmek… Hayali düşmanlar oluşturup korkular salmak ve bu korkuları da yöneterek gücü korumak… Güce sahip olmak için her türlü maddi manevi imkânı elde etmeye özen göstermek…

Komplolar, senaryolar üreterek ölümsüzmüş gibi yol almak…

Peki Hz. Süleyman için durum nedir?

Kur´an´da güç sahibi olmayı arzulamanın istisnai en uç örneğine Hz. Süleyman´ın kıssasında rastlıyoruz.

“Rabbim, dedi, beni bağışla, bana; benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir mülk/hükümdarlık ver, çünkü sen lütuf sahibisin!”(Sad/35)

Kendisinden başka kimsenin sahip olamayacağı bir iktidar istiyor!

Kıyamete kadar kimseye nasip olmayacak bir mülk!

Peki, bu istek nasıl karşılık buluyor?

Bir bütün halinde anlıyoruz ki Hz. Süleyman´a; istenen mülk, iktidar ve istediği iktidara ait tüm dinamikleri içeren yetkiler verilmiştir.

Ayetlerin devamında anlıyoruz ki:

Emrine amade adilmiş rüzgar, cinler, şeytanlar, bina yapanlar, dalgıçlar yani yerin derininde arama yapabilecekler, birbiriyle bağlantılı tüm fiiller ve gereklilikler, içinde bağ ve bağlantılı olan her mutlakiyet zirveleri, kendisine tüm verilenleri istediği gibi/sınırsızca kullanma yetkisi, pınar misali akan madenler (bkz:Sad/38-42) verildi.

Kendisine ilim ve insanlar arasında açık ara üstünlük sağlayan, kuşların dili ve mantığı (Neml/15-16)verildi. Emrine baş eğen kuşlar (örn: Hudhud istihbaratçıdır!/Neml/20-22) ve önünde diz çöken/tespih eden dağlar verildi.(Enbiya 78-79). Hiç bir gözün görmeyeceği orduların sahibi olduğunu anlıyoruz.

Mağrur bir kraliçenin tahtını göz açıp kapatacak sürede, mesafenin uzaklığı söz konusu olmaksızın, anında yanına getirecek adamları var! Ekibi oldukça bilgili, yetkin ve tecrübeli! Birbirleriyle yarışacak kadar donanımlı!

Hz. Süleyman´ın ordusundaki tüm semboller güçlü semboller ayrıca. Tekrarlayacak olursak; rüzgar, kuşlar, cinler, şeytanlar, bilim adamları, ilim donatısı, güçlü ekip, muazzam istihbarat alt yapısı…

Bugün bunlardan sadece birisi ,“ sınırsız kullanım yetkisiyle”, hangi iktidarda olsa, insanlığı ateşe atmaya yeter cazibede semboller ve güçler!

İnsanlığı şaşırtacak yetkilerdir bunlar.

İşte böylesine donanımlı bir otorite, ordusunu harekete geçirirken Hz.Süleyman ile “en zayıfın sembolü olan karınca” arasındaki diyalog kayda değerdir.

Bir tarafta her manada en güçlü otorite sahibi ve orduları, diğer yanda bir karınca!

Güçte zirve ile en zayıfın karşılaşma anı!

 “Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp geçirmesin.”

Kendisinden başka kimsenin sahip olmayacağı mülk ve otoritenin sahibi bu söz karşısında tebessüm ediyor.

Korkuya gerek yok!

En güçlü iktidarın muazzam bir örnekliği açığa çıkıyor: Zayıf olanın korku ve endişelerini hissedebilmek, anlamak, güvence altına almak… Onun korku veya endişelerinin yersiz olduğunu ona da hissettirerek onu geleceğe dair tüm korkularından arındırmak.

Demek ki bir iktidar ne kadar güçlü olursa olsun, “zayıf olanı” anlayabiliyorsa, onun yaşam alanlarını ve bu yaşamdaki hak ve hukukunu gözetebiliyorsa o ölçüde değerlidir. Zayıf olanın her manada önceleneceğine dair “İlahi İrade” de zaten bu yöndedir.

“Biz istiyoruz ki yeryüzünde zayıf olanı önceleyelim ve onu görünür biçimde öne çıkarıp varis kılalım” (Kasas/5)

Hz. Süleyman´a verilen, ondan sonra da kimseye verilmeyecek olan iktidar gücü; adil olma, zayıfı koruyup kollama konusunda büyük bir idari ahlak da miras bırakmıştır.

Toplumu kuşatan, zayıf olanların hak ve hukukunu önceleyen, toplumu dizayn ederken zayıf olanı merkeze alarak, veya kendini zayıf hissettiği için kimi korku ve endişeleri bulunan tüm kesimleri koruduğunu deklare edip güvence altına alarak iktidarını devam ettirmek anlayışı elbette ki kendisinden sonraki nesillere büyük bir medeniyet mirası da bırakabilecektir.

Aksi takdirde kaotik ortamların baş müsebbibi iktidar örneklikleri ortaya çıkacaktır. Tarihte de bu tür iktidarlara ait nice örnekleri görebiliyoruz. Toplumları oluşturan farklılıklar üzerinden çatışma alanları oluşturmak, toplum bileşenlerini birbirine düşman etmek, yeri geldiğinde bu bileşenlerin birbirlerini kırıp geçirmesini izlemek ve yıkımlara göz yumarak iktidarını sağlama almak…

Tarihte nice örneklerine rastladığımız ve günümüzde de yabancısı olmadığımız…

İktidar savaşları, çatışmalar, kargaşalar ve bunlarla ilintili kaoslar en çok zayıflara zarar vermektedir. Etnik azınlıklara, masum kadın çocuk ve yaşlılara, dilleri, dinleri, ırkları, mezhepleri açısından zayıf kesimlere fatura dilen tüm kirli savaşlar herkesi börtü böcek durumuna sokup ayak altında karınca misali ezip geçmektedir. Yuvaları dağılmış olan bu karıncaları tebessüm eşliğinde karşılayanlarının nadir rastlandığı vicdan sahiplerinin çırpınışları nasıl da değerli!

Çırpınan STK´ların çabaları nasıl da onur verici!

Ne mutlu geleceğe şerh düşen karınca koruyucularına!

Azgın iktidarlarca yuvaları ayak altı edilmiş çağdaş karıncaları güler yüzle karşılayıp bağırlarına basanlara selam olsun!

Sahi karıncanın bu sözü karşısında Hz. Süleyman ne dedi?

Burayı az kalsın unutacaktık!
 

“Süleyman karıncanın bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: “Rabbim bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom