Kadir GÜLTEKİN

Kadir GÜLTEKİN

CUMHURBAŞKANIMIZ SN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

CUMHURBAŞKANIMIZ

SN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A

AÇIK MEKTUP

 

 

            Muhterem Reis;  1973 yılından beri, zat-ı âlinizi tanımaktayım.

            Ben, M.S. P. (Milli Selamet Partisi)’nin, Eminönü ilçesi gençlik teşkilatında, resmi olarak görev yaparken, siz, Beyoğlu ilçesi gençlik teşkilatının üyesi idiniz. M.S. P’ nin çeşitli etkinliklerinde, sık sık bir arada bulunuyor ve beraber oluyorduk. Ayrıca M.T. T.B genel başkanlığı bünyesinde de birlikte olma fırsatımız bulunuyordu.

 

            1976 yılında, M.S. P ile resmi ilişkimi kesmiş, 1982 yılında ise, İstanbul’dan ayrılmıştım.

 

‘’Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız

Hatırası bile yabancı gelir

Hayata beraber başladığımız

Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir

Gittikçe artıyor yalnızlığımız

 

Neylersin ölüm herkesin başında

Uyudun uyanmadın olacak

Kim bilir nerde nasıl kaç yaşında

Bir namazlık saltanatın olacak

Taht misali o musalla taşında’’

 

            M.S. P ‘nin, İstanbul il başkanlığını yaptığınız yıllarda, önemli bir tartışma programında, karşınızda, Ercüment Özkan vardı. E. Özkan, sizi, güç duruma sokmak için şu soruyu yöneltmişti: “Siz laik esaslara göre kurulmuş ve bu esaslara göre faaliyet gösteren, bir partilisiniz, bu durum, İslâm’la nasıl bağdaşır?” Siz ise, karşı soru olarak aynen şöyle demiştiniz: “Siz İktibas dergisini, hangi esaslara göre çıkarıyorsunuz?”

 

            Evet, E. Özkan’ın o gün için de, bugün için de anlamsız olan sorusuna, verdiğiniz karşılık, zat-ı âlinizin, taa o günlerde, meseleyi ciddi olarak kavradığınızın işareti idi. Belki de, size olan ciddi muhabbetim, o günlerde başlamıştır.

 

            Muhterem Reis,

Televizyon ekranında, bir konuşmanızı dinlerken, aynen şöyle demiştim: “Allah’ım benim ömrümden al, Tayyip abimize ver.” Bu maksadını aşan cümleyi duyan sevgili eşim bana şöyle demişti ‘‘Kadir , Allah senin ömründen almadan da , Tayyip abimizin ömrünü uzatamaz mı , niye seninkinden alsın..?” Ancak bir ben miyim , sizi sonuna kadar seven , milyonlarca insan , sizi aynen böyle, sonuna kadar seviyor...

 

            Bu ne teveccüh Allah’ım…! Evet, bu sınırsız sayılabilecek teveccüh, yönelinen insanı, hangi konumda olursa olsun, büyük bir sorumluluk altına sokmaktadır. Bu nedenledir ki, sorumluluğunuz tahmin edilemeyecek ölçüde büyük ve ağırdır…

 

            Muhterem Reis, AK Parti’yi kurduktan sonra, Malatya’ya her gelişinizde, sizi daha yakından görebilmek, belki de selâmlaşmak için, sevgilisini görebilmek için, evinin yakınlarına kadar gidip, bekleyen delikanlı âşıklar gibi, meydanlarda az mı bekledim.

 

            Mutlu mu olayım, üzüleyim mi, bilmiyorum ama böylesine muhabbet duyduğum ve güvendiğim birini, alenen tenkit etmek bana düştü, bana kaldı sanırım.

 

            Davutoğlu’nun, başbakanlıktan ayrılma hadisesini sizin, aleyhinize kampanya haline dönüştürmeye çalışan, AK Parti içinde ve dışında olanlara, ben hep şöyle demiştim: “ Konyalı olan Davutoğlu ama Hanya’yı Konya’yı bilen ve gören Erdoğan’dır.”

 

            Muhterem Reis, Mısır’da Mursi yönetimine yaptığınız, dostane ikaz ve uyarıyı, ne Mısırlılar anladı, ne de, bizdeki, radikal cihadistler anladı. Uyarınız anlaşılmadı ama ortaya çıkan sonuç hiç anlaşılmadı.

 

            Muhterem Reis, zat-ı âlinizin de, sıkça tekrar ettiği gibi, siz, seksen milyon insanın cumhurbaşkanısınız. Makamların geçici insanın fani olduğu gerçeğini de zaman zaman vurgulamanız bizlerin malumudur. Sizce malum olan, bizden sonraki nesle faydası olacağını umduğum, birkaç hususu, bu vesile ile kaydetmek istiyorum.

 

            Bir insanın en sıkıntılı pozisyonu, ya da düşebileceği zor durumlardan birisi, hatalarını tenkit edebilecek kabiliyette etrafında birilerinin olmayışı ya da kalmayışıdır. İkincisi ise yapılan tenkit ve uyarılara sırtını dönme halidir. Bir başka sıkıntı ise, insanın kendisini müstağni addetmesidir. Toplumumuzda, en belirgin, toplumsal rahatsızlık, tahammülsüzlüktür.

 

            Muhterem Reis, başta zat-ı âliniz olmak üzere devlet adamlarımızın toplumda tarafları bulunan tartışma konularına ve bu konuların tartışılmasına çekilmemesi önemle gerekirken, bunun aksine devlet yöneticilerini bu tür tartışmalara çekmek için gayret eden art niyetliler her zaman olacaktır.

 

            Muhterem Reis, çok seviliyor olmanız, ya da, çok seveninizin olması, sizin açınızdan eminim ki, mutluluk duyacağınız bir şeydir. Ben ise bu durumun size evrensel diyebileceğimiz ağırlıkta, büyük bir sorumluluk yüklediği kanaatindeyim. Sizin, herhangi bir konuda, serdedeceğiniz kanaat, kayıtsız şartsız, kimilerince, hemen kabul ve tasdik ediliyor. Herhangi bir siyasetçinin, genel ahlâk kurallarını ihlal etmemek kaydıyla, seçmen hesabı yapması ve buna göre hareket etmesi, doğal bir gayrettir.

 

            Söz konusu vatan ise, gerisi teferruattır ama söz konusu, Allah ve peygamber ise her şey teferruattır.

 

            Muhterem Reis, zat-ı âlinizin ve hükümetlerinizin idari ve siyasi tasarruflarını, genel olarak takdir eden ve zat-ı âlinizi, gelmiş geçmiş, en başarılı devlet adamı olarak gören birisiyim. Ancak eğitim alanında başarılı olduğunuzu söyleyemem.

 

            Muhterem Reis, sizin, konuşmalarınızı duyan herhangi bir kişi, size olan güven ve itimadı ile belki araştırma gereği duymayabilir. Ancak zat-ı âliniz tahkik ve araştırma yapmadan  -hadis rivayet ederseniz- bakınız nasıl bir tablo ortaya çıkıyor, mutlaka görmüş olacaksınız... Birkaç örnekle arz edeyim.

           

Türkçesi ‘‘Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım’’ şeklinde özetlenebilecek, hadis diye verilen söz, ‘‘Atatürk olmasaydı biz de olmazdık’’ sözünden daha yanlış bir sözdür. Yanlış olmakla birlikte, alenen Allah ve peygambere açıkça bir iftiradır. Bir başka örnek; acaba, yaradandan ötürü, Ebu Leheb, Ebu Cehil, Nemrut ve Firavunlar da sevilebilir mi..? Cennet ki, karşılığında, müminlerin hayatlarının satın alındığı makam, annelerin ayakları altındaysa, Lut (a.s), Nuh(a.s) ın kadınlarının da ayakları altında mıdır?

 

            ‘‘Allah ve peygamber adına yalan uyduranlar, cehennemdeki yerini hazırlasın’’ şeklinde rivayet edilen hadisin tek mütevatir hadis olduğunu bildiren hadis otoritelerinin olduğunu bildirmek isterim.

 

            Ancak, zat-ı âliniz, konuşmalarınızda referans olarak kullanacağınız hadisleri, Diyanet işlerinin yetkili birimlerinden sormuş olsaydınız, ben öyle tahmin ediyorum ki, ‘‘Âlemleri senin için yarattım, sen olmasaydın, bu alemi yaratmazdım’’ şeklinde uydurulmuş ve hadis kitaplarına sokuşturulmuş bu çirkin sözün, peygamberimize iftira olduğunu size söylemiş olurlardı…

 

            Muhterem Reis,

Benim derdim, sizin dünyada başarılı ya da başarısız olmanız veya olacağınız değil, dünyada, başarınız, beni mutlu, başarısız olma haliniz ise, mahzun eder. Ancak benim derdim Allah bizden razı olsun, biz de Allah’tan razı olalım…

            En kalbi duygularımla, selâm, saygı ve hürmetlerimi arz ederim, sağlık ve mutluluklar dilerim.

KADİR GÜLTEKİN

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 549
Bu Ay : 1804
Toplam : 1804

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom