Kadir GÜLTEKİN

Kadir GÜLTEKİN

GAYRISINDAN MEDET UMANLAR ALLAH’TAN ÜMİT KESENLERDİR

GAYRISINDAN MEDET UMANLAR

ALLAH’TAN ÜMİT KESENLERDİR

         Bineceği arabanın, kapısını açan adama, ‘Şeyhler senden razı olsun’ diyen, tarikat ehli bir kadını gördünüz mü? Ben gördüm, hemi vallahi hemi billahi…

         Gördüm ama hiç şaşırmadım. Böylesi zavallılara en uzak olanın Allah olduğu kabul ediliyor maalesef. Ben bu zavallı kadına “Neden Allah razı olsun demedin de, şeyhler razı olsun dedin?” diye sorunca, hemen yanındaki, daha profesyonel ehl-i tarik olan kadın söze atladı ve bana aynen şöyle dedi: ‘Biz Allah’a bir şey işittiremedik sen işittireceksen işittir’… Tam tipik bir müşrike…

         “Allah’tan başkasından yardım beklenmez” diyen birisine, “Allah’tan başkasından yardım beklemiyorsan, neden ambulanstan yardım istiyorsunuz?” şeklinde soru soran kimse Kur’an düşmanlığını açığa vurmuş oluyor demektir…

         Hikâyedir ya, şöyle anlatılır: Üç genç denizde boğulmak üzere iken, kendilerine yaklaşan gemiden, yardım etmek isteyenlerin, yardımlarını reddederler, bize Tanrı yardım edecek derler. Bu durum üçüncü kere tekrar eder, üçüncüsünde de gençler yardım talebini geri çevirirler ve boğularak ölürler. Ahiret’te “Neden bize yardım etmedin?” diye Tanrıya sitem edenlere,  Tanrı “Ben size üç kere yardım gönderdim, siz kabul etmediniz” der…

         Her mümin bilir ki, gerektiği zaman ambulans çağırılır, ancak yardım Allah’tan beklenir. Allah’ın yardımı olmaz ise çağırdığınız ambulans, size ulaşamaz, ulaşamayabilir. Bunun böyle olduğunu anlamak için, insanın biraz da olsa, namuslu ve de akıllı olması gerekir.

         Hangi inanca, hangi coğrafyaya ait olursa olsun, tarikatlar, hiçbir maliyeti, hiçbir riski olmayan, mafya örgütleridir. Fakir fukarayı, garip gurebayı, cahil cühelayı, okumuş geri zekâlıları, nasıl kandırıp, söğüşlediklerini görmemek için, insanın sadece deli olması gerekmektedir.

         ‘Nefis terbiyesi, nefis tezkiyesi’ şeklinde allanıp pullanarak sunulan -tasavvuf- adındaki yapının, temel kavramlarından birisi vahdet-i vücut, diğeri ise, vahdet-i şuhûd. Bu kavramlara göre; domuz, ayı, tuvalet taşı ve içindeki; haşa sümme haşa bizatihi Allah’ın kendisidir…! Ehl-i tasavvuf bunu nasıl izah eder, onu da siz düşünün bi zahmet.

         Tasavvuf düşüncesinin, Hıristiyanlığa, Yunan mistisizmine ve hatta eski İran menkıbelerine dayandığını, oralardan devşirildiğini bilenlerin sayısı çok az olsa gerekir. Tasavvuf düşüncesinin, insanların mümin olmasını önlemek için kurulmuş bir tuzak olduğu ya da olacağı aklınıza gelmiş olabilir mi?

         Kur’an’ın, açık mesajlarının anlaşılmasını önlemek için, Peygamber adına uydurulan rivayetlerin, yeterli olmadığını gören Kur’an düşmanları, Kur’an-i bazı kavramları kullanarak, gariban zihinleri aldatma yolunu seçmektedirler.

         Zikr (zikir) kavramı Kur’an-i bir kavramdır. Ancak, yapılan bazı hokkabazlıklara ‘zikir’ diyenler, bu yaptıklarına karşı çıkanları ‘zikre karşılar’ şeklinde suçlayarak, iftiranın, insafsızlığın en belirgin örneğini ortaya korlar, koyuyorlar.

         Gayrısından medet umanlar, Allah’tan ümit kesenlerdir. Müminler ise, sadece Allah’a güvenir ve ona yalvarırlar. Sahip olarak Allah bize yeter…                                                               

                                                                     

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 45
Bu Ay : 5946
Toplam : 5946

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom