Kadir GÜLTEKİN

Kadir GÜLTEKİN

‘KUR’AN ZİYAFETİ, PEYGAMBER ÂŞIKLARI’ HÂLÂ MİDENİZ BULANMADI MI?

‘KUR’AN ZİYAFETİ, PEYGAMBER ÂŞIKLARI’

HÂLÂ MİDENİZ BULANMADI MI?        

 

           ‘Kur’an ziyafeti, Peygamber âşıkları’ ifadelerini görüp okuduğunuzda, ya da duyduğunuzda, mideniz bulanmıyorsa, yalnız midenizden değil; hem kalbinizde, hem beyninizde sorun var demektir.

            Âşkın ve ziyafetin, ne demek olduğunu bilmeyen, bazı aklı evveller, elbette şöyle diyecekler: ‘Bunda ne var yani? Niye bulansın midemiz, peygamber âşığı olmak kötü mü?’ Bu ahmakça soruların sonu gelmez, ben işime bakayım…

            Âşk, duygusal bir lezzettir tadan ve yaşayan bilir. Âşk, insandan insana yönelişin ve arzunun, zirve yaptığı noktasıdır. Âşk, bir gönül hastalığıdır. Âşık olduğuna, başka birinin âşık olmasına razı olamaz ve de kabul edemezsiniz. Âşk deliliktir. Âşk, zaaftır, zafiyettir…

            En büyük ‘Peygamber aşığı’ kimdir? Belki bilen vardır… Bakalım kim imiş? Veysel Karanî, Ahmet Yesevî, Yunus Emre, Hz. Ebubekir, yoksa Hz. Ayşe mi?

            Hayır…En büyük ‘Peygamber aşığı’ M.Fetullah Gülen hocaefendi hazretleridir!!! Yeni adıyla Fetö’dür. Fetö’nün müritlerinden birisi, ulusal bir kanalda konuşuyordu; programı yöneten soruyor ‘siz bu kadar yakınında bulunduğunuza göre, hiç mi anlamadınız, Gülen’in tehlikeli birisi olduğunu, olacağını, nasıl anlamadınız? Fetö mürtedi cevap veriyor , ‘Ben, peygamberin bindiği eşeğin tüyü olayım yeter, diyen bir peygamber aşığından nasıl şüphe ederim’ diyordu. Ben, Fetö’nün , üst düzey mürtetlerinden hiç birine güvenmiyorum, onların tamamı hâlâ Fetöcüdür…

            Evet ‘Peygamber âşığı’ M. Fetullah Gülen hocaefendi hazretleri, şizofren müptezel adam, İzmir’de çeşitli mescitlerde, salonlarda, ağlayıp sızlarken, cemaati ağlatıp sızlatırken, Peygamber aşığı olarak konuşuyordu; çoğunuz, bu müptezelin konuşmalarını, ayıla bayıla dinliyor, kasetlerini elden ele dolaştırıyordunuz. Evet, bu müptezel adam, Allah’ı, Peygamberi ve yüce dinimizi, istismar ederken, ona ses çıkarmayanlar, onun o günkü tavrını eleştirmeyenler, onu peygamber sevdalısı olarak kabul edenler, bu şizofren müptezelin o günlerde din diye anlattıklarına karşı çıkmayanlar, bana göre, Fetö’nün aleyhine konuşmayı hak etmiyorlar.

            Burada, yeri gelmişken, zikretmek ve de hakkını teslim etmek durumundayım ki, R.Tayyip Erdoğan 15 Temmuz hadisesinden çok önceleri, Fetö’den bahsederken ‘Bunların din anlayışları da sakattır’ demişti. Bu nedenle, Sayın Erdoğan’ın hali hazırdaki tavrını gerekli, yeterli ve tutarlı görmek durumundayız.

            Fetö, şu an için -vur abalının sırtına- pozisyonundadır. Bilmenizi isterim ki, yalnız Fetö için geçerli olmayan, Allah ve Peygamber istismarcıları her kimse, kimler ise, hepsi de, vatanı, milleti, ülkeyi satma potansiyelini bünyelerinde taşımaktadırlar.

            Musikinin haram olduğuna dair, görüş izhar edenleri, takip edenler, bu çok tabii ihtiyaçlarını (musiki ihtiyaçlarını) gidermek için, Allah’ın kitabı mübarek Kur’an’ı Kerim’i alet etmektedirler. Hani bildiğiniz ses yarışması yapanlar var ya tıpkı onlar gibi -Kur’an tilaveti yarışmaları- düzenliyorlar… ‘Kur’an ziyafeti’ veriyorlar. Hâlâ mideniz bulanmadı mı?

            Âşık olmanın, bir psikolojik hastalık olduğunu, baş tarafta söylemiştik. Burada detaylandırmanın gereği yoktur.

            Peygambere âşık olunmaz, tabi olunur;  Allah’a âşık olunmaz, kul olunur. Kur’an ziyafetçisi, Peygamber âşığı olduğunu söyleyen densizler, öylesine saçmalıklar sergiliyorlar ki, Allah’ı Peygambere âşık ediyorlar. ‘Gel Habibim, sana âşık olmuşam.’  Bu saçma söz mevlid adındaki şiirde mevcuttur. Hani şiirde kalsa, ne ise dersiniz ama bu zihniyet Kur’an meallerine dahi intikal etmiştir. Birçok mealde maalesef, bu ifade (Habibim) ifadesi bazen parantez içi, bazen de parantez dışı olarak kullanılmaktadır. ‘Gel Habibim sana âşık olmuşam’ ifadesi, açıkça Allah’a iftiradır…

            Ziyafet, kelimesinin anlamını bilselerdi, Kur’an ziyafeti çekerek, rant sağlayanlar hariç, diğerleri bu çirkin ve mide bulandırıcı ifadeyi kullanmazlardı sanırım.

            Kur’an tilaveti yaptırarak, insanları ağlatıp sızlatmanın, mest edip uyuşturmanın, ne kadar çirkin ve mide bulandırıcı olduğunu anlayabilmek için, Kur’an’ı anlamak gerekir… Nerdee?

            Kur’an okumanın, Kur’an’ı anlamak olduğunu bilmeyen ve anlamayanların ‘Kur’an okumak sevap, dinlemek sevap, okutmak sevap, dinletmek sevap’ gibi sıralanan sözlere rağbet etmekten başka çareleri de yoktur.

            ‘Bu Kur’an, Rablerinin izni ile insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye layık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için, sana indirdiğimiz bir kitaptır’ (İbrahim Suresi 2. Ayet) .

            ‘Bu Kur’an, kendisi ile uyarılsınlar, Allah’ın ancak tek bir ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.’ (İbrahim Suresi 52. Ayet)

            Başka söze gerek var mı?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 323
Bu Ay : 18713
Toplam : 27971

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom