Ğıffari Türkmen

Ğıffari Türkmen

giffari-turkmen

REFERANDUMDAN NOTLAR

REFERANDUMDAN NOTLAR

16 Nisan 2017 referandumunun sonucunda evet cephesi galip geldi. Evet cephesinin korkusuyla, temennilerini değil tahminlerini bile açıklamaktan çekinen tanıdığım akil insanların az olmadığı bir propaganda sürecini geride bıraktık. Şimdi bu süreçten çıkarımlarda bulunmanın vaktidir.

Uzun bir propaganda süreci siyaseten AKP, MHP, BBP ve Hüda-Par ittifakının oluşturduğu evet cephesi ile CHP, HDP, SP ve diğer bazı irili ufaklı siyasi oluşumların taraf olduğu hayır cephesi arasında geçti.

Olağanüstü halin devam etmesi hayır cephesinin aleyhineydi. Bu süreçte HDP hapisteydi. Pek bir şey yapamadı. Hayır cephesinden propaganda yapabilecek tek gurup CHP idi. O da çok sönük kaldı. Sokakları süslemedi, doldurmadı, inletmedi. Medyayı etkin ve yaygın kullanmadı. Oylanacak maddeleri halkı ikna edecek şekilde kendi görüşüne göre halka izah etmedi. Liderleri hep pasif konumda kaldı. “Tek adam rejimi” kavramından başka anlamlı bir şey ortaya koymadı. Bu kavramın da altını iyice doldurmadı. Yani karşı taraf için bulunmaz bir muhalefet oldu. Kimi zaman hayır cephesinin programları bile sabote edildi.

Evet cephesi ise cumhurbaşkanlığından- muhtarlıklara kadar devlet imkanlarını kullandılar. Medyayı dolu dolu kullandılar. Belediyelerinin imkânlarını kullandılar. Sokakları dolu dolu süslediler, doldurdular, inlettiler. Kendilerinin vatandaşın özgür görüşüne sundukları evet- hayır seçeneklerinden hayır seçeneğini zaman zaman vatan hainliği (!), terör örgütleri ile aynı safta olmak gibi bir üslup ile değerlendirip ürkütücü gösterdiler. Bu üslup ile aynı zamanda hayır seçeneği ile vatan-millet sevgisi arasında derin bir çelişki oluşturmaya çalıştılar. Sunulan anayasa maddelerini artısı ile eksisi ile izah etmediler. Muhalefet liderini alaya alıp aşağıladılar. Meseleyi dış güçlere karşı vatanın bekasına sahip çıkmak olarak sunmaya çalıştılar.

Bu propaganda süreci ve siyasi tarafların oy potansiyellerinin aritmetiğine bakıldığında evet cephesinin genel kanısı evet oranın %60 civarında olacağı şeklindeydi.

Sonuç böyle olmadı. Evet tarafı Türkiye halkını tanımamıştı. Kırsal kesim karakteristik özelliğini kaybetmemişti. O özellik “vefa” idi. Çoğunluğu evet diyerek vefalı çıkmıştı. Güvendikten sonra detaya dalmamıştı. O güvendi mi güvenini tez beri kaybetmez. Çok fazla alternatif üzerinde durarak kararında şüphe duymamıştı. Karakteri de değildir zaten. “Evet” demişti bir kere. Evet’inin içerisine bütün hayallerini, beklentilerini koyarak demişti. Buna bir de ekonomik, sosyal ve İslami kazanımlarını kaybetme kaygısı taşıyanları da eklemek gerekir.

Şehir böyle değildi. Şehir kırsal kesim kadar vefalı değildir. Şehir eleştiricidir, farklı alternatifleri irdeler ve değerlendirir. Şehrin kararı propaganda dalgasına göre daha derinden gelen bir karardı. Dış güçler ve terör merkezli düşman tehdidi şehirde yeterince karşılık bulmadı. 15 Temmuz henüz unutulmadığı halde 1 Kasım 2015 seçimlerinde olumlu sonuç veren korku atmosferi bu kez tutmadı. Şehir, sunulan maddelerden emin olmadı. Gelenin gideni aratmayacağından emin olmadı. Şehir AK Parti’nin gittikçe daha da belirginleşen muhafazakar- Türk- Osmanlıcı çizgisini geleceğinin demokratik özgürlükleri için olumlu görmedi. Hesabını kendisi yaptı. Ölçtü biçti. Şehrin karakteridir daha fazla ölçüp biçmek. Evet’ten daha fazla hayır dedi.

Üniversite kampüslerinde kurulan sandıklarda hayır oyları fazla çıktı. Gençler de daha fazla hayır dediler. Bu gençler AK Parti ile büyümüştü. Fakat evet cephesinin bütün uğraşına rağmen çoğunluğu evet demedi. Gençler okul sıralarından geçmişti. Yani iyi- kötü okumuştu. Her biri sanal medyanın çok iyi birer aktörüydü. Medyatik bilgiye zamanında sahip oluyordu. Onlar da hesap- kitap yaptılar. Ölçtüler biçtiler. Hayır cephesi güçlü bir propaganda yapmadığı halde hayır oranı evet cephesinin beklediğinden yüksek çıktı. Evet cephesi meydanları ve ekranları doldurdu fakat onların zihinlerini beklediği oranda tatmin edemedi.

Evet çıkmasının kilit rolünü Kürt’ler oynadı. Kürt’ler Türk’lerden daha kararlıca evet dediler. Kürt’lerin yüksek evet oranı sadece Hüda-Par’ın müttefik olmasıyla gerçekleşemez. Gittikçe MHP- Türk eksenine kayan AK Parti’ye Kürt’lerin bu kadar yüksek oranda oy vermelerinin toplumsal psikolojik tahlili ayrıca yapılmalıdır.

Demokratik seçimlerde geçerli olan devamlı doğru olan olmuyor. Bunun yazılı ayetleri yoktur. Çoğunluğun tercihi geçerli oluyor. Bu yöntemle kazanmanın bir şartı da çoğunluğun tercihini kestirmektir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 87
Bu Ay : 13511
Toplam : 58883

Son Eklenen Firmalar

Malatya Metro Market

FİRMA DETAYI

Malatya Yorgan Yıkama ve Köpüme

FİRMA DETAYI

Simge Teknik Servis

FİRMA DETAYI

Kardeşler Sakatat Asis Et Gıda

FİRMA DETAYI

Ağabey Deri

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom