Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

HUKUK ve AHLÂK KURALI KALMAYINCA

HUKUK ve AHLÂK KURALI KALMAYINCA
 
Hukuk ve ahlâk kuralı kalmayınca ne mi oluyor?

İnsan savaşmanın, ölmenin bile tadına varamıyor?

Beşar Esad’ın sözde iktidarını korumak veya kurtarmak için İdlib’de kadın erkek, yaşlı çocuk demeden sivil halka kimyasal bombalarla saldırması, ilk belirlemelere göre 100’ün üzerinde insanın ölümüne 400’den fazla kişinin yaralanmasına sebep oldu. Haber bültenlerine yansıyan görüntüleri izlemek bile insanın yüreğini parçalamaktadır. İnsanlığımızdan utandıracak ölçüde vicdanları paramparça eden bu vahşetin failleri, temel insan haklarına ve değerlerine duyarsız işleyen egemen dünya düzeninin ne boyutta zalimliklere, acı ve ölümlere yol açtığını, açacağını bir kez daha göstermiştir.

Katliamı şiddetle, nefretle kınıyoruz. Yıllardır sürmekte olan bu zulmü sonlandırmak, faillerini cezalandırmak için ulusal ve uluslararası yetkin, etkin organlar görev ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmelidir. Uluslar arası kurumlardan hangi görev ve sorumluluğu yerine getirmeleri beklenmelidir? Biz her türlü siyasi, ideolojik angajmanlardan ayrı, saf insani sebeplerle hareket edilerek barışın sağlanmasını istiyoruz; hepsi bu! Ancak ne yazık ki, bu kurumlarda köşe başlarını tutmuş aktörler görev ve sorumluluktan bölgeyi daha fazla kaosa sokacak girişimleri anlıyor. Bir göz boyama ve rahat zulmetme aracı olmaktan farksız kurumlarını daha çok kan, gözyaşı ve ölüm için kullanıyorlar. Görev ve sorumluluk deyince adamların aklına öldürmek, bombalamak, birbirine düşürmek, bölmek, parçalamak, sorunları, sıkıntıları çoğaltmak geliyor. Onlar açısından ne kadar karıştırırlarsa o kadar iyi oluyor. Bunu yapıyorlar, başkasını yapmıyorlar, yapamıyorlar, yapmazlar. İşte yüreğimiz İdlib katliamıyla dağlanırken ABD görev ve sorumluluğunu nihayet hatırladı. Hatırlayıp ne yaptı? Esad’ın kimyasal saldırıyı gerçekleştirdiği hava üssü vuruldu. O kadar itinalı bir iş yaptılar ki, Rusya’ya haber verildi. O da elbette Esad’a bildirdi. O da elbette kendisini korudu. Görünürde olanlara bakmayın, it iti ısırmıyor. Bütün yaptıkları İslâm coğrafyasını yakıp, yıkmak, insanları birbirine düşürmek.

Esad’a başka zulümlerin kapısı aralanıyor. Neden mi, şimdi de Esad ABD saldırısının intikamını sivil halktan alsın da görün. Belki Rusya ile danışıklı olarak ABD’nin istediği de tam budur. Yani bu İslâm ümmetinin maruz kaldığı bu kadar acıyı, sefaleti, sürgünü, sıkıntıyı az görmüş olacaklar ki, ateşin altına biraz daha odun sürüyorlar. Yaktıkları ateşle asıl Şiî-Sünnî savaşını başlatmak istiyorlar. Böyle düşünüyorum. Peki ya Rusya? Şu aşamada ABD ve Rusya asla birbiriyle savaşmaz.

Dayanılır gibi değil. Anlaşılır gibi değil. Bütün alçaklar ve hainler, bütün adi namussuzlar birbirleri ile olan siyasi hesaplaşmalarını veya öyle gözüken çıkar kavgalarını bizi öldürerek veriyor. Biri diğerine kızınca bölge halkı olarak biz cezalandırılıyoruz. Öteki berikine bizi bombalayarak cevap veriyor. Yaptıkları zulüm değil, zulümden öte bir şeydir. Vahşet değil, vahşetten öte bir şeydir. Kötülükten, alçaklıktan öte bir şeydir yaptıkları. Bu akılsızlığı, bu çılgınlığı, insan olan yapamaz. Hayır, bunlar gerçekten ruhlarını şeytana satmış yaratıklardır ve şeytanlık işte böyle bir şey olmalıdır.    

İnsan ve medeniyet değeri adına hiçbir hassasiyet ve önceliği kalmamış emperyalist güç odakları kendi politik çıkar ve paylaşım hesapları için bütün dünyayı özelikle Ortadoğu İslâm coğrafyasını ateş ve kan gölüne çevirmiştir. Yeni dengeler, denklemler, çıkar hesapları adına, çoğu hiçbir şeyden haberi olmayan mazlum, müdafaasız sivil insanları en feci şekilde katletmenin hiçbir akli, insani gerekçesi ve açıklaması olamaz. Savaş ortamında bile uyulması gereken bir hukuk vardır. Maalesef emperyalist zorbalar dünyasında uyulması gereken hiçbir hukuk ve ahlâk kuralı kalmayınca bu vahşi savaşın ve hesaplaşmanın ölümcül yükünü de ne yazık ki daha çok sivil halklar çekmektedir. Kanlı, kirli paylaşım ve güç hesaplaşmasında yüz binlerce kadın, çocuk kurban edilmektedir. Hangi hesap, hangi hedef çoğu yaşlı ve çocuk olan masum insanların ölümünü gerekli ve haklı görebilir? Bu zulüm ve faciaya ortak olanların, işledikleri suçu, din, dil, köken ayrımına istinaden yapmaları, insanlığın medeniyet seviyesinin düştüğü sefil ve aşağılık durumu göstermesi açısından daha vahim ve dehşet vericidir.

Devletler, uluslararası kurumlar, sivil toplum örgütleri on yıllardan beridir korkunç bir körlük ve duyarsızlıkla hadiselere seyirci kalmaktadır. İnsanlığın duyarsızlığı katliamcılara cesaret vermekte, başta BM olmak üzere barış amaçlı birçok kuruluş zalimleri adeta ödüllendirmektedir. Yüzlerce benzer savaş suçu, önemsiz beyanatlarla geçiştirilerek, dünyanın gözü boyanmakta, gerçekte ise zulme gizli- açık izin ve imkân verilmektedir. Bu anlamda BM, derin mahfillerde planlanan kitlesel ölüm projelerini kılıfına uyduran, onları zalimlere ihale eden, gerçekleri kamuoyundan gizleyen, hedef saptıran bir aracı kuruma dönüşmüştür.

Devlet ve millet olarak yağma, talan ve en feci ölümlerle bölgeyi işgal ederek egemen olmak isteyen güçlere tepkimiz, pratik yaptırım ve sonucu olmayan kınama açıklamalarıyla geçiştirilemez. Yaşananlar, dayanma sınırını çoktan aşmıştır. Zulüm dayanılmaz olmuştur. Kelimelerin, beyanların anlamını yitirdiği, sözün tükendiği noktadayız. Bu vahşete, bu zalim zorbalığa daha fazla sessiz ve seyirci kalınamaz. Mazlumların gözyaşı zalimlerden hesap sorularak dinmeli, dindirilmelidir. Özellikle ve öncelikle bütün İslâm ülkeleri, bütün ümmet, insanî, dinî, tarihî sorumluluğunun bilinciyle gelişmelere önleyici bir etkiyle müdahil olmalıdır. Biz bu yönde yetkili kurum ve organları harekete geçmeye davet ediyoruz. Bu bağlamda Suriyeli kardeşlerimize desteğimiz artarak sürmelidir. Bir an önce Suriye savaşının bitmesine ve çözüme ilişkin diplomatik çabalar fiili karşılık bulmalıdır.

Bu süreçte Türkiye başta ABD olmak üzere bir mezhep çatışması kışkırtmasına gelmeyerek aklıselimle hareket etmeli, sahada da var olmaya devam etmelidir. Başka? Elbette başka önemli hamleler de var. Onları da sonra konuşuruz.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 2
Bugün : 77
Bu Ay : 14526
Toplam : 79349

Son Eklenen Firmalar

Malatya Metro Market

FİRMA DETAYI

Malatya Yorgan Yıkama ve Köpüme

FİRMA DETAYI

Simge Teknik Servis

FİRMA DETAYI

Kardeşler Sakatat Asis Et Gıda

FİRMA DETAYI

Ağabey Deri

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom