Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

AMANSIZ VE İMANSIZ KARANLIK AĞARIRKEN

AMANSIZ VE İMANSIZ KARANLIK AĞARIRKEN

En az yüz yıl süren kâfir kuşatmasını kırmak için en az yüz yıldır sürdürdüğümüz mücadelenin sonuna geldik. Bir karanlık dönem bitiyor, aydınlık günler başlıyor.

16 Nisan sonrasında millet iradesi siyaseti belirleyen esas güç olunca, ağırlık merkezi, yön, yöneliş, iklim, rüzgâr, akış, ses, dalga, duygu, hareket değişecek. Darbeciler, sabırlı bir imanın, imanlı bir sabrın soylu direnişi karşısında kesin bir yenilgiye uğrayacaklar. Vesayet düzenleri çökecek. İstiklâl ve istikbalimiz yükselecek. Artık bu ay yıldızlı bayrak hüzünlü dalgalanmayacak, bu ezanlar titrek, soluk, ürkek okunmayacak. Düşmanlar kaybedecek, bu Müslüman millet kazanacak. 16 Nisan yüzyıllık mevzi kazanımlarımızı taçlandıracak, zafere dönüştürecek.

En az yüz yıllık tarihimizin en feci talihsizliği darbelerdir.

Her darbe her zaman bütün bir millet, devlet ve ülke olarak bütün maddi manevi varlığımızı yok etmeyi, bu mümkün olmuyorsa zayıflatmayı amaç edinmiştir. Darbe dönemlerinde ülke ekonomisi çökme noktasına gelmiş, üretim durmuş, ticaret canlılığını yitirmiş, daha da kötüsü ideolojik çatışma ortamında maneviyatımız öldürülmüştür. Darbeler enerjimizin kalkınmaya, gelişmeye değil, iç çatışmalarla boşa akıtılmasına sebep olmuştur. Dikkat edilirse darbeler hep kalkınma dönemlerimizin ardından gelmiştir. Adeta ülkeyi kalkındıranlar cezalandırılmak istenmiştir. Hiçbir darbe hiçbir milli amaca hizmet etmemiş, hiçbir kazanıma vesile olmamıştır. Tam tersine bu memlekete bütün öldürücü kötülükler darbe dönemlerinde musallat olmuştur. Darbeler tam da bunun için yapılmıştır. Daha açık söyleyişle darbeler çözüm irademizi, arama çabamızı, bulma coşkumuzu, hayat enerjimizi, kavrama gücümüzü özetle çevik, asil, özgün benliğimizi köreltmek için yapılmıştır. Bakınız gençlerin sağ- sol diye ideolojik kamplara ayrılmaları 60 darbesiyle başlamıştır. Ardından 70 muhtırası ile gençler dehşet bir anarşi ve terör ortamına itildi. Ülke adeta iç savaş yaşadı. 12 Eylül darbesi başımıza PKK belasını musallat etti. 28 Şubat, laik- anti laik ayrışmasını körükledi. Bu eksende topluma nefret pompaladı. Özetle darbeler bize çok şey, düşünülemeyecek kadar çok şey kaybettirmiştir. O nedenle hiçbir darbenin yerli, milli dayanağı yoktur, hepsi dış bağlantılıdır; gavur işidir, ‘Gavur Kayırıcılar’ın işidir. Küresel vesayetin bizi engelleme, durdurma girişimidir. Bütün bu açık sebeplerle her darbeci bizim gözümüzde düşmanla işbirliği içindedir, haindir, ajandır.

Rahmetli Menderes niçin idam edildi? Onun döneminde tek partinin baskısına kısmen son verilmiş, ezan asli haliyle okunmaya başlanmıştı. Tarımda, ekonomide bariz iyileşmeler oldu. İnanın darbeci vesayetçilerin nezdinde onun memlekete hizmet etmekten başka bir suçu yoktu. 80 Darbesi doğrudan ABD derin güçleri tarafından tezgâhlandı. Yetmişli yıllarda CIA’nın Türkiye şefi olan Paul Henze, 12 Eylül darbesini başkan Jımmy Carter’a  “Türkiye’de bizim çocuklar başardı” diye haber vermişti. Sırf bu haber bile darbelerin derin dış odaklar tarafından önceden çok sistemli hazırlandığının itiraf ve ispatıdır. Bu amaçla toplumsal gerilim ve kaos artırılarak darbeye uygun ortam üretildi. Darbeci Kenan Evren’in “şartların olgunlaşmasını bekledik” demesi yerli uzantılarının hainliklerini ortaya koymaktadır. O yıllarda sabah bir sağcıyı vuran aynı silah akşam bir solcuyu vuruyordu. Yani katilleri yönlendiren odak aynıydı. İlginç bir şekilde bugün de istiklâl ve istikbalimize kasteden tüm terör örgütlerinin, milli varlığımızı yok etmek için söz, söylem ve eylem birliği yaparak birbirlerini desteklemeleri tesadüfî değildir.

Ancak biz, yaşadığımız bunca acı tecrübelerden sonra onları yönlendiren üst aklı tespit etmiş, piyonlarının maskelerini indirmiş durumdayız. 15 Temmuz ve sonrasında yaşanan gelişmeler oyunun tutmadığını, Allah’ın izniyle tutmayacağını göstermektedir. 16 Nisan vesayeti sonlandıracak millî hamlenin zaferi olacaktır. 16 Nisan tüm darbeci alışkanlıkların, vesayet düzeninin temelden yıkıldığı bir gün olacaktır. Yok efendim milletvekili sayısı 550 mi, 600 mü olacak, seçilme yaşının 18 olması uygun mudur gibi ayrıntıları konu bile etmeye gerek yok. Bilmeyen de sanır ki meclisin yarısı 18 – 19 yaşında gençlerle doldurulacak. Mesele bu değil, mesele milli iradeye dayalı bir istikrarın sağlanacak olması. Bizim millet olarak sevincimizin onları çıldırtan öfkenin asıl sebebi budur.

Darbecileri 28 Şubat’ta darbe yapmaya iten asıl sebep, bütün zor zamanlar yaşamasına rağmen bu milletin dini, milli ve medeniyet değerlerine bağlı kalmasıdır. Değerlerimizden taviz vermediğimiz gibi millet olarak ekonomiden sosyal, siyasal, kültürel birçok alanda başarılar elde ettik. Özal dönemi Anadolu’yu ayağa kaldıracak canlı ruhun önünü açtı. Anadolu insanı girişimci, atılgan ruh ve karakteriyle hızla örgütlenerek her alana yayıldı. Giderek 1994 Yerel yönetim seçimlerinde bütün büyükşehir belediyeleri elde edildi. Bir yıl sonra Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah Partisi Milletvekili Genel Seçiminde birinci parti oldu. İslâmî ve millî değerler noktasında hassas olan bu partinin yerelde ve genel yönetimdeki iktidarı, Türkiye’de muhteşem olumlu bir rüzgâr estirdi. Halk moral üstünlüğü ele geçirdi. Ekonomik gelişme, dış siyasette başarılar, vesayet odaklarını sadece ürkütmedi, esaslı bir şekilde korkuttu. Korkudan titreyen derin odağın Haçlı Siyonist ittifakı olduğu çok açık bir şekilde anlaşıldı. İttifakın, Ankara Sincan’da tankları yürüten alçaklarla kirli, karanlık ilişkileri açığa çıktı. Belki bunu gizlemeyi bile düşünmediler. İhanetlerini övdüler, ödüllendirdiler. Sonuç itibariyle ayağa kalkmasına fırsat verilmeden Türkiye çökertilmeliydi.

28 Şubat bütün darbelerin ülkeye ve millete düşmanlıkta sınır tanımama mantığını içermesi bakımından ilginçtir. 28 Şubat, asıl operasyon merkezi dışarıda olan düşman odaklarının, hainlik ve alçaklıkta sınır tanımayan ahlaksız, acımasız, duygusuz yerli işbirlikçileri aracılığıyla millet iradesine yapılan iğrenç bir saldırıdır. Çünkü millete kurulan tuzak, yapılan komplo ve kuşatma doğrudan maddi- manevi varlığımızı, ilim ve irfanımızı, ahlâk ve maneviyatımızı, yaşama tarzımızı hedef almıştır. Devleti ve toplumu ile ülkemiz, tüm hatlardan uçuruma itilmiştir. Halk iradesiyle iktidar olamayanlar, 60, 70 ve 80 darbelerinde olduğu gibi kirli planlarını uygulamak için yönetimi silah zoruyla gasp etme yolunu denemişler, bir ölçüde emellerinde başarılı da olmuşlardır. Atatürkçülük, ilericilik, çağdaşlık yalanı ve perdesi arkasından sürdürdükleri planları ile bir şekilde halkını susturdukları, siyasetçisini sindirdikleri ülkeyi yağmalamışlardır.

İşte asıl 16 Nisan’da bu amansız, bu imansız yapı çökecektir.

Gün dönüyor, yeni bir mevsim başlıyor. Aydınlık pırıl pırıl bir gök yükseliyor üzerimizde.

Cemre düşüyor, umutlarımız çiçek açacak. Çiçekler umut açacak, umutla ve umut olup açacak.

Bu bahar çiçekler özgürlük açacak, özgürlük kokacak

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 102
Bu Ay : 16182
Toplam : 25440

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom