Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

Evet, 16 Nisan...

Evet, 16 Nisan…

Bundan yaklaşık yüz yıl önce, Osmanlı’nın çöküşünü fırsat bilen ve teknik anlamda Müslümanlar karşısında üstünlük sağlayan batılı emperyalistler, Ortadoğu haritasını masa başında cetvelle çizdiler…

Egemen güçler, İslâm topraklarını diledikleri gibi paylaştırdılar…

Ortadoğu coğrafyasında, sayıları 30’a yaklaşan, çoğu kukla türedi devletçikler kurdular...

Bölgede emperyalist emellerine ulaşmada kendilerine koşulsuz itaat edecek ve hiçbir konuda itiraz etmeyecek krallıklar ihdas ettiler…

Bölgede haritalar çizilirken hiçbir ilke göz önünde bulundurulmadı ve hiçbir değer yargısı da dikkate alınmadı…

Öyle ki, bazen bir şehir ikiye bölündü. Şehrin bir yakası bir devlete, diğer yakası ise başka bir devlete peşkeş çekildi…

Nusaybin-Kamışlı örneğinde olduğu gibi: Oysa bu iki kent etnik kimlik, kültür, dil, din, örf, adet ve yaşam tarzı itibarıyla birbirinin neredeyse tıpatıp aynısıydı…

Emperyalistler yüzyıl önce cetvelle çizdikleri Ortadoğu haritasını bugün yeniden çizmek istiyorlar…

Bütün din, medeniyet ve kültürlerin beşiği ve çekim merkezi Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek istiyorlar…

Karşılarında, kendilerine kolay kolay boyun eğmeyecek, direnebilecek, hatta karşı koyabilecek güç, irâde ve bölge halklarını birleştirici potansiyele sahip tek ülke var: Türkiye…

Bu yüzden aslında hedef ülke Türkiye…

Temel amaç mandacılık…

Sömürgeciler, bölgeyi yeniden dizayn etmede ve Türkiye’yi bölüp parçalamada amaçlarına ulaşmak için PKK/PYD, FETÖ, DAEŞ gibi örgütler üzerinden bölgede bir vekâlet savaşı yürütüyorlar…

Emperyalistlerin oyunlarını sezen tek direnç noktası Türkiye’yi bölmek istiyorlar…

Bu süreçte direnen ve boyun eğmeyen Recep Tayyip Erdoğan’a da diz çöktürmek istiyorlar…

2002 yılından bu yana, yaklaşık 15 yıldır, Ak Parti iktidarları boyunca birçok kez Türkiye’yi bölüp parçalamak ve küçültmek istediler…

Bu amaç doğrultusunda Türkiye, 27 Nisan 2007 tarihinde bir gece yarısı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin resmi internet sitesinde yayınlanan utanç verici bir bildiriyle sarsılmak istendi… Daha önce bu köşede işaret ettiğim gibi, adına “bildiri” denmiş olsa da, aslında TSK’nın internet sitesinde yayınlanan bu yazı, uluslararası şer güçlere karşı direnen Türkiye’ye yönelik kelimenin tam anlamıyla “adı konmamış bir muhtıra”ydı.

Ardından 2008 yılında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından “laikliğe aykırı eylemlerin odağı durumuna geldiği!" gerekçesiyle Adalet ve Kalkınma Partisi’ne Anayasa Mahkemesi nezdinde kapatma davası açıldı…

Her seçimde oylarını sürekli artıran ve toplam seçmenin yarısının oyunu alan Ak Parti, kapatılmanın eşiğinden döndü!..

Yine bu amaçla “Taksim Gezi Olayları” devreye sokuldu…

İstiklal Mahkemeleri’nde darağacı kurmak için binlerce ağacı kesip üzerinde on binlerce âlimi sallandıran güçler, bu kez direnen Türkiye’nin karşısına “ağaç sever” kılığında çıktılar…

Gerçekte Gezi Olayları, egemen güçlerin yönlendirmesive FETÖ/PDY’nin kışkırtması sonucu Halkevleri, DHKP/C, TİKKO, MLKP, ESP, SDP, TKP vb. hepsi şiddet yanlısı paydada birleşen sol örgütlerin devreye sokulmasıyla başlatılan Türkiye’nin önünü kesme, onu zayıflatma, bölme ve parçalama senaryosuydu…

Egemen güçler tarafından tamamen bu amaca matuf devreye sokulan bir diğer proje de 7 Şubat 2012’de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik kumpastı…

Aslında 7 Şubat MİT kriziyle amaç Erdoğan’a ulaşmaktı… 1961 yılında Menderes'i yatağına kelepçeleyen ve arından da idam ettiren zihniyet, 53 yıl sonra aynı sahneyi bu kez Erdoğan üzerinden yaşatacaktı…

Tabii Menderes'in yerinde bu defa Erdoğan olacaktı…

Ardından sahnelenen oyun 17/25 Aralık darbe girişimiydi…

17/25 Aralık’ta FETÖ/PDY eliyle gerçekleştirilen “yargı darbesi”, aslında açıktan ve doğrudan, yalnızca bu coğrafya insanının değil, bütün dünyada mağdur ve mazlumların ümidi haline gelen sembol isim Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatına kastederek Türkiye’yi bölüp parçalama hareketinin adıydı…

Ve nihayet devreye sokulan bir diğer proje ise 15 Temmuz askeri darbeydi…

Yine Fetullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması eliyle gerçekleştirilen 15 Temmuz kanlı darbe girişimi, topyekun İslâm ümmetine karşı gerçekleştirilen ihanetin su yüzüne çıkmasından başka bir şey değildi…

Fakat batılılar, terör örgütleri üzerinden devreye soktukları bütün bu hile, oyun ve kumpasların hiçbirinde bütünüyle başarılı olamadılar…

Çoğunlukla hayal kırıklığına uğradılar…

Çünkü emperyalistler, her defasında hiç de tahmin etmedikleri kadar güçlü bir dirençle karşılaştılar…

Recep Tayyip Erdoğan’a güvenen ve onun etrafında kenetlenen Türkiye insanı, batılıların her defasında sahneledikleri sinsi oyunları bozmayı başardı…

Ancak son dönemde Türkiye, öncekilere hiç de benzemeyen, daha karmaşık ve daha sofistike; ama daha güçlü ve daha tehlikeli bir saldırı tehdidi altında bulunuyor!..

Evet; bölgenin tek direnç ve çekim merkezi Türkiye, yeniden, boyutlarını henüz hiç birimizin tam olarak kavrayamadığı çok kapsamlı, çok tehlikeli ve çok büyük bir saldırıyla karşı karşıya bulunuyor…

Batılılar, yüz yıldır devreye soktukları, son 14 yıldır da dozunu artırarak sürdürdükleri bütün bu oyun, hile, kumpas ve darbelerle bitiremedikleri işi, şimdi bitirmek istiyorlar…

Yusuf Kaplan’ın deyimiyle “Kurtlar Sofrası” yeniden kuruldu: Türkiye'nin, önce iç savaşın eşiğine sürüklenmesi, sonra parçalanması ve yutulması oyunu sahneye konuldu!..

Batılılar, nasıl Endülüs'ü tarihten sildilerse; şimdi de bizi aynı şekilde bu topraklardan sürmek ve tarihten silmek için Türkiye'ye karşı içerden ve dışardan çok yönlü, kapsamlı ve büyük bir saldırı başlattılar!..

Geçmişte “Haçlı Seferleri” olarak bilinen savaşlar, modern zamanlarda Müslüman halklara karşı kirli ve çok sinsi ittifaklarla “Postmodern Haçlı Saldırıları” şeklinde karşımıza çıkıyor…

Şer odakları, çokça ümit bağladıkları 15 Temmuz'un intikamını almaya yöneldiler… Tanklarla, toplarla dize getiremedikleri, iç savaşa sürükleyemedikleri, ülkemizin büyük dönüşümünü durduramadıkları ve en önemlisi de Türkiye'nin gücünü hissettikleri için yeniden saldırmaya başladılar…

Batılılar, Türkiye’de vesâyetin son kalesi olarak bel bağladıkları sistemin değişmesini engellemek, bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlüğe girmesini önlemek amacıyla yeniden harekete geçtiler…

Sömürgeciler, PKK/PYD, FETÖ ve DAEŞ gibi terör örgütleri üzerinden sürdürdükleri vekâlet savaşlarında tam olarak istediklerini elde edemeyince, bu kez doğrudan devreye girme yolunu tercih ettiler…

Bu çerçevede Almanya, PKK’nın liderleri Cemil Bayık ve Murat Karayılan’ın bağlılarına video konferansla hitap etmesine müsaade ettiği halde, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi vatandaşlarına seslenmesine izin vermedi…

Yine Hollanda hükümeti tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçuş izni iptal edildi… Oysa aynı Hollanda, canlı bombanın taziyesine giden Tuğba Hezer’e “hayır” propagandası için müsaade etmişti…

Aynı şekilde Hollanda, Türkiye Cumhuriyeti’nin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, Türkiye toprakları sayılan konsoloslukta vatandaşları ile buluşmasına, Terör örgütlerine özgü yöntemler kullanarak engel oldu…

Sürekli Türkiye aleyhindeki konuşmaları ve Türkiye karşıtı işleriyle tanınanve sözde Ermeni soykırımına destek veren Almanya Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, terör yuvası haline gelen Nazi Almanyası'na yaranmak için 16 Nisan Anayasa Değişiklik Referandumu için “HAYIR” kampanyası başlattı…

Öte yandan İsviçre’nin başkenti Bern’de Parlamento Meydanı’nın önünde PKK, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şakağına silah doğrultan skandal bir pankart asarak “HAYIR” mitingi düzenledi!.. İsviçre Parlamentosu da bu alçaklığa alan açtı!..

O halde şu gerçeğin altını kalın çizgilerle çizebiliriz: O kadar önemli tarihî bir süreçten geçiyoruz ki, yalnızca Türkiye’nin değil, bütün İslâm ümmetinin son iki yüz yıllık İstiklal Mücadelesi’ndeki makus talihine dur deyip diyemeyeceği, 16 Nisan’daki referandumda belirlenecek!..

Anadolu ve Ortadoğu halkları ile topyekun İslâm dünyasının kaderini belirlemek, seçmenler olarak tamamen bizim elimizde!..

Gün, siyaset günü değil…

Tıpkı Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi var olma-yok olma; varlık-yokluk günüdür…

Bu aşamadan sonra hiçbir siyasi partinin, etnik kimliğin, mezhebin, meşrebin, aidiyetin… önemi yok…

Geçmişten gelen bagajımızı bir kenara bırakmalıyız…

Kenetlenip bir ve beraber olmalıyız…

Büyük resmi görmezlikten gelip, sırf bazı lokal yanlış uygulamaları nedeniyle Ak Parti’ye “ders” vermek adına “HAYIR” demek, yalnızca zulüm ve kâbus dolu günlere dönmek anlamına gelir!..

16 Nisan Referandumu’nda “HAYIR” demek, sadece kendi ayağımıza kurşun sıkmak anlamına gelir!..

Müslüman, bu denli çıplak hakikati göremeyecek kadar firaset siz ve basiretsiz olamaz!..

Postmodern Haçlı İttifakı, 16 Nisan’da, Ak Parti üzerinden Recep Tayyip Erdoğan’a kaybettirme hedefine kilitlenmiş durumda…

Esas amaç, HAYIR oylarını çoğaltmak suretiyle kişiliği, dik duruşu ve karizmasıyla ümmetin birlik ve beraberliğini sağlama, Müslüman halkları bir arada tutma gücüne sahip tek lider Recep Tayyip Erdoğan’ı tamamen bitirmek...

Asıl hedef, Ak Parti’nin 15 yılda mazlum ve mağdur halklar lehine sağladığı bütün kazanımları tümüyle yok etmeye yöneliktir…

Böylece aslında ümmetin geleceğini ipotek altına almak istiyorlar…

Geleceğimizi Postmodern Haçlı İttifakının, Üst Aklın,uluslararası emperyalist güçlerin, sinsî kâbusun…kısacası bütün şer odaklarının elinden kurtarmanın yolu, 16 Nisan’da sandığa gidip,ümmetin selâmeti adına Euzu-Besmele ile EVET oyu vermektir!..

mehmetkubat@gmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Yasemin DEMİR @ÇOK İYİ BİR BETİMLEME

14 Nisan 2017 16:48

Hocam yazdığını bu son yazı, son 15 yılın çok iyi bir özeti olmuş. Kaleminize kuvvet versin. Ben de bütünüyle size katılıyorum: Geleceğimizi bütün kötülük odaklarının elinden kurtarmanın tek yolu, 16 Nisan’da sandığa gidip, "EVET" demektir!..

Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 78
Bu Ay : 14527
Toplam : 79350

Son Eklenen Firmalar

Malatya Metro Market

FİRMA DETAYI

Malatya Yorgan Yıkama ve Köpüme

FİRMA DETAYI

Simge Teknik Servis

FİRMA DETAYI

Kardeşler Sakatat Asis Et Gıda

FİRMA DETAYI

Ağabey Deri

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom